“Yerli Kültür”, “Millî Sanat”

“Yerli Kültür”, “Millî Sanat”


“Yerli Kültür”, “Millî Sanat”

 

 

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Odunpazarı Modern Sanat Müzesi’nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada dedi ki:

“Ülkelerin ve toplumların gücü neyle ölçülür diye sorulursa, burada benim altını çizerek ortaya koyacağım tespit şudur; kültür ve sanatı ilk sıralara yerleştirmekte asla tereddüt etmem. Bugün küresel güç olarak gördüğümüz ülkelere baktığımızda, onları günlük hayatımızın her alanında asıl karşımıza çıkartanın kültür ve sanat ürünleri olduğunu görürüz…”

Baştan sona doğru bir tespit…

Toplumların “olmazsa olmaz”larının başında “kültür” ve “sanat” gelir. Bunların pek tabii “milli” olması şart: Taklit sanat ve taklit kültür toplumları ifsad eder!

Maalesef biz böyle bir fırtınaya maruz kaldık. Sanat ve kültür başta olmak üzere tüm alanları “taklitçilik” kapladı. “Bizden” olan her şey aşağılandı, küçümsendi, dışlandı, alaya alındı. 

Nihayet devir değişti (umarım). “Yeni Türkiye” arayışına çıktık. Artık her şeyi “yerli” ve “millî” çizgide yeniden inşa etme mecburiyeti ile karşı karşıyayız.

Bu bir seferberlik! Bu seferberlikte doğru düzgün din adamlarımıza, müzik adamlarımıza, tarihçilerimize, sanatçılarımıza, şairlerimize, vakıflarımıza, STK’larımıza çok iş düşüyor. Herkes sorumluluk almalı, üzerine düşeni yapmalıdır.

Bazı şer odakların engelleme çabalarına, kimi sağlık sorunlarıma rağmen, bendeniz, karınca kararınca üzerime düşeni yapmaya çalışıyor, halkımızı tarihi gerçeklerle buluşturmak için yıllar önce başlattığım “Yürek Seferi”ne aralıksız devam ediyorum.

Bu kapsamda son günlerde Bilecik’te “Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu ve Şeyh Edebali” Hazretlerini, Alanya’da “Kudüs”ü, Denizli’de “Sultan II. Abdülhamid”i, İnegöl’de “Osmanlı’nın son yılları ve Sultan II. Abdülhamid Han”ı, Bozüyük’te “İstiklâl ve İstikbal”ı, Ankara’da “Sultan II. Abdülhamid”i, Karaman’da keza “Yüzüncü Vefat Yıldönümünde Sultan II. Abdülhamid’i anlattım. Önümüzdeki günlerde diğer iller ve ilçeler gelecek…

Salonlar hıncahınç, gençler ayakta, kitap imza seansları izdiham… 

Çok şükür ki, bu ülkenin “dertli” insanları var: Bazı “ilgisiz” ilgililer “kültür programı” maskesi altında ıvır-zıvırla uğraşırken, dertli bakanlar, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, milli eğitim müdürleri, kültür müdürleri gerçek anlamda “kültür hizmeti” vermeye çalışıyor.

Üstüne vazife olmadığı halde kütüphanelere ve okullara doğru-düzgün kitap dağıtanlar, kitap fuarı açanlar, Allah’ın “Oku” emri çerçevesinde okuma programları organize edenler, şiir-hikâye yarışması yapanlar, Peygamberimizin “Beşikten mezara kadar ilim” tavsiyesi ışığında sohbet-muhabbet programlarıyla okuru yazarla buluşturanlar var…

Hepsini tebrik ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Türkiye bu “dertli” insanlar sayesinde kültür-sanat alanında da büyüyüp gelişerek yoluna devam edecek.

Tabii bu arada bu tür hayırlı hizmletleri engellemek için ellerinden geleni yapanlar da çıkıyor. İftira ve isnatlarla ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar…

İçleri de işleri de bu: Hiçbir zaman hiçbir hizmet yapmadılar. Ömürleri hizmet yapanları engellemekle geçti. 

Bu türleri çok iyi anlatan bir deyimimiz var. Ben sonunu söyleyeyim, siz başını bulun: “…Kervan yürür” derler. 

Kervan yürüyor! 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp