Yüreklerde engel olmasın...

Yüreklerde engel olmasın...


Yüreklerde engel olmasın...

 

Hak yolunda,

Düşsen çamurlara,

Ellerinde kir pas olsa da

Yüreğinde Sevda oldukça.

Yükün ağır gelmez Sırtına.

 

Yine yollardayım.

Engelleri aşmaya yeminliyim.

Gözlerdeki yaşı silip

Titreyen elleri öpmeliyim.

Sol yanın sesini,

Sol yanıma dinletmeliyim.

 

3 Aralık Dünya Engelliler gecesinde bir söz verdik.

Engelleri elimizden geldiğince, kaldıramazsakta,

bir nebze olsun, Rahatlatacaktık.

Her güne bir anlam yüklenmiş.

Her günün bilmem ne günü diye ilan edilmiş.

3 Aralık’ta Engelliler günü olmuş.

O zaman bir gün olmama şartını kabul ederek,

O günde bir etkinlik yapmaya karar verdik.

El Ele Konfederasyonu olarak.

3 Aralık Dünya Engelliler gecesi düzenledik.

Bu gece de engelli kardeşlerimizi eğlendirelim ve aileler,evlatlarının

yüzlerindeki mutluluğa bakıp

Biran dahi olsa mutlu olsunlar istedik.

Çok şükür başardık.

Berlin Başkanı olarak görev almıştım.

Başkan deyince öyle makam anlamayın))

Daha çok çalışmaktı.

Daha çok yorulmak...

Geceleri düşünüp

Gündüzleri koşturmaktı.

Hatta beklenmeyen ani bir ameliyat olmuştum.

Narkozdan uyanınca,

Aklıma ilk gelen gecemiz için daha neler yapabilmek olmuştu.

 

Tabiki tek başıma değildim.

Benim kanatsız meleklerim vardı.

Onlar ile yüreklere uçucaktık.

Mutluluk kolay elde edilmez ki,

Bizlerde çok çalıştık.

Ve başardık.

 

Gecemiz çok güzel ve verimli bitmişti.

Yüzlerde mutluluk tebessümü

Yüreklerde birliğin beraberliğin sevgisi vardı.

Gecemizde toplanan bağışlar ile de Türkiye’de ki engelli kardeşlerimize evlatlarımıza akülü, manuel sandalyeler alıp dağıtacaktık.

 

Evet, tırımız Almanya’nın nürnberg şehrinde yüklendi.

Manuel, akülü, banyo Sandalyeleri

Sokak motorları

Yürüme arabaları...

 

İşin belki de en güzel kısmına gelmiştik.

Lakin zorluğu da, bir o kadar fazla idi.

 

Bir şehrimizden dağıtım yapma kararı aldık.

Diğer şehirlerimizi davet edip,

O şehrimizde yapılacak bir program ile

Mutluluğu yani sandalyeleri dağıtacaktık.

 

Daha öncede bizlere farklı yardım programlarında ilçelerinde misafir eden

Değerli Ardeşen Belediye Başkanı Hakan Gültekin bey ile kısa bir konuşma yaptık.

“Seve seve buyrun gelin.

Misafirimiz olun.

Hangi şehirden sandalyeleri almak isteyen derneklerimiz yada

Kardeşlerimiz olacak ise

Misafirlerimiz olsunlar.” diyerek, yine bizlere kucak açan,

başkanımıza sonsuz teşekkürlerimizi

Sunarken, mutluluktan uçmaya başlamıştık.

 

Elazığ

Kayseri

Adıyaman

Ankara

Antalya

Rize

Olmak üzere,

28 Şubat -03 Mart arası

Rize’nin Ardeşen ilçesine davetlerimizi yaptık.

1 Mart Cumartesi günü

Ardeşen belediyesi ve El Ele Konfederasyonunun ortaklaşa olarak düzenlediğimiz program ile dağıtımlarımızı gerçekleştirdik.

 

Dernek adına

Ben Berlin Başkanı

Ve belediye başkanımız

Kısa teşekkür konuşları yaptık.

Ardından dağıtıma geçtik.

 

Yanıma bir baba yaklaştı; ”sizden bir ricam olacaktı. Benim oğlum kırmızı rengini çok sever de, bu sokak motorun kırmızı renkli

Olanını verebilirmisiniz?” dedi

Babanın yüzüne baktım.

Alacağı arabanın rengiyle oğlunu daha mutlu etmenin heyecanı sarmıştı.

“Elbette, oğlunuz burada mı?” dedim

Evlerinin yakın olduğunu hemen alıp getireceğini söyledi.

 

Bir yardım sever kardeşimizin özellikle istegi olmuştu.

Yaptığı yardımın bir çocuk yada genç olmasını istemişti.

Bizde seve seve demiştik.

 

Baba ile oğlu gelmişlerdi.

Baba, oğlunu kırmızı arabaya oturtmuş ve oğlunun mutlulukla gülümseyen yüzüne hayran hayran bakıyordu.

Annenin ise gözlerinde yaşlar çoktan oluşmuştu ve akıyordu.

Yanına yaklaştım; ”yakışıklı adın ne?” dedim

Adının Semih olduğunu söyleyince çok şaşırdım.

Neden mi?

Özellikle bir gence araba alınsın diye bağış yapan gönül dostu kardeşimizin adı da Semih di.

Ne tevafuktu Kİ

Semih, Semih’i isim adaşını kırmızı bir araba ile mutlu etmişti.

 

Dağıtım bitmişti.

Üzerimizden sanki tonlarca ağırlık kalmış.

Nefes almaya başlamıştık.

Verdiğimiz sözleri tutmanın haklı huzuruydu bu.

Yüreklerin engelini kaldırmıştık.

Bedenlerin engelini kaldırmaya güçlerimiz yetmiyordu.

Sadece engellerini azaltıp, daha rahat yaşanmaları için elimizden ne gelirse yapmayı görev edinmemin mutluluğunu yüreklerimize ezberletmiştik.

 

Yüreklerdeki engelleri aşmalıyız

Din

Dil

Irk

İhtiras

İhanet

Makam

Mevki...  gibi engel gördüğümüz

Bu kelimeleri yüreklerimizden çıkarmalıyız.

 

Sevgi ile aşılmayan engel yoktur.

Sevmekten asla vazgeçmeyelim.

 

Yaratılanı sevmek

Yaratanı sevmektir.

Hakka ibadet

Kullarına hizmet etmektir.

 

Engelsiz yaşamlara...

Tülay

Google+ WhatsApp