Yemen’de BAE’nin otorite savaşı

Yemen’de BAE’nin otorite savaşı


Yemen’de BAE’nin otorite savaşı

 

 

 

Uzun süreden beridir iç savaşın ve çeşitli karışıklıkların yaşandığı Yemen’de geçtiğimiz Kurban bayramı öncesinde yani Arefe gününe tekabül eden 10 Ağustos tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi, Suudi Arabistan tarafından desteklenen Abdurabbih Mansur El-Hadi liderliğindeki Aden hükümetine karşı darbe gerçekleştirerek cumhurbaşkanlığı sarayı olarak kullanılan Maaşik Sarayı’nı, cumhurbaşkanlığı muhafız birliği durumundaki Dördüncü Tugay’ı ve Aden’de muhtelif bakanlıkların binalarını ele geçirdi. Olayların sahneye yansıyan görünümüne göre yorum yapanlar bunu BAE’nin, Körfez Koalisyonu çatısı altında birlikte hareket ettiği Suudi Arabistan’ı sırtından hançerlemesi olarak değerlendirdiler. Ancak olayların arka planını görebilenler asıl sırtından hançerlenenin, Suudi Arabistan’ın ipiyle Yemen’de kuyuya inen Abdurabbih Mansur El-Hadi olduğunu dile getirdiler. BAE’nin desteklediği militanlar da ona karşı darbeyi Suudi Arabistan’ın gözleri önünde ve onun tarafından herhangi bir engelle karşılaşmadan gerçekleştirmişlerdi. 

Perdeye yansıyan siyaseti gereği ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı El-Hizamu’l-Emni (Emniyet Kemeri) güçlerinin Aden’de gerçekleştirdiği darbeye tepki gösteren Suudi Arabistan, darbeyi gerçekleştiren militanların kontrol altına aldıkları noktalardan çekilmeleri için hiçbir baskı yapmadı. Aynı şekilde BAE’ye karşı da ciddi bir tavır göstermedi. Onun yerine Aden’de çarpışan tarafları derhal diyaloğa davet etti. Ama Suudi Arabistan tarafından desteklendiği bilinen ve “meşru hükümet” olarak tanımlanan hükümetin başındaki Abdurabbih Mansur El-Hadi ayrılıkçı militanlar Aden’de kontrol altına aldıkları noktalardan çekilmedikleri sürece onlarla hiçbir diyaloğa girmeyeceğini söyledi. Fakat bu militanlar kendilerine veya arkalarındaki BAE desteğine güvendikleri için çekilmemek bir yana hakimiyet alanlarını genişletmek için Ebyen vilayetine doğru operasyon gerçekleştirerek burada bazı askeri noktaları kontrol altına aldılar. 

Bunun üzerine başında Hadi’nin bulunduğu hükümete bağlı ordu birlikleri, ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı El-Hizamu’l-Emni militanlarına karşı Şebve, Ebyen ve Aden bölgesinde geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirdi ve bazı önemli stratejik noktaları geri almayı başardılar. Aden’de ele geçirilen resmi binaların tümünü kurtaramamış ama başta uluslararası havaalanı olmak üzere birçok önemli stratejik noktayı kurtarmışlardı. Maaşik Sarayı başta olmak üzere diğer önemli binaları kurtarmak için de operasyonlara devam ediyorlardı. Bazı yorumlarda hükümete bağlı ordu birliklerinin bunu başarmasının Suudi Arabistan’ın verdiği destek sayesinde olduğu iddia edildi. Ancak bizim kanaatimize göre Suud güçleri bu operasyonda da söze gelir bir destek vermemiştir ve Yemen ordu birlikleri El-Hizamu’l-Emni karşısındaki başarıyı büyük ölçüde kendi gayretleriyle gerçekleştirmişlerdir. 

Ama bunun ardından BAE hava güçleri doğrudan müdahalede bulunarak Aden ve Ebyen bölgesinde Hadi hükümetine bağlı ordu birliklerinin bulunduğu yerlere havadan bomba yağmuru yağdırdılar. Bu saldırılarda çoğu asker yüz kişiden fazla insan hayatını kaybederken, iki yüzden fazla insan da yaralandı. Üstelik BAE, uluslararası platformda Yemen’in meşru hükümeti olarak tanınan hükümete bağlı saldırılarını teröristlere karşı saldırılar olarak nitelendirdi. Bu saldırılar tabii El-Hizamu’l-Emni’ye bağlı militanların bazı noktaları yeniden ele geçirmelerine imkan sağladı. 

BAE’nin Yemen’de otoriteyi ele geçirmek için doğrudan bir savaş verdiğini göstermektedir ki bu aslında Suudi Arabistan’ı da zorlamaktadır. Suudi Arabistan’ın bundan rahatsız olduğu, ama henüz ortağı BAE’nin ihanetine karşı söze gelir bir fiili tavır ortaya koyamadığı görülüyor. Savaşın güneyde hükümet güçleriyle ayrılıkçılar arasına taşınması ise kuzeyde Husileri rahatlatmıştır. Dolayısıyla BAE’nin otorite savaşı Husilerin ve İran’ın da çok işine yaradı. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp