Yenilenme bilinci

Yenilenme bilinci


Hızla değişen bir hayatın içindeyiz. Bu hız baş döndürücü. Yeni hayat karşısında kendini yenileyebilenler, ana doğrultularını bozmadan, yeniliklerden kendine katacakların dönüştürme gücüne birikimine sahip olanlar bocalamazlar. Hayatı yeniden anlama ve algılama bilinciyle bir anlamda bir yöne doğru hızla evrilirken o durumları da dönüştürme gücüne sahip olunur. Bu, güç ve irade ile olabilir. Birikimi hazırlığı olmayanlar bocalarlar.

Dede, baba, çocuk ve torun arasındaki çatışmalar ve gerilimler bundan kaynaklı. Büyüklerin onlara verdikleri, çocuklarının arasında bile sevgi ve adaletteki özeni bağlayıcı olur. Hayatta çakılı bir çivisi olmayanlar, başkalarına örnek olamazlar.

Kültürel bir değişim yaşanıyor. Bu değişimin hızına kapılmadan hızın içinde var olma ve hatta kimi durumlara yön verme gerçekleşebilir.

Ne yaparsak yapalım teknolojik bir devrimin içindeyiz. Bu, diji dünyanın insanlarını fazlasıyla etkilediği bir gerçek. Gücü olanlar buna katkıda bulunur. Kendi ruhundan birikimden katkıları olur.

İnsan zaten doğası gereği statik, donuk bir hayatın içinde değildir. Hemen her sabah gün yüzüne yeni bir başlangıç yapılıyor. Bu başlangıçta hayatına katacakları kendisine güç katıyor.

Dönem güce dayalı. Hamasi, olması olası olmayan kimi durumların abartısı bir yarar sağlamaz. Sadece oyalayıcı olur.

Hayata erken uyanan günümüz çocukları aile ortamının ve çevrenin dışında yeni bir hayatın içinde. Bu durumu sadece nesnelerle izah edemeyiz. Büyüklerin çocuklara verdikleri şeyler ile karşılaştırmalarda bulunuyorlar. Ortam onları çok da umutlandırmıyor. Bazı şeylerin heyecanı kalmıyor. Günün şarkıları, eğlenceleri, konuşma tarzları farklı. Çok rahattırlar. Böyle olunca da kendilerinden öncekilerle çatışma içinde olurlar.

Yenilenme, yeni şeyleri içselleştirme ve dönüştürmeyle olabilir. Geçmişte de yaşanmış kimi durumlar var. Yenilenmeler yeni değil. Her dönem bir yenilenmedir. Geçmiş zamanın söz kalıpları farklıydı. Aruz ve hece vezinleri merkezdeydi. Değişime gidilince buna karşı direnenler oldu. Halâ direnenler var. Bağlı bulundukları durumları yenileyemediklerinden daha güçlü olanını ortaya koyamadıklarından tıkanıp kalıyorlar. Bunlar edebiyat dünyasında yaşanan örnekler.

Giyimden kuşama, konuşmadan davranış biçimine kadar hızlı bir değişimin içindeyiz. Bunu hayatın hemen bütün alanlarında görüyoruz.

İnsanın gönlüne ve ruhuna hitap edecek olan bir dil, yaklaşım kimi güçlükleri aşmada yardımcı olabilir.

Her dönemin zorlukları var. Her şeyden önce zorlukları aşacak irade, bilinç, hamle ve girişim yön bulmada yardımcı olur.

İnsan sevgisi insana yaklaşımda en önemli etken.

Özellikle dönemimizde aşırı bir nefret ve öfke duygusu egemen. Hamaset ile köpürtülen kimi durumlar insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Bir araya gelmenin yollarını tıkıyor. İnsana davet, insanlarla birlikte gerçekleşir. İslâm milletinin birbirine düşman edilmesi çok boyutlu. Irk, mezhep, meşrep, parti, varlıklı olma, yoksulluk bunların hepsi birer bahane. Bir milleti bir arada tutacak olan sevgi bağları, medeniyet birlikteliğiyle olur. İslâm milleti bilinciyle olur. İnsanları ötelemeden. Hatta şunu bile söyleyebiliriz. Bir ayyaşın gönlüne girmenin de bir yolu vardır mutlaka. Geçmişin örneklerini bırakalım biz kendimiz örnek olalım. Sokak çocuklarını, yetimleri, kimsesizleri, başıboşları insan yerine koyalım yeter. Sevgiyle bakış ve dokunuş çok şeyi değiştirir.

Darda olan insanlar var. Ne yapıp edip onlara el uzatılmalı. Kimin gücü neye ne kadarına yetiyorsa. Sonuçları takdir eden Allah. Yeter ki iyi niyetle el uzatalım. Bu, çok şeyi değiştirir.

Google+ WhatsApp