Yine bir seçim yeni bir seçim!

Yine bir seçim yeni bir seçim!


Yine bir seçim yeni bir seçim!

 

 

Hukuktan anlamam, ama evimde iki hukukçu var. Onlarla konuştum. Başka uzmanlara da sordum. 

Bu işten anlayanlar, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerini iptal etmesinin “yasal zaruret” olduğunu söylediler.

Seçime “fitne” bulaştırılmış olmasa bile bunu yapmaya mecburmuş: Zira kanuna göre kamu görevlisi olmayanlar  “sandık başkanı” olarak belirlenemezler.  

Âmir hükme rağmen belirlenmiş ve bu konuda ilçe seçim kurullarına yanlış bilgi verilmiş…

Düpedüz “yalan” söylenmiş yani! Bir şeyler saklanmış.

“Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile referandum da aynı şekilde yapılmıştı” (Ekrem İmamoğlu’nun beyanı) türünden savunmalar, “kanun ihlâli devam etsin”anlamına geldiğinden, geçerliliği yoktur: “Suimisal emsal olamaz”!

O zaman fark edilmedi, şimdi fark edildi. Devamlı göz mü yumulacak?

Bu durumda Yüksek Seçim Kurulu kanunlardan aldığı yetkiyi kullandı. Kanunlardan aldığı yetkiyi kullandığı için YSK’yı eleştirmenin bir anlamı yok. Açık hükme rağmen kanunu mu çiğneyecekti? O zaman YSK suçlu konuma düşerdi.

Artık YSK’yı eleştirmek de bir sonuç vermez. Sadece ortamı gerginleştirir.

Kaldı ki, YSK büyük baskı altında bu kararı verdi. Bu yüzden de kılı kırk yarmak zorunda kaldı.

Sadece İstanbulluların değil, 82 milyon vatandaşın da değil, dış basında yapılan yorumlara bakılırsa, tüm dünyanın gözleri YSK’nın üzerindeydi…

Muhalefet sözcüleri tarafından defalarca ve aleni olarak da tehdit edilmişlerdi.

“Kızılay’da sokağa çıkamazsınız, yüzünüze tükürürler” demek ne demek?

Her işinize gelmeyen kararı böyle yorumlarsanız, bir bölümü Kızılay’da, diğer bölümü Ulus’ta hâkimlerin yüzüne tükürürse, hukuk nasıl işleyecek?

“Benim dediğimi yaparsan ‘iyi hukukçu’, yapmazsan ‘tükürülecek adam’”! Bu kadar ifrat yaklaşımlar kimseye bir şey kazandırmaz.

Başka bir ciheti daha var…

İstanbul seçmeni İmamoğlu’nu “halim-selim siyasetçi” olarak benimsemişti. Aldığı oylarda bunun payı var. Ama tartışmalı biçimde de olsa koltuğa oturur oturmaz, hızlı bir değişime uğradı. Birden sertleşti. 

Öte yandan; yıllardan beri yapılan ve ramazanın ruhuna da çok yakışan “Kitap Fuarı”nı iptal etti. Dini bir ayda, ağırlıklı olarak dini yayınların satıldığı kitap fuarının iptal edilmesi öncelikle ramazanın ruhuna, sonra da insanlara ağır geldi. O zamana kadar lehine konuşanların aleyhine geçtikleri görüldü. “Bunlar böyledir” dedirtti. Umut vaat eden genç bir politikacının, eline geçen ilk fırsatta zamanın ruhuna aykırı kararlar alması, toplumu soğutur. Kendisine yazık etti.

Neyse, kesin olan şu ki, seçim 23 Haziran’da yenilenecek…

Bundan korkmaya gerek yok. Siyasi partiler ilk kez seçime girmiyor. Seçim, demokrasinin tezahürü açısından önemli bir kavşaktır. 

Başta CHP olmak üzere, “Millet İttifakına mensup partilerin bu kadar tedirgin olmaları sadece “acaba”ların dozunu arttırır. İptal kararını daha da haklı boyutlara taşır.

İmamoğlu hakkıyla kazanmışsa tekrar kazanır, gönlümüz de mutmain olur. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp