Zafer yakındır

Zafer yakındır


Zafer yakındır

 

 

Haşr Suresi 2. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur: “Kitap ehlinden inkâr edenleri ilk defa sürgün için diyarlarından çıkaran O’dur. Siz onları diyarlarından çıkacağını zannetmediniz. Ve onlar da kalelerinin Allah’tan (gelecek bir şeye) mani olacağını sandılar. Oysa Allah onlara hesap etmedikleri bir taraftan geldi ve onların kalplerine korku verdi. Evlerini kendi elleriyle ve müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey basiret sahipleri artık ibret alın.”

Ayette Medine’ye yakın bir yerde oturan ve Resulullahla yaptıkları anlaşmayı bozarak fesad çıkaran Nadiroğullarının kibir ve büyüklenmeci tavırlarına vurgu yapılıyor. Hatırlayacağınız üzere Resullah hicretten sonra Nadiroğulları Yahudileri ile bir tarafsızlık anlaşması yapmış ve bir saldırıya maruz kaldıklarında tarafların birbirlerine destek vereceklerine dair söz almıştı. Nadiroğlulları Yahudileri Uhud’da savaş Müslümanların aleyhine sonuçlanınca anlaşmayı bozmaya ve Mekkeli müşriklerle işbirliği yaparak Müslümanlar aleyhine çalışmaya başladılar. Hatta Medineli münafıklar ve Mekkeli müşriklerle bir araya gelip Müslümanlar aleyhine anlaşmalar yaptılar. Bu anlaşmadan  haberdar olan Resulullah onları kuşatma altına aldı ve  bozgunculuk çıkaran bu kabile bulundukları yerden uzaklaştırıldı. Oysa onlar yaşadıkları çağa göre gelişmiş silahlara, şaşalı evlere kayda değer altın ve paraya sahiptiler. Muhkem kalelerine yaslanmış evleri ve gösterişli bir yaşamları vardı. Üstelik Medineli münafıklar ve Mekkeli müşrikler kendilerine destek vereceklerini vaat etmişlerdi. Fakat Rabbim onların kalplerine öyle bir korku saldı ki,  bir anda bütün teçhizatları geçerliliğini kaybetti. Kibir ve büyüklenmeci tavırları ile öne çıkan kabile silahları dışındaki eşyalarını yanlarına alıp bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldılar.

 

Rabbimiz ayetinde maddi güç üzerinden hükümranlık sürmeye çalışan ve yeryüzünde fesat çıkaran bir topluluğun içine düştükleri durumu açıklıyor ve bu tavırları sergileyenlerin ibret alıp hallerini düzeltmelerini istiyor. Zira kendilerini yeryüzünün hükümdarı olarak gören,  fesat ve kargaşaya sebebiyet veren nice topluluklar tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gitmişlerdir. Cehennem ehline dâhil olabilmek için var güçleri ile çalışan bu zihniyetler kazandıklarını zannediyorlar oysa kendi elleriyle kendi kuyularını kazmaktalar.

Günümüzde kendilerini yeryüzünün efendisi olarak gören ve her taşın, her toprağın her sesin her olayın altından çıkarak gözdağı vermeye çalışan ABD ve işbirlikçisi Siyonist odaklar masum insanların değerlerini ve kaynaklarını sömürerek elde ettikleri maddi gücü kazanç olarak görüp zulmü yaymaya çalışıyorlar. Fakat biz inanıyoruz ki, bu zümrelerin ektikleri fitne tohumları gün olup kendilerini boğacak ve onlar tıpkı Nadiroğulları gibi tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gidecekler. Zira zulme yaslanan hiçbir topluluk varlığını uzun soluklu sürdürememiştir. Üstelik bu toplumlar tarihten silindikleri halde asırlarca lanetlenmiş ve yeryüzünde bıraktıkları kara leke ile anılmaya devam etmişlerdir.

Bugün Ortadoğu’da, Asya’da, Uzakdoğu ve Afrika’da masum halkları katleden ve onların kaynaklarını sömürerek varlık göstermeye çalışan çatma medeniyetlerin çöküşü yakındır. Ve bu zafer Allah’ın rızasına uygun yaşayan ve hayatın merkezine adaleti koyan müminlerin eliyle gerçekleşecektir. Bu bir gerçek!

 

milli gazete

Google+ WhatsApp