Yol Direnci

Yol Direnci


Hayatın türlü zorlukları var. İnsan bir yola çıkarken yol hazırlığı yapar. Yeterince ve taşıyabileceği kadar azık, giysi ve zihni hazırlık içinde olur. Yol ve yolculuk sadece yürünen değil, hayatın bütünü içinde olma hâlidir.

 

Yol hazırlığını oluşturan ve hazırlığı gerektiren çalışma azmi, birikimi ve zihnî çaba.

 

İnsan sıradan bir varlık değil. Akıl, bilinç ve seçme iradesi olan bir varlık. Düşünen ve düşündüklerini uygulayan bir varlık.

 

Yaşanırken ve yola çıkarken insan nelerle karşılaşacağını bilemez ve kestiremez. Yol ve hayat bir süreçtir. İnsan birikimi olunca yol sürecinde ne yapacağını iyi kötü bilir, ona göre tedbir alır.

 

Hayat hiçbir zaman beklendiği gibi olmuyor. Hayat inişli çıkışlı. Beklenmedik yer ve zamanda beklenmedik şeyler ile yüzleşilebilir. Takdir olan nedir, nasıl olacak bu, yol veya hayat sürecinde karşılaşılır ve yaşanır.

 

Yol istikameti, bilinci insanı daha güvenilir kılar. Kararlılık ve yürüme ya da yaşama azmi. İyi ve güzel olan bir yolculuk insana güç kazandırır. Güçlendikçe kendine olan güveni artar.

 

İnsanların hayat bilinci, yolculukları, amaçları bir ilke üzerine olunca bu bir davaya dönüşür. Dava, ideal olana varma düşüncesi. İnancı olan davasının yol ve yolcuğunu olanca zorluklara karşın azimle sürdürür. Sağına soluna bakmadan, zihnini başka şeylerle meşgul etmeden, yol bilinci ve yönünü bozmadan sürdürmesi. Bunu yaparken odaklandığı tek şey bilinçle yolculuğunu sonuna kadar olan azmini yitirmemesi, gevşetmemesi gerekir. Yolculuğun zorluklarını önceden bilerek hazırlık içinde olması.

 

Yolculuk başladığı andan itibaren geriye kalan, akan bir şeyler olur. Yolculuk eğer bilinçle yürünüyorsa endişe içinde dönüp geriye bakmasını gerektirecek bir şey olmaz, gerek de kalmaz. Dönüp geriye bakma oyalanmadır.

 

Yol ve hayat bir aşk hâlidir. Dava bilinci de aşktır. Aşkı olmayanın yol sevdası düşünülemez. Bunu salt kendi beni içi değil, yükümlendiği bir davanın sorumluluğunu bilinçle taşıması. O zaman kişinin kendi durumu ve kişiliği yol yürüyüşünde belli olur.

 

Dava nedir? Her insanın kendine göre belirlediği bir inanç mı, bir düşünüş mü?

 

Bir Müslüman için dava, imanın ve inanışının gerekleridir. Hak olanın temsili ve yaşanmışlığıdır. Bir Müslüman’ın haramı geçerli kılması, umursamaması düşünülemez. Yanlış ve haram üzerine olan bir yolculuğa çıkamaz.

 

Çıktığı yolculukta ideal olana ulaşma, yol üzerinde bulunan engebeleri ortadan kaldırma ve zorlukları aşma çabasıdır. Bazen istenene ulaşılamayabilir. Bazen, yol ve yolculuk aksayabilir. Engeller duraksatabilir. Bunlar hayatın ve yolun üzerinde olabilen durumlar. Kimi zaman da yol sapmaları, zihin karışıklıkları yolculuğu aksatabilir. Bunlara hazırlıklı olmak hem bilinç hem de sabır gerektirir.

 

Yol, hayat ve dava aşkı insanı geleceğe götürür, yolda bırakmaz. Olanca zorlukları aşarak. Yeter ki bilincini, inancını ve aşkını yitirmesin.

 

İnsan için hayatın hem zorlukları hem de kolaylıkları var. Kazancı ve inancı onu güçlü kıldıkça gücü artar. Hayat anlam kazanır, yaptıklarından tat alır, huzurlu olur.

 

Günümüzde zihni karmaşa insanı belli bir yola odaklamaya engel. Çıkar duygusu ağır basınca yolun tuzaklarına düşer, inişler ve çıkışlardan zorluklardan kaçar. Kolay olanı ve amaca varmanın peşine düşer. Kazanır da fakat bu, onu bir yere kadar taşır.

 

Hayat ve yol bu dünyadan ibaret değil. İnsan bu dünyayı terk edip diğer hayata geçse bile yapıp ettiklerinin sonuçları bu dünyada karşılık vermeye devam eder. Asıl hayatında yapacaklarının karşılığını fazlasıyla alır.

 

Zor, çileli olanı tercih etmek insanı başkalaştırır, başkalarından farklı kılar. Kişinin yol düşünüşü ve üslubu onun kişiliği olur. Zor ve çileyle yoğrulu olanın aşkı bir başkadır.

Google+ WhatsApp