Yıldırım dönemi: Bizans’ta ilk Türk mahallesi

Yıldırım dönemi: Bizans’ta ilk Türk mahallesi


Yıldırım Bayezid’in, Bizans İmparatoru İkinci Manuel Paleologos’a kabul ettirdiğiantlaşmaya göre;

İstanbul’da bir Türk Mahallesi yapılacak; 

Bunun için imparator tarafından yedi yüz ev tahsis edilecek;

Bir şer’iye mahkemesi kurulacak ama mahkeme kadısı Osmanlı padişahı tarafından atanacak;

Bir cami inşa olunacak ve camiin her türlü masrafı İmparator tarafından karşılanacak;

Sur dışında Galata’dan Kâğıthane’ye kadar uzanan geniş arazi şeridi ve mahsulü Osmanlılara bırakılacak;

Bu alanda bir Osmanlı garnizonu inşa edilecek;

Öteden beri Bizans’ın Osmanlılara ödediği yıllık haraç miktarı da arttırılacaktır.

Böyle bir hükmü imzalatabilen kudret, şayet Balkanlar’dan ciddi endişeler duymasaydı, teknik imkânsızlıklara ve dezavantajlara rağmen, belki İstanbul’u da fethedebilirdi. Kuşkusuz bu ümit içinde İstanbul’u tam dört kez kuşatır (1395-1396 ve 1400)...

Ama her seferinde, çoğu Bizans imparatorlarının dessaslığı yüzünden başına açılan gaileleri def etmek için muhasarayı gevşetmek durumunda kalır. Sonuncu muhasarayı ise, Timur Han’la karşılaşmak zorunda kaldığından kaldırır (1402), maalesef bir daha geri dönemez.

Babasının yarım bıraktığı işi Musa Çelebi tamamlamak ister. Kardeşleriyle mücadeleden arta kalan bir solukluk zamanı, Konstantiniye’nin  fetih müjdesini veren Hadis-i Şerif’in ihyasına adayıp 1412’de İstanbul’u muhasara altına alır: Ne çare ki o da meşhur “Bizans Oyunu”na toslayıp yüzgeri edecektir.

Fetretten sonra devlet Çelebi Mehmed’indir. Ezeli sevdaya o da babası ve dedeleri gibi gönül vermiş olmakla birlikte, fırsat bulamaz. Timur Han kasırgasıyla sarsılan Osmanlı çınarını yeniden yeşertmek, Timur’un kılıcının gölgesinde hortlayan Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti’ne ilhak ile Anadolu birliğini sağlamakla öylesine meşguldür ki, Bizans’a bir türlü sıra gelmez. 

Bizans İmparatoru da bu uğurda elinden geleni yapar. Zaten başı dertte bulunan Padişahın dertli başına durmadan yeni dertler açar. Şehzade Mustafa’ya asker verip isyan ettirir. Niyeti Çelebi Sultan’a nefes aldırmamak, İstanbul fethini düşünme fırsatı vermemektedir. Artık Bizans’ın gücünün iyice eridiğini İmparator da bilmekte, desiseler ve oyunlarla çürük elmayı dalında unutmaya çalışmaktadır.

Bizans artık uzatmaları oynuyor!..

Çelebi Sultan Anadolu birliğini yeniden sağlamak, Anadolu’daki bazı Müslüman unsurları Balkanlar’a yerleştirerek fetih sırasında büyük tehlike teşkil edecek Balkanlar’ı emniyete almak suretiyle fetih zincirinde kendisine düşen örgüyü hakkıyla tamamlamış, âdeta yeniden kurup teşkilâtlandırdığı devletini şanlı oğlu Sultan II. Murad’a ısmarlayarak ebedî hayata intikal etmiştir. 

Fetih zincirinin yeni halkası, Fatih’in şanlı babası Sultan II. Murad’dır.

Perşembe konuşalım…

Google+ WhatsApp