Yerel seçimleri en çok ne etkiler?

Yerel seçimleri en çok ne etkiler?


Yerel seçimleri en çok ne etkiler?

 

 

AK Parti belediye başkan adayları için başvuruları başlattığı söyleniyor. Henüz resmi bir açıklama yok ama yerel seçim heyecanını erkene çekti bu haber. Büyükşehir, il ve ilçe belediye başkan adayları için zorlu bir yarış başladı demektir.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Bazı şehirlerde başkan adayları için zor olan, AK Parti içinde aday adayları arasından sıyrılabilmek. Diğer partilerle girdikleri asıl seçim daha kolay onlar için.

Tabii zorlu şehirler de var. Orada hem aday olabilmek, hem de diğer partiler arasından sıyrılıp başkan koltuğuna oturmak zor.

BELEDİYE BAŞKANLIĞININ KIYMETİ NEDEN ARTTI?

Yeni Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiği günden beri, milletvekilliği algısında bir erozyon oldu. İnsanlar nedense bakan olamayacak vekillik makamını önemsiz görmeye başladılar. Oysa ciddi bir kanun çıkarma krizinden bunun ne kadar önemli olduğunu görecek herkes. Yine de ilk seçim olduğu için bu algı yerleşti.

Buna mukabil belediye başkanlığının kıymeti arttı. Siyasetçiler, bağımsız karar alma mekanizmalarına sahip, kendi bütçesi olan ve merkezi hükümetle az ilişkisi olan belediye başkanlığını daha önemli, kuvvetli ve fonksiyonel görüyorlar. Bu yüzdendir ki, bu seçimde belediye başkanlığına ilgi yoğun olacak. Ayrıca daha nitelikli ve yüksek kalibrede adayların başvuracağını tahmin ediyorum.

Biliyorsunuz son seçimde milletvekili aday profillerinin nitelik olarak çok düşük olması herkesin dikkatini çekmişti. Gerçi başvuru sayısındaki artıştan övünenler olsa da, nitelik kaybı genel merkezin dikkatini çekmişti.

Özel sektörden, iş dünyasından ve bürokrasiden milletvekilliğine yeterli ilginin olmaması, yerel seçimlerde benzeri bir durumun yaşanacağını göstermez. Tersi bir durum olacağı kanaatindeyim. Yani nitelikli, kalibresi yüksek, başarılı insanlar belediye başkanlığına ilgi gösterecektir.

Sorun bu insanların aday adayları arasından seçilip, yarışa girmesinde.

AK PARTİ BELEDİYECİLİKTE SORUNLAR YAŞIYOR MU?

AK Parti, Türkiye’nin en başarılı ve en eski belediyecilik tecrübesine sahip partisidir. 1994 yılından beri İstanbul, Ankara gibi birçok büyükşehir başkanlıklarını kaptırmıyor. Nereden baksanız 25 yıllık kuvvetli bir tecrübeye sahip AK Parti belediyeciliği. Zaten iktidarını da belediyecilikteki başarısının üzerine inşa etti.

Ancak ortada bir sorun var. Bir sorun var ki, İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir başta, birçok şehrin belediye başkanlarını istifa ettirdi.

Şehirleşme, yapılaşma, mimari, kültür vb. alanlarda belediyelerde yaşanan aksaklıklara, sorunlara Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat eleştiri getiriyor, müdahale ediyor.

İktidara giden yolun başlangıcı olarak kabul edilen İstanbul için, “İstanbul gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” (21.10.2017)

AK Parti belediyeciliğinin en güçlü olduğu şehir İstanbul’du. Şimdi Erdoğan çocuğu gibi emek verdiği şehrin kıymetini bilmemekten, ona ihanet etmek bahsediyor, cesurca özeleştiri yapıyor.

Sanırım belediyelerin birçoğunda benzer sorunlar var. Bu da AK Parti’nin önümüzdeki Mart’ta yapılacak yerel seçimlere çok iyi hazırlanması gerektiğini söylüyor.

Parlamento seçimlerinde yaşanan % 9’luk oy kaybı, ekonomik kriz ve belediyelerdeki sorunları üst üste koyduğunuzda, AK Parti’nin seçim startını şimdiden vermesinin mantıklı olduğunu anlamış oluruz.

YEREL SEÇİMLE GENEL SEÇİM MATEMATİĞİ ÇOK FARKLIDIR

Tecrübeli hiçbir siyasetçi Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan oylarla, yerel seçim hesabı yapmaz. Hatta parlamento seçimlerinde % 9 düşmüş oylarla bile yerel seçim hesapları, palanları yapılamaz. İkisinin matematiği, psikolojisi ve oy verme refleksleri birbirinden çok farklıdır. Unutulmasın ki, şimdiye kadar yapılan seçimlerin çoğunda, yerel seçimlerde alınan oylar, genel seçimlerde alınan oylardan % 10 daha düşük olmuştur.

Yerel seçimlerin belediye başkanı, hizmet ve parti olmak üzere üç önemli etkeni vardır. Seçmen bu üçünün bileşenine göre oy verir. Diyebiliriz ki partinin siyasi gücü yerel seçimlerde en az etkendir. Buna en iyi örnek, bir dönem AK Parti’nin elinde olmasına rağmen muhalefetin eline geçen ve bir daha, iktidar gücüne ve Erdoğan’a rağmen kazanılamayan belediyelerdir. Manisa, Hatay, Van, Ağrı, Mardin, Kartal, Maltepe vb.

Yerel seçimlerde ülke genelinde yaşanan güvenlik sorunu, dış güçlerin baskısı, Türkiye aleyhine olan dış politik gelişmelerin bir motivasyon aracı olmayacağı kesin. Daha lokal, daha yerel ve daha özel etkenler olacak. Bunların başında da belediye başkanının özelliği geliyor.

Peki hangi kriterlerle başkan adayı belirleniyor ve hangisi ideal olanıdır? Bunu da yarın tartışalım.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp