Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Ümmetin İslam İşbirliği Teşkilatına çağrısı * Modern Köleler Topluluğu: Cemaatler * Putperest Müminler * 'Hiçbir günah, Allah’ın rahmetinden büyük değildir' * İntifada nedir, ilk intifada ne zaman oldu? * Hz. Âdem, Yaratılan ilk insan mıdır? * 'İslam dünyası yeniden dizayn edilmek isteniyor' * Kudüs, Türkiye ve Mısır’ı yakınlaştırır mı? * Çipras'tan Batı Trakya'da müftü sorununa çözüm önerisi * Postalların yere basma zamanı...

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 23092
Toplam 405003480
En Fazla 606285
Ortalama 154169
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0
.: Yazarlar :.

 
Türkiye’de hukukun genel ilkelerine giriş
30/10/2017 - 16:14

Yıldıray Oğur

Türkiye’de hukukun genel ilkelerine giriş

 

 

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” ilkesi:  Masumiyet karinesi ilkesinin yüzlerce yıllık Anadolu bilgeliğiyle yeniden yorumlanmış halidir.  Şüphe en büyük delildir. Birisi hakkında konuşuluyorsa, boş değildir, muhakkak vardır bir şeyler.  Hukukta da “yüreğinin götürdüğü yere git” diyen ilkedir.


“Sallandıracaksın bir kaçını bak bir daha yapıyorlar mı” ilkesi:  İnsanları,  işledikleri suçların sonunda ağır bedeller ödeyeceklerine ikna edersek, caydırıcı oluruz diyen ilkedir. Tarihimizde bu ilkenin başarısız olarak uygulandığı örneklerse çoktur. Şapka giymediği için asılanlara rağmen,  şapka devrimi tutmamış, başbakan ve bakanların asılmasına rağmen halk bir sene sonra aynı partinin devamı partilere oy vermiş, solcu gençlerin asılmasına rağmen gençler solcu olmaktan vazgeçmemiştir.

 

“Bir şey yoksa bırakırlar zaten” ilkesi: “Masumsa zaten aklanır, korkacak bir şey yok” şeklinde de ifade edilir. Gerçekten insanın yüreğini serinleten bir ilkedir.  Hukuk devletlerinde “bir şey yoksa seni gözaltına almamış olmaları gerekir”, “seni gözaltına almışlarsa bir şey olmalıdır”, “bir şeyin olup olmadığının ortaya çıkacağı yer gözaltı olmamalıdır” şeklinde karşıt versiyonları da mevcuttur. Ama zaten bir şey yoksa seni bırakacakları için bu kadar endişe etmeye gerek yoktur.

 

“Bana niye dokunmuyorlar o zaman” ilkesi  Emniyete, savcılıklara sadece şüpheli, kötü işlere karışmış insanların yolunun düşeceği, işinde, gücünde olan insanlara asla dokunulmayacağına olan sonsuz güveni anlatan ilkedir. Gözaltı, tutuklama, mahkeme haberleri başka bir evrende yaşanmaktadır. Sıradan, masum insanlarsa başka güvenilir bir evrendedir. Eğer piyango kazayla bir tanıdığınıza isabet ettiyse, neyle suçlandığı, masum olup olmadığı gibi ayrıntılara girmeden ilk planda selam sabah kesilir, akrabaysa faceten, instadan takipten çıkılır,  tamamen aklanıp normal hayatına devam edince ‘geçmiş olsun’a gidilir.

 

“Belki bilmediğimiz şeyler çıkar” ilkesi: Eğer bir gözaltı için ortaya konan deliler kimseyi ikna etmemişse ileri sürülen hukuk ilkesidir.  Zaman kazanmak için birebirdir. Eğer zamanı gelip bilmediğimiz o deliller iddianamede de çıkmamışsa “Devletin elinde ne var bilmiyoruz ki” ilkesi devreye girer.  Halbuki elde gizli saklı ne varsa onun bilineceği yer önce sanığa kollukta sorulan sorular, olmadı tutuklama müzekkeresi, son  ve nihai olarak da hakkındaki suçlamanın çerçevesinin belli olduğu iddianame olmalıdır. Bunun dışında kimse elinde kart saklayamaz. Buna pokerle hukuk arasındaki fark diyenler de vardır.

 

“Bir hata varsa sonradan düzeltilir” ilkesi:  “Bir hata varsa mahkeme aşamasında düzeltilir” olarak da bazen kullanıldığına rastlanan hukuk ilkesidir. Birisi haksız yere gözaltına alınmış hatta tutuklanmış olabilir ama hayata küsmenin, bağırıp çağırmanın manası yoktur. “İnsan işi oluyor bunlar ama varsa bir hata muhakkak sonradan düzeltilir” olarak teselli cümlelerinde sıklıkla kullanılır.

 

“Tutuklu yargılama esastır” ilkesi: Birisi gözaltına alındıysa, bir zahmet tutuklanması gerekir ki işin ciddiyeti anlaşılsın diyen ilkedir. Ergenekon davalarından sonra kısa süreli “tutuksuz yargılama esas olmalı” ilkesine geçildikten sonra tekrar milli ve yerli  bu prensibe geri dönülmüştür. Tutuksuz yargılama kararı toplumda zafiyet, “yoksa herkes bırakılıyor mu” mesajı olarak okunur, kararı veren hakimler hakkında soru işaretleri ortaya sürülür. Son zamanlarda FETÖ davalarında kaçma şüphesi, tutuklamalar için gerekçe olarak gösterilse de bu davada kaçanların çoğu tutuksuz yargılandıkları için değil, hiç yargılanmadıkları için kaçmıştır.

 

“Şüpheliden delile gitme” ilkesi: Gazetelerde her gün karşımıza çıkan “Gözaltına alınan X’in bütün ilişkileri didik didik inceleniyor” medya klişesinin dayandığı ilkedir. Ceza hukukunda delilden şüpheliye gitmek prensibinin Yandex’ten bulunmuş kestirmesidir bu; Şüpheliden delile git! Bu teknik ilkenin günlük dildeki anlamı ise şudur; “Biz bu adamın tipini beğenmeyip bir gözaltına aldık, bir sallayalım kim bilir neler neler çıkar.” Son başarılı uygulaması; Büyükada soruşturmasında ihbarla gözaltına alınanların cep telefonu ve bilgisayarlarında bulunan Büyükada’daki toplantıyla ilgisiz dökümanlardan suç delili çıkarılması olmuştur

 

“Neyle suçluyorlar bilmiyorum da zamanında şöyle şöyle demişti/şöyle şöyle de yapmıştı” ilkesi:  Cumhuriyet Savcılığı’yla Mahkeme-i Kübra’yı karıştıran ilkedir. Pratiktir, “dosyasındaki suçtan yargılanma” ilkesi demode bir Batılı prensip olarak pek çok suistimale, suçluların çıkıp tekrar suç işlemesine neden olmuştur. Hazır birisi mahkeme önüne çıkmıştır ve yargılanmaktadır, iddianame gibi geçici belgeler yerine, o ana kadar Kiramen Katibi meleklerinin solda olanın hakkında yazdığı deftere bakılır. Hayatında yaptığı bütün yanlışlar ya da sizce yanlış bulunanların da hesabı ondan sorulmalıdır ki mahkemelere boş yere zaman kaybettirilmesin, her şeyin hesabı birlikte görülsün.

 

“Kötü adamların hapse atılması günün sonunda kötü değildir” ilkesi:  Herkes için kötü değişebilir. Ama ilke herkes için aynı şekilde çalışır. Birinin fikirlerinden, eylemlerinden hatta varoluşundan hoşlanmıyor, hiç olmasa, hiç konuşmasa, dünya ne kadar iyi olurdu diye düşünüyorsanız bu ülke tam size göredir. Hakkında ileri sürülen suçlamanın ne olduğundan bağımsız olarak toplumu sterilleştirme, kötü adamlardan arındırmak olarak sevmediğin kişilerin cezalandırılması sevinme halidir. Gayet insanidir. Ama insani olan her şey tabii iyi değildir.  Dizginlenmelidir.

 

“Bunun gözaltına alınması şunları hoplattıysa doğru demektir, devaam” ilkesi: Sanıktan sanığa ulaşma ilkesidir.  Bir kişinin gözaltına alınması, tutuklanması veya yargılanmasına üzülenlerin isimleri toplanır, o kişilerin adli sicilleri, haklarındaki olumsuz kanaatler biraya getirilip, sanığın iddianamesine eklenir.  Soruşturmalardaki demokratik katılımı gösteren bu ilke bir halk jürisi görevi de görür.  Bir kişinin gözaltına alınmasına sevmediğiniz, fikirlerini beğenmediğiniz insanlar karşı çıkıyorsa, o kişinin gözaltına alınması doğru ve isabetli demektir. Önemli olan adalet, hukuk değil, hasımlarınızın her gün biraz daha kahrolmasıdır çünkü.

 

“Algı oluşturmaya çalışmak” suçu: Türk ceza hukukunda cinayet, hırsızlık, gasp gibi ağır suçlardan biridir. “Algı operasyonu yapmak”, “algıya oynamak”, “algı yapmak” gibi  kullanımları da mevcuttur.  Somut bir suç tarifi yapılamıyorsa ya da suç için somut bir delil bulunamıyorsa,  havada hissedilen suçun sıcaklığını ifade eden suçtur bu. Günümüz Türkçesinde karşıt fikir veya muhalefet yerine algı kelimesi kullanılmaya başlanmıştır. Fikirlerinden hoşlanmadığınız, o fikirleri ifade edip başkalarını ikna etmesinden korktuğunuz kişilere, fikirle karşı çıkmak gibi yorucu ve entelektüel işlere girmek istemezseniz,  “kes algıyı”, “algı yapma”, “işiniz gücünüz algı” diyerek cevap verebilirsiniz.

 

“Adeta” ilkesi:  Hukuki kapıları açan bir maymuncuktur. Birisine terörist, ajan, vatan haini demek istiyorsunuz ama elinizde bunun için yeterli delil yok. Ama hissediyorsunuz, hisleriniz her zaman hukuk için çok önemli, o halde kurmak istediğiniz suçlamanın başına bir “adeta” eklemeniz yeterli. Delil olmadan adeta delil varmış gibi davranmayı sağlayan bir ilkedir. Adeta bir ilke...

 

“Sonunda buna da dokunuldu/dokunulmayanlara dokunuldu” ilkesi: Ergenekon davalarında meşhur olmuş bir ilkedir.  Bazı insanlar için somut suç tarifi gerekmez. Onlar için özel hukuk devrededir. Onlar ya dokunulmazdır ya da dokunulur. Dokunuluyorsa artık güçlü değillerdir, devirleri geçmiş demektir. Onlara dokunmak siyasi bir başarıdır, bunu hukuku kullanarak yapmak da öyle. Ama her zaman bu ilkeyle benzer başarılar gelmemiştir.  Davalar yoluyla siyasi, toplumsal rakiplerini alt etme yolunu deneyen İstiklal Mahkemeleri, Yassıada Mahkemeleri, 12 Eylül Mahkemeleri, 28 Şubat Mahkemeleri, Ergenekon Mahkemeleri başarısız olmuş, içeri tıkılmaya çalışılan şey çoğu zaman daha güçlü olarak geri dönmüştür.

 

“Görülmeye henüz başlanmamış bir davayla ilgili yayın yapma” ilkesi: Bir soruşturmanın bir davaya dönüşebilmesi için ilk ihtiyaç olan şey delil değil, kamuoyu desteğidir.   Hukuk devletinde halkı gözaltılar konusunda ikna etme görevi polisler ve savcılar her zaman haklıdır düsturunu kendilerine şiar edinmiş gazetecilere aittir.  Bu ilkenin en mükemmel uygulaması, henüz gözaltında olan, avukatının bile görmediği, tek bir soru sorulmamış olma ihtimali bile olan, en azından kendisine sorulan tek bir sorunun bile henüz bilinmediği Osman Kavala hakkında iddianamenin gazetelerde şimdiden yazılıp, hükmün çoktan verilmiş olmasıdır.

 

“Sen niye bu kadar rahatsız oldun ki?” ilkesi: Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane bilmecesinin esas doğru cevabı olan ilkedir. Siz suçlu diye bir kişiyi gözaltına alırsınız ama bin kişi bundan rahatsız olarak kendini ele verir.  Halbuki sussa, hiç bir şey demese, kendini ele vermemiş olurdu ama işte Allah böyle şaşırtıyor...

 

“Bu adamı/kadını savunmak sana mı düştü” ilkesi:   Eğer bir kişi, bir şüphelinin,  yargılanmasını, gözaltına alınmasını, hakkında gösterilen delilleri eleştiriyorsa kesin onun “birşeysidir” ilkesi. Yoksa bir insan hiç tanımadığı hatta sevmediği birinin hakkı için niye ağzını açıp kendini yorsun, riske atsın ki?  Hukuku, insan haklarını, özgürlükleri savunmak zaten göz boyamaktır. Kesin bunu yapanın başka bir karın ağrısı vardır. Çıkar elbet...

