Z kuşağının çıkmazları

Z kuşağının çıkmazları


İngiltere’de yaşayan 3 yaşındaki Jack Neal, anne babanın şifresini açık bıraktığı internete girerek 9 bin sterlin değerinde bir otomobil satın aldı. İddialara göre Jack annesine bir araba satın aldığını ifade edince anne mesajlara baktı ve çocuğun Nissan Figaro marka bir aracı internet üzerinden satın aldığını gördü. Üç yaşında bir çocuk ve internet üzerinden satın alınan bir otomobil ne ilginç değil mi? Jack, Z kuşağının tipik bir temsilcisi. Oyunların engin dünyasına açılıp erişkinleri taklit edeceği yerde teknolojinin kıskacına takılmış ve buradaki cafcaflı hayatların bir parçası haline gelmiş.

Jack’ın bu davranışı Z kuşağı hakkındaki endişelerimi daha da artırdı. Öyle ya üç yaşında bir çocuk ebeveyninin açık bıraktığı interneti kullanarak bir otomobil satın alabilmişse, dürtü kontrolü olmayan ve iyi kötü kavramları henüz yerleşmeyen birçok çocuk aynı yöntemi kullanarak büyük fecaatlere imza atabilir. Ne bileyim şiddet yanlısı örgütlere üye olabilir, kendisini ve ailesini tehlikeye atacak eylemlere yönelebilir. Bilmiyorum kaygılanmakta haksız mıyım…

Bilirsiniz, anne babaların şikayetleri hiç bitmez. Söze başlar başlamaz çocukların saygısızlığından, sorumsuzluğundan ve vurdumduymazlığından, israfa dönük hayat tarzlarından ve sosyal medya ile meşgul olmalarından, yeterince ders çalışmamalarından şikayet etmeye başlarlar. Ebeveynler şunu kabul etmelidirler ki;  bu çocuklar bu çağın kirlerine şahit olmuş mağdurlar. Onlar bizim yaşadığımız zamanın öyküleri ile tanışmadılar, aksine teknolojinin kucağına doğdular ve hayatı burada tanıdılar.

Anne balar söze hep bizim zamanımızda diye başlayıp, çocuklara uzaydan gelmiş varlıklarmış gibi bakar ve onlara karşı son derece acımasız davranırlar. Olaylara kendi pencerelerinden bakar ve onları hiçbir şekilde dinlemek ve anlamak istemezler. Neden? Çünkü anlamak zahmetli bir iştir, bedel ister, sabır ister, anlayış ister, şefkat ister. Anlamak zahmetli iştir, o yüzden anne babalar işin kolayına kaçar ve çocukları eleştirmeye başlarlar.

Kabul etmeliyiz ki, bugünün çocukları yaşadıkları çağın renklerini taşıyor ve ağır bedeller ödüyorlar. Kendilerine adeta mutant varlıklar olarak bakan erişkinlerle sürekli çatışıyor ve duygularını bir türlü ifade edemiyorlar. O nedenle genç bireylerden önce ebeveynlerin sorunları ele alınmalı ve onlara şu üç şeyden uzak durmaları tavsiye edilmelidir: 1_Çocuklarınızla konuşurken, söze ben senin yaşındayken şöyle yapardım gibi ifadeler kullanmayın.

2_ Çocuklarınızın olumsuz yanlarına odaklandığınız kadar olumlu yanlarına da odaklanın ve onları takdir etmekten kaçınmayın.

3_Çocuklarınızın hatalarını yüzlerine vurmayın, bunun yerine sorular sorarak çocuğun hatayı görmesine yardımcı olun ve yanındayım duygusu verin.

ÇOCUĞUNUZU TANIYOR MUSUNUZ?

Bugünün çocukları teknoloji ile iç içe yaşadıklarından beşeri ilişkilerde nasıl davranmaları gerektiğini kestiremeyebiliyorlar. Bu durum iletişim kopukluğuna ve yalnızlaşmaya sebebiyet veriyor.

Bugünün çocukları bağımsızlığa önem veriyor, sınırları olabildiğince zorluyor ve istişareden hoşlanmıyorlar.

Bugünün çocukları sabırsız, inatçı ve rekabet eksenli yaşıyorlar.

Söz yerine sembollerle, kısaltmalarla anlaşıyor, arkadaş ve aile ilişkilerine değil sanal dünyaya sosyal medyaya önem veriyorlar.

Bugünün çocukları rekabetin ağırlıkta olduğu bir çağda yaşıyor ve iş bulma, para kazanma, ayaklarının üzerinde durabilme endişesi taşıyorlar.

Bugünün çocukları otoriteyi sevmiyor, tatminsizler, emek gerektiren işlerden kaçınıyor, teknolojiyi iyi kullanıyorlar.

Bugünün çocukları ahlaki ve manevi değerlere karşı mesafeliler, manaya değil maddeye önem veriyor ve ölüm duygusundan kaçıyorlar. Anne babalar çocukları bu değerlerle tanıştırabilmek için işi ciddiye almalı ve eğitime erken yaşlarda başlamalıdırlar. Genç bireylere doğru rol modeller sunmalı ve kendi yaşantıları ile onlara yön göstermelidirler. Anne babalar onlarla iletişim kurarken kendi yaşadıkları döneme ait yöntemlerle değil bugünün şartlarına uygun bir dil ile yaklaşmalıdırlar.

Google+ WhatsApp