Asla Namaz Kılan Köleler Olmayacağız
Bize diyorlar ki, işte camiler açık istediğiniz kadar namaz kılın, rükû edin, secde edin. Namaz kılın ama namazınız ekonomiye etki etmesin. Namaz kılın ama namazınız siyase- te yön vermesin ve uluslararası stratejilerinizi belirlemesin.Camide namaz
07/09/2017


Asla Namaz Kılan Köleler Olmayacağız 



 



 


 Bize diyorlar ki, işte camiler açık istediğiniz kadar namaz kılın, rükû edin, secde edin. Namaz kılın ama namazınız ekonomiye etki etmesin. Namaz kılın ama namazınız siyasete yön vermesin ve uluslararası stratejilerinizi belirlemesin. Camide namazınızı kılın gelin, akşam ailecek evlilik programlarını, aşk, ihtiras ve entrika dolu dizilerimizi heyecanla takip edin. Ana haber bültenlerimizi de sakın ola kaçırmayın. Sakın haa namaz kılan, alnı secdeli bir Müslüman olarak “yav bizim ekranlarımızda bunca ahlaksızlığın, sapkınlığın ne işi var, niçin bunlara bir dur denilmiyor” diye sorgulamayın.


Bize diyorlar ki, işte Kur’an’ınız elinizde istediğiniz kadar okuyun, mukabele yapın, hatimler düzenleyin. Mevlitlerinizde, düğünlerinizde, cenazelerinizde okuyun. Kur’an’ınızı okuyun ama siyasetinizi Fransız laikliğine göre, ticaretinizi Alman borçlar hukukuna göre, yargı sisteminizi İtalyan hukukuna göre, evliliğinizi de İsviçre medeni hukukuna göre yapın. Kur’an’ınızı okuyun ama Kur’an okuyan bir Müslüman olarak “yav biz bu Kur’an’ı okuyoruz da niçin hayatımızı okuduğumuz bu kitaba göre düzenlemiyoruz” diye sakın ola sormayın.



Bize diyorlar ki, vakıf kurun, dernek kurun, cemaat kurun, tefsir dersi yapın, hadis okuyun, sohbet yapın. Ama okuduğunuz derslerinizin gerektirdiği ekonomik ve siyasi sistemi kurmak için bir adım dahi atmayın, yoksa kazanımlarınızı kaybedersiniz. Bir de “yav biz bu derslerde bunca ayeti, hadisi öğrendik de ne zaman bunların gereklerini yerine getireceğiz” diye sakın sormayın çünkü daha onun zamanı gelmedi. Her şeyin bir zamanı var.



Bize diyorlar ki, İslami ilimler merkezleri, medreseler, ilahiyatlar açın, ilim adamları, hoca efendiler yetiştirin ancak onlarda sadece demokrasinin caiz gördüğü ayetlerle konuşsunlar, kazanımlarınızı kaybetmeme adına ehven-i şer fetvalar üretsinler. İtikadi meselelere kafa yorsunlar ama inandıkları bu itikadın gerektirdiği düzeni kurmak için sakın haa harekete geçmesinler. Mezhepsel ve itikadi ihtilaflarınız üzerine derin ilmi mütalaalar ve münazaralar yapsınlar, hacimli makaleler yazsınlar. Ama sakın ola ümmetin ittifak ettiği hususlardan bir kelime dahi bahsetmesinler. Bir de sakın ola “yav hocam iyi de ümmet perişan, ahlaksızlık almış başını gidiyor. İçki, kumar, zina, faiz, eşcinsellik gibi büyük günahların hepsi kurumsallaşmış ve alenen işleniyor biraz da bu konulardan bahsedip yetkilileri uyarsanız olamaz mı» diye söylenip, sakın ola hocaların kafasını karıştırmayın. Fitne de çıkarmayın.



Bize diyorlar ki, pek tabii siz de zulümleri kınayın, basın açıklaması yapın, mitingler düzenleyin, yardım toplayın, kurban kampanyaları ve hayır hasenat çalışmaları yapın ama sakın haa bu zulümleri durdurmak için Müslümanların bir araya gelmesinden, askeri, ekonomik ve siyasi birliktelikler falan oluşturmasından bahsetmeyin. Suriyeli kadınların iffetini kurtarmak için ıraklı kadınların iffetini kirletenleri yardıma çağırın. Arakanlı Müslümanları kurtarmak için de Bosna’da, Afrika’da, Somali’de Müslümanları katledenlere çağrı yapın. Reel politikten zerrece taviz vermeyin. Her ne kadar gözünüzün önünde Bosna, Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Arakan birer birer düşse de reel politiği sorgulamayın. Sessizce oturup sıranın size ne zaman geleceğini düşünün. Hem Müslümanların birlikteliğini falan da unutun. Bin yıldır düşman olduğunuz AB ile bir araya gelirsiniz ama bin yıldır kardeş olduğunuz İslam ülkeleriyle imkânsız. Anlayın artık canım.



 



 



abdüaziz kıranşal



milli gazete