Yeni Zamana Bakış ve Hazırlık

Yeni Zamana Bakış ve Hazırlık


Yeni bir döneme doğru gidiyoruz. Yaşanmakta olanların ne kadar süreceği, ne kadar direnebileceğimiz şu an için belli değil. Elbette ki insanların tedirgin olduğu bir süreci yaşıyoruz. Biz asla bir karamsarlık içinde değiliz ve olamayız. Tıp dünyası topluca bir arayışta. Umuyoruz ki iyi sonuçlar alınır. İnsanlık da rahat bir nefes alır. Bilime önem veriyoruz. Bu peygamberler mesleğidir aynı zamanda. İnsanın hem maddî, yani bedensel hem de ruhsal rahatsızlıklardan şifa bulması için çabalamışlardır. Hastalıklar hem genel hem de bireysel olarak her zaman var ve olacak. Ancak kimi durumlar var ki insanın sınırlarını zorluyor.

 

Hastalıklar da insanlar için uyarıcıdır. Geçmiş zamanlarda sıtma, veba, kolera gibi yaygın hastalıklar bulunuyordu. Fakat modern dünyanın teknolojisinden kaynaklanan hasatlıklar da çok yoğun. Tıp, birçoğuna çare bulurken kimilerine bir türlü yeterince çare bulamıyor. Bir yüzyılı aşkın süredir en etkili ve ölümcül olan bir kanser hastalığı var. Çeşitleriyle insanlar için ürküten ve öldürücü olan bir hastalık. Fakat bu çok yaygın olmakla birlikte bulaşıcı değildir. Belki geçmiş zamanlarda da bu hastalık vardı, tanısı yeterince konulmamış da olabilirdi. Ne ki bugünkü kadar yaygın değildi. Akıl ve bilim elbette önemli. Allah’ın insana verdiği önemli nimetlerden biridir akıl. Akıl, insana, çözüm üretmede yardımcıdır. Ama her şey değildir. Aklın da gelip tıkandığı yerler var. İnsan hâlâ yeterince kendini tanıyabilmiş değil. Kâinatın sonsuzluğu gibi insanda da bir sonsuzluk bulunuyor.

 

Şu an için dünya bir karantinada. Hiçbir zaman böyle bir durum yaşanmamıştı. Ölümün ürkütücü sesi hemen her yerde duyuluyor. Duyulmaya da devam edecek… Tıptan olan beklentilerimizin yanında manevi morale ve huzura da şiddetle ihtiyacımız var. Gönüllerimizi ferah tutmamız gerekiyor. Hastalıklardan biri de karamsarlık ve kendini koyvermişliktir. Hastalıklar bunu da iyi bir boşluk olarak görür. Yani virüslerin en çok sevdiği durumlar. Bunlar maddi de olabilir manevi de. Moral iyileştirici ve koruyucu bir unsur. Bu sınav hem toplu hem de bireyseldir. Devletlerin büyük şirketlerin, holdinglerin etkileneceği ve sarsılacağı söz konusu. Bu durumdan yola çıkarak onların artık tamamen yok olabileceğini düşünmek bir saflık. Zayıf ve küçük olanlar çok daha fazla etkilenirler.

 

Şunu unutmamak gerekir, bu ilahi uyarılar kiminde manevi karşılık bulabilir. Düşünebilenler için yararlı. Ancak inanışlarında inatçı olanlar için bir beklentide bulunmak çok yanlış. İnsanların bir anda iman etmeleri beklenmemeli. İnsanların kalbine bir ışık düşeceği bekleniyor ise bu elbette arzulanır. Peygamberlere direnmiş olan insanlığı aklımızdan çıkarmamız gerekiyor. Kaldı ki insanlık dönem dönem kimi felâketleri yaşıyor. Büyük depremler, kazalar felâketler yeryüzünde eksik olmuyor. Bunlardan ötürü insanların düşünüşlerinde ve inançlarında bir değişime rastlanmıyor. Yeni döneme her türlü hazırlıklı olunmalı. Bu büyük yıkımın sonuçlarını zaman gösterecek. Sağlıkta olduğu gibi ekonomide ve yönetimlerde sarsıntılar meydana getireceğinden kuşku yok. Bu, birkaç ay sürecekse o zaman sarsıntının etkileri kendini gösterir. Kimi toplumlar ve insanlar için hayata sıfırdan başlanabilir. Şu an insanlık çok yönlü kendi telâşında. Üretimler hız kesti. Toprak şu dönemler için çok daha anlamlı hale geldi. Topraktan beslenme ve bunun kıymetini bilme gibi.

 

Bu yeni dönem büyük bir dayanışmayı da zorunlu kılıyor. Doğrusu birbirine düşmanlık kurmanın bir anlamı şu zaman için hiç yok. Yardımlaşmada kimin gücü neye yetiyorsa katkıda bulunmalı. Devletler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar ellerinin yetişemeyeceği birçok yer var. İnsanların hayır ve iyilik kapıları da kapatılmamalı. Zekât ve sadaka denilen ibadetlerin anlamı da budur. İnsanların dayanışma ibadetleridir. Her hayırlı işe katkı sağlamak, destek vermek bir ibadet. Bırakalım da insanlar hayırda ve iyilikte yarışsınlar.

Google+ WhatsApp