Yengeç sepeti sendromu

Yengeç sepeti sendromu


Yengeç sepeti sendromu

 

 

Rivayete göre kumsalda yürüyen bir adam avlanan bir balıkçı ile karşılaşır. Balıkçının elindeki kovada birkaç yengeçten başka bir şey yoktur. Yengeçler kovadan çıkmak için çaba sarf etmekte fakat birbirlerine engel olup başarısızlığa uğramaktadır. Adam balıkçıya döner ve “dikkat edin kaçacaklar” der. Balıkçı başını kaldırır ve cevap verir: “Tek bir yengeç olsaydı kovadan çıkma fırsatı bulabilirdi.” Birçok yengeç bir arada olduğunda kaçmak isteyen, diğerleri tarafından geri çevriliyor. Sayı arttıkça yengeçlerin kaçma şansları azalıyor, çünkü birbirlerini itmek yerine aşağı doğru çekerek engelliyorlar. Bu durum “yengeç sepeti sendromu” olarak değerlendiriliyor. Filipinliler arasında yaygın olan yengeç sepeti sendromunu ilk olarak ele alan yazar NinotchkaRosca’dır. Ben sahip değilsem sen de olamazsın anlayışına dayanan bu yaklaşım, insanın bitmek bilmeyen ihtiraslarının ve hasedinin negatif sonuçlarını özetliyor. Söz konusu kişiler genellikle ihtiras sahibi bencil kimselerdir. Hasetlerini kontrol altında tutamayan bu kişiler, ulaşamadıkları şeye sizin de ulaşmanızı istemez ve engellemek için türlü türlü yollara başvururlar.

 

Yengeç zihniyetli kişiler, yaşamınızın herhangi bir noktasında karşınıza çıkabilirler. İşinizde yükselmek, tatile çıkmak, mekânınızı değiştirmek, olumlu arkadaşlar edinmek, spor yapmak, sanatsal faaliyetlerle ilgilenmek isteyebilirsiniz böyle durumlarda birinin önünüze çıkıp “boş ver, zaten her şeye sahipsin, şu an daha iyisin” gibi ifadelerle sizi engellemeye çalıştığını görürsünüz. Görünürde sizden yanaymış, sizin iyiliğinizi istiyormuş gibi görünen kişi aslında yolunuza taş koymakta ve sizi engellemeye çalışmaktadır. Yengeç zihniyetine sahip kişi sizin başarınızı engellemek için zaaflarınızı tespit edip buradan hareket eder. Kendisinin ulaşamadığı bir şeye sizin sahip olmanız onu ciddi anlamda rahatsız eder, o nedenle sizi engellemeye çalışır ve bu şekilde teselli bulacağına inanır. İslam’ın hedefi kemalata ulaşmış olgun ve cennet ehli insan yetiştirmektir. Bunun için fert olarak sadece iman etmemiz yeterli değildir. Bunun yanında hakkaniyet, paylaşım, şefkat, adalet, affedicilik, kötülüğü ortadan kaldırmak, insanlara el uzatmak ve adaleti yaymak gibi temel sorumluluklarımız da vardır. Yani olgunlaşma yaşımızla değil davranışlarımızın insanileşmesi ile mümkün olabilir.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp