Yerel seçimlere uzanırken...

Yerel seçimlere uzanırken...


Yerel seçimlere uzanırken...

 

 

Hızla yerel seçimlere doğru yol alıyoruz. Aday adayları belli oldu. Bir sonraki aşamada bunlar arasında bir eleme yapılacak ve yarışın kimler arasında olacağı kesinleşecek.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Elbette yerel seçimler genel seçimlerden farklı bir nitelik taşıyor. Yerel çeşitlilikler çok sayıda ve bir seçim bölgesinden diğerine değişebilen parametreleri içeriyor. Açıktır ki; genel seçimlerdeki oy verme davranışını şekillendiren sâikler, görece daha az şahsî ; daha çok maddî temelde bâzı vasatları düşünmeyi mecbur kılıyor. Buna mukâbil yerel seçimler daha öznel beklentileri devreye sokuyor.

Bununla berâber, yerel seçim başarılarının neticeleri bir sonraki genel seçimlerin veyâ tersinden; genel seçimlerin neticeleri yerel seçimlerin neticelerini bir düzeyde etkileyebiliyor. Husûsen üç büyük şehirdeki tablonun bu etkilenmeyi belirler mâhiyette olduğunu düşünüyorum. Yâni, meselâ evvelki seçimde Adıyaman’da A, Elazığ’da B partisinin seçilmişken, sonraki seçimde bunun tersinin olması, genel tercihleri o derecede etkilemezken; İstanbul, Ankara ve İzmir’de bu tarz bir hadisenin yaşanmasının genel seçimleri derinden etkileyeceği muhakkaktır. Doğrusu, ben bu seçimde, esas olarak bu üç şehrin odakta olduğunu düşünüyorum. Üç büyük şehrimizde alınacak olan neticelerin bir sonraki seçimlerdeki oy verme davranışını büyük ölçüde şekillendireceği kanâtindeyim. Şimdi yegân yegân bakalım..

İzmir’de senelerden beri devâm eden CHP hâkimiyetinin değişme ihtimâlini zayıf görüyorum. CHP adayı seçimi kazanırsa ,bunun, siyâsal kesin mizanda ne CHP’ye kazandıracağı ne de AK Parti’ye kaybettireceği bir şey olur. “Zaten bekleniyordu” denilir ve geçilir. Bununla berâber, olur ya AK Parti İzmir’i alırsa bunun her iki partiye de çok derin etkileri olur. Bu zafer, AK Parti’nin en büyük genel seçim yatırımı hâline gelecektir. Diğer taraftan bu mağlûbiyet ağır bir psikolojik etki doğuracak; CHP’nin ağır bir darbe almış olduğu manâsına gelerek partinin “erime” sürecine eklenen en çarpıcı gelişme olarak değerlendirilecektir.

Ankara’da ise senelerden beri AK Parti’nin üstünlüğü dikkât çekiyor. Ama AK Parti’nin son başarılarının “ucu ucuna” kazanılmış olduğunu da biliyoruz. Bu seçimde de Ankara için bir belirsizlik olduğu, bâzı dengelerin bıçak sırtı dengeler olduğu âşikâr. . Eğer AK Parti kazanırsa, bu tercihin genel seçimlere fazla bir etkisi olmayacaktır. Ama aksi olup, CHP Ankara’yı alırsa bunun en azından mevcût CHP yönetimini bir hayli rahatlatacağını söyleyebiliriz.

Hiç şüphe yok ki, bu üç şehir arasında en baskın olanı İstanbul. O kadar ki, meselâ en kötü ihtimâlle AK Parti İzmir’in yanında Ankara’yı kaybetse de, İstanbul’daki seçimi kazanarak en azından dengeyi kendi lehine korumuş olacaktır. Bu seçimlerde, genel seçimlere tesiri îtibârıyla esas kritik olanın, İstanbul’daki seçim olduğunu düşünüyorum. Eğer CHP adayı kazanırsa, diğer şehirlerde kazanan kim olursa olsun, bu başarı CHP’yi ayakta tutacak ve genel seçimlerdeki en büyük kozu olacaktır.

Hâl-i hazırda tartışmalar daha çok adayların isimleri etrafında sürdürülüyor. Dışarıya fazlaca yansımıyor, lâkin “mutfakta” büyük bir kavganın olduğunu hissedebiliyoruz. Ama ,en azından kendi nâm ve hesâbıma bu tartışmaların hangi “uygunluk kriterine” göre yapılmakta olduğunu biliyor değilim. Meselâ partiler İstanbul, Ankara ve İzmir adaylarını belirlerken, “maddî vaadler” ve “kültürel yakınlıklar” değişkenlerinin yanısıra hangi “sosyolojik” değişkenleri dikkâte alıyor ? Eğer bu kriterler, sâdece maddî vaad ve kültürel yakınlıklar, meselâ “hemşehrilik” temelindeyse partilere herhangi bir Anadolu veyâ Rumeli şehrinde başarılı olmak için yeterli görünürken, bu üç şehirde tam aksi bir tablo doğurabilir.

Biraz basitleştirelim. Doğrusu İzmir’de oylanacak olan belediyecilikte, şehircilikte herhangi bir başarı ortaya koyamamış da olsa, “AK Parti tehlikesi”ne karşı bir baraj oluşturan CHP’yi her ne pahasına olursa olsun seçmek seçeneği ile İzmir’in birikmiş şehir sorunlarından yaşanan bıkkınlığın düşündürdüğü seçenekler arasındadır. Ankaralıların oylayacağı ise, AK Parti’nin şehirde başlattığı ve sürdürdüğü maddî dönüşümlerin devamı seçeneği ile bu maddî başarıların kültürel mâliyetleri arasında yapacağı bir muhasebenin doğurduğu başka seçenekler arasındadır. İstanbul’da ise kriterler, maddî dönüşümlerin başarısı kadar, kültürel yakınlıkların yaptırdığı hesapların da çok, ama çok dışında… Apayrı bir yazıyı gerektiriyor.. Belki önümüzdeki günlerde yazarız.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp