‘Yedek güçler’ sahaya sürüldü. En sinsi cephe içeride kuruldu.

‘Yedek güçler’ sahaya sürüldü. En sinsi cephe içeride kuruldu.

Türkiye’de; S400 meselesinde ABD adına köşeye sıkıştırmak için içeride bir cephe kurulmuştur. Fırat’ın Doğu’suna müdahalemizi engellemek için içeride bir cephe kurulmuştur. Doğu Akdeniz’de hareketsiz bırakmak için içeride bir cephe

‘Yedek güçler’ sahaya sürüldü. En sinsi cephe içeride kuruldu. * Suriye’de savaşı isteyenler neden Erdoğan düşmanı? * “Yeni 15 Temmuz olsa” onlara gün doğacak! * Hiçbir siyasi projeleri yok. “Organize eleştiri” bile Batı başkentlerinde hazırlanmış.

 

Türkiye’de;

S400 meselesinde ABD adına köşeye sıkıştırmak için içeride bir cephe kurulmuştur.

Fırat’ın Doğu’suna müdahalemizi engellemek için içeride bir cephekurulmuştur.

Doğu Akdeniz’de hareketsiz bırakmak için içeride bir cephekurulmuştur.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

 

FETÖ’den boşalan yerleri tahkim etmek için içeride bir cephe kurulmuştur.

15 Temmuz’un intikamını almak için içeride bir cephe kurulmuştur.

EN KESKİN, EN YIKICI CEPHE İÇERİDE KURULDU

Erdoğan’ı devirmek, Erdoğan sonrasını biçimlendirmek için içeride bir siyasi cephe kurulmuştur.

Bütün Arap dünyasında estirilen Türkiye karşıtlığı fırtınası için içeride de bir cephe kurulmuş, Suriyeli düşmanlığı üzerinden pazarlanmaktadır.

Ekonomiyi yeniden küresel finans baronlarına teslim etmek için içeride bir cephe kurulmaktadır.

Dış politikayı yeniden ABD/NATO eksenine hapsetmek için içeride bir cephe kurulmuştur.

Coğrafyamıza yönelik yıkıcı, dağıtıcı projeleri devam ettirmek, ama önceden Türkiye direncini yok etmek için içeride bir cephe kurulmuştur.

Bütün cephelerden, sınırlardan çevrelenirken, en keskin işgal cephesi içeride kurulmuştur.

YEDEK KUVVETLER DEVREYE SOKULDU BUNLARIN HİÇBİRİ İÇ MESELE DEĞİLDİR

Yedek kuvvetler devreye sokulmuş, tam bir seferberlik halinde, siyasetten ekonomiye, güvenlikten toplumsal psikolojiye kapsamlı bir proje, bir müdahale projesi sahaya sürülmüştür.

Bu ülkede hiçbir mesele iç politik değildir.

İç siyasi tartışmaları da, ekonomik göstergeleri de, güvenlik teyakkuzuda, yeni siyasi arayışlar da, özellikle yerel seçimler sonrasında sistematik biçimde sahaya sürülen “örgütlü ve organize eleştiri”ler de yerel değildir.

Yerel seçimler için oluşturulan ittifaktan, AK Parti ve Erdoğan’a karşı siyasi çıkış hazırlıklarına, yeni siyasi aktör arayışlarından, onların arkasına toplanacak kitlenin yapılandırılmasına, bu projenin medya ayağının örgütlenmesinden toplumsal psikolojiyi yönetmeye kadar, müthiş bir hesap kurulmuş.

SURİYE’DE SAVAŞ ÇIKARMAK İÇİN SAHNE ALANLAR NEDEN ERDOĞAN DÜŞMANI OLDU?

Suriye savaşını çıkarmak için seferber olanlar, savaşın gidişatı değiştiğinde kaçıp gizlenenler, şimdi yeni bir cephe açılmasına yönelik çokuluslu projeler sahaya sürülünce yeniden piyasaya çıktılar. Suriye savaşında Türkiye, ABD ne derse boyun eğseydi, onlar sahnede olacaktı. Türkiye kendi duruşunu geliştirince kayboldular.

Şimdi ABD ve bölgedeki ortakları “yeni” bir şey deniyor. Bu deneme için öncelikle Erdoğan ve Türkiye’nin milli duruşunun tasfiyesi gerekiyor. Bakıyorum hepsi Erdoğan karşıtı olarak yeniden sahne alıyor. Size göre de bu işte bir tuhaflık yok mu?

“MUHAFAZAKÂR MUHALEFET” “MUHAFAZAKÂR MÜDAHALE”

Özellikle muhafazakâr çevrelere dikkat ediyorum. Muhafazakârlar içindeki yeni tür örgütlenmeye, Erdoğan karşıtlığına, bunun sebeplerine, “muhafazakâr muhalefet”in “muhafazakâr müdahale”ye doğru yönelmesine bakıyorum.

“Çokuluslu bir karakter” görüyorum. Bir tür “içeriden müdahale” için birilerinin bu tarlaları sürdüğünü görüyorum. Bu çevrelere mensupbazılarının hiçbir zaman yerli almadığı gibi vahim bir gerçekle yüzleşiyoruz.

NEDEN, BU KONULARDA TEK CÜMLENİZ YOK? NEDEN, VARSA YOKSA ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI?

Projenin içerideki “servisçiler”i milli hiçbir konuda Türkiye’nin yanında olmadı. S400 meselesinde, Doğu Akdeniz meselesinde, Suriye’nin kuzeyi meselesinde tek cümleleri yok. ABD ve müttefiklerinin ülkemizi çevrelemesine, savunmasız bırakmaya dönük şantajlarına karşı tek cümleleri yok.

Varsa yoksa Erdoğan, varsa yoksa ailesi ve çevresi, varsa yoksa eleştiri ve şikâyet, varsa yoksa öfke ve intikam.

Ama bütün bunların altında gizlenmiş bir çokuluslu hesap var. Bu çevreler üzerinden bir müdahale girişimi var. Türkiye’yi durdurmaya yönelik bir konsensüs var. Batı’nın müdahale senaryoları arkasına sığınıp siyasi gelecek inşa etme planları var. Bu açgözlü hesaplar için ülkemizin kurban edilmesi, gözden çıkarılması var.

TEK BİR SİYASİ PROJELERİ YOK. “ORGANİZE ELEŞTİRİ” BİLE BATI BAŞKENTLERİNDE HAZIRLANMIŞ..

İçerideki çokuluslu cephenin içinde liberali var, Kürtçüsü var, İslâmcısı/muhafazakârı var, ulusalcısı var, kimliksizi var. Bütün bu kimliklerin üstünde bir büyük hesap için tek çatı altında, ortak anlayış etrafında toplanmış bir blok var.

Buradan da görüyoruz ki, “Türkiye Ekseni”ne karşı, bu milletinSelçuklu’dan beri devam eden yürüyüşüne karşı, yeni yükseliş dönemine karşı bir iç saldırı hazırlığı var.

Erdoğan ve çevresine savaş açanlara bakıyorum. Tek bir siyasi projeleri, söylemleri, tezleri yok. Sadece şikâyet ve eleştiri. Sistematize edilmiş, planlanmış, hangi araçlar üzerinden nasıl servis edileceği belirlenmiş eleştiri ve şikâyet.

Bunlar bile kendi tezleri, şikâyetleri değil. ABD ve Avrupa başkentlerinde hazırlanıp ellerine tutuşturulmuş. Bu bile onların söylemi değil.

YAKINDA TÜRKİYE’Yİ NATO SOPASIYLA DÖVMEYE BAŞLARLAR

ABD ve Avrupa medyası, “Türkiye’yi NATO’dan çıkaralım, cezalandıralım” diyor. Sonra da “Hayır bekleyelim. Erdoğan sonrasına göre hareket edelim” diyor. Erdoğan’ı devireceklerini ima ediyorlar. Bakın, çok yakında bizimkiler de benzer sözler kullanmaya başlayacak.

ABD-İngiliz denetimindeki bazı Arap rejimleri ve medyası korkunç bir Türkiye düşmanlığı servis ediyor. Bu düşmanlığı kıran Suriyeliler ile Türkiye’nin arasını açmak için bizimkiler de içeriden saldırıyor, Suriyeli düşmanlığı yapıyor.

“ABD MÜDAHALE ETSE, YENİ 15 TEMMUZ OLSA” ONLARA GÜN DOĞACAK!

FETÖ üzerinden servis edilen söylem Arap medyası üzerinden servis ediliyor. İçerideki cephe bunu alıp kullanıyor. “Erdoğan kalp krizi geçirdi” söylemi bile Arap medyasında bir gün boyunca gündemde tutulabiliyor. Böyle bir hezeyan, böyle bir saplantı, böyle bir düşmanlık.

İçerideki cephenin de bundan hiç farkı yok. Ayakları taşa takılsa Erdoğan’dan, çevresinden biliyorlar. İhtirasları karşılanmasa onlara düşmanlık besliyorlar. Patronları öyle istiyor çünkü.

Onlar da bütün hesaplarını Erdoğan sonrasına göre yaptılar. ABD müdahale etse, yeni bir 15 Temmuz olsa, Doğu Akdeniz’den Türkiye’ye saldırı olsa, terör yeniden tırmansa ellerini çırpıp, bize gün doğdu diyecek, oynayacaklar.

HERKESİN RENGİNİ, KİMLİĞİNİ AÇIK ETMEK, ÜSTÜNDEKİ ÖRTÜYÜ KALDIRMAK LAZIM..

Peki nasıl oluyor da, iç politikadaki siyasi arayışlarla Türkiye’yi durdurmak, Erdoğan’ı tasfiye etmek isteyenler aynı noktada buluşuyor?

Aynı söylemi kullanıyor, aynı amacı taşıyabiliyor? İçerideki cepheyi bir araya getiren ne? Bu cephe ile dışarıdan müdahalecileri aynı paydada buluşturan ne?

Çok vahim konularda can alıcı tartışmalar açmak gerekiyor. Ülkemizin geleceği için, milletimizin birlikteliği için, haritanın değişmemesi için, Türkiye’nin gelecek yürüyüşünün seyrinin netleşmesi için her şeyi açık açık konuşmamız lazım. Herkesin rengini, kimliğini, üstlendiği rolüaçık etmek, üzerlerindeki örtüyü kaldırmak lazım.

Kimlerin hangi cephede, kimler adına kurşun sıktığını bilmemiz lazım.

DÜN FETÖ’NÜN DEDİĞİNİ BUGÜN ONLAR DİYORSA, BU MÜDAHALE HAZIRLIĞIDIR

Türkiye dışarıda çok büyük bir mücadele veriyor. ABD şantajlarına, NATO tehditlerine, terör kuşatmasına, çokuluslu çevrelemeye, Doğu Akdeniz’den saldırıya direniyor. Merkezi güçlü tutup savunma teyakkuzuna giriyor. Yüzyıllık sabrın sonunu getirmek için, yeniden biz olmak için bu sınavdan geçmek zorundayız.

Tam bu haldeyken, bunları yokmuş gibi gösterip içeriden vuranları hoş görmek mümkün değil. Birden çok cephede mücadele eden bir milli seferberlik hâli söz konusudur. Türkiye Ekseni dışında her arayış ülkemizi zayıflatacak saldırılara daha da açık hale getirecektir.

Öyleyse direnç adalarını güçlendirmekten başka çaremiz yok. Bu haldeyken, böyle bir mücadele içindeyken kimsenin gözünün yaşına bakılmaz. Dün FETÖ’nün dile getirdiklerini bugün başka formatlarda savunanlar o “çokuluslu” cephededir. Bunu 15 Temmuz’da gördük.

ONLAR İSTEDİ, SİZ YAPIYORSUNUZ.TEK “SİYASİ TEZ”İNİZ BU ASLINDA!

Şimdi daha geniş bir cephe inşa ediyorlar, daha acımasız bir saldırıya hazırlanıyorlar. Öyleyse çok daha çetin bir direniş harekete geçecektir.

FETÖ’den sonra ikame yapılar da, sahaya sürülen yedek güçler de son bin yılı biçimlendiren tarihi siyasi genetik karşısında hezimete uğrayacaktır.

Erdoğan ve çevresine yönelik bütün saldırılar sistematize edilmişorganize eleştiriler üzerinden yürütülüyor. Hepsi ABD ve Avrupa başkentlerinde hazırlanmış, içerideki “cephe” için bir siyasi dile dönüştürülmüştür. Onları biliyoruz, Erdoğan’a neden düşman olduklarını biliyoruz. Peki siz niye düşmansınız?

Boş lafları bırakın. Her şey ortada aslında. Tek bir sebep var: Onlar istedi siz yapıyorsunuz!

 

İBRAHİM KARAGÜL

YENİ ŞAFAK

Google+ WhatsApp