 

“Yabancıysa muhtemelen ajandır” ilkesi: Ülkenizde yaşayan, çalışan bütün Batılı yabancılar aksi ispatlanana kadar ajandır. Ajan değilse zaten ortaya çıkar. 100 yıl önceki Lawrence örneğinden ders çıkarılarak ortaya çıkan bu ilke, teknolojik gelişmelere, istihbarat alanındaki büyük değişimlere, soğuk savaşın bitmesine rağmen aslı gibi korunmuştur. Eğer bir yabancı gözaltına alınırsa ve ülkesi ayağa kalkarsa kesin ajandır, yoksa neden kendi vatandaşı için nasırına basılmış gibi bağırsın ki? Eğer bir yabancı Türkiye’de siyasetle ilgileniyor, gazetecilik yapıyor ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına seminer veriyorsa ajan değil diyen ya çok saftır ya da kendisi de ajandır.  Birisine bir kere ajan dendiyse o ajandır, serbest kalması da onu ajanlıktan kurtarmaz, ülkeler gizli gizliye anlaşmıştır, ajan takası olmuştur.  Peki anlaşma gizli yapıldıysa ajan operasyonu neden manşetlerden faş edilmişti gibi sorular soranlar da ajandır.

 

“Biri için adalet istemek” ilkesi: Eğer sanık, tutuklu, mahkum durumundaki biri için adalet istiyorsanız, onun masum, olduğunu düşünüyorsunuz. Adalet istemek, bırakın onu demektir.  Olan bitenin adil olmadığını gösteren bir ilkedir.  “Peki şunlara neden adalet istemiyorsun” diye geri püskürtülebilir.

 

“Suçun aileviliği” ilkesi: Bireyciliğin olduğu Batı’da üretilmiş suçun şahsiliği ilkesinin güçlü ailevi değerlerle sahip toplumumuza tercümesi olan ilkedir. Birisi suç işlediyse ve suç ağırsa ailesi de öyle çok masum sayılmaz. En azından yanlarına bir tık atılır. Güvenlik soruşturmalarında, devlet içi atamalarda o tıklardan yararlanılır. Veda Hutbesi’nde Peygamberimizin "Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz” tavsiyesi, zaman aşımından ve çok kritik günlerden geçtiğimiz için bir süreliğine unutulabilir.

 

“Kurunun yanında yaş da yanıyor maalesef” ilkesi: Devrimcilerin ünlü “yumurta kırmadan omlet olmaz” ilkesinin kırsal versiyonudur. İçinde üzüntüler ve keşkeler olsa da artık yapacak bir şey de yoktur.  Kurunun yanında yaşın yanması kurunun yanma şeklinin de yanlış olduğunu düşündürmemektedir çünkü. Bu işler hep böyle olmaktadır. Biraz sabır...

 

“Fazla hukuk zaaftır” ilkesi: Başımıza gelen bütün güvenlik sorunlarını, saldırıları, terör eylemlerini hukukun ve kanunların titizlikle uygulanmasına, insan haklarının gözetilmesine, devletin rutin dışına çıkmamasına bağlayan, hukuku bir zaaf olarak gören ilkedir.  Bir takım hukuk ve adalet diyen saf liberaller dinlendiği için başımıza her türlü bela gelmiştir. Yine de bu ilkenin tam açıklamadığı olaylar da vardır. Örneği; 17/25 Aralık’a rağmen 15 temmuz darbesinin olmasının sebebi, devletin elini bu üç yılda hukuk, adalet, insan haklarının bağlaması değil, tam aksine hukukun işini iyi yapamamasıdır. “Orduyu yıpratmamak gerek” gibi hukuki olmayan kriterlerle soruşturmalar ordu, sivil imamlar gibi esas riskli alanlara değil, daha küçük aktörlere, sıradan insanlara yoğunlaşmış, hukuk yerine rövanş hissi baskın çıkınca kimsenin aklına Sakarya’da ilahiyatçı bir doçentin iki yılda 20 defa ABD’ye uçmasından şüphelenmek, bir ortak isim havuzu kurmak, mücadeleyi bir karargaha bağlamak gelmemiştir.

 

“Ne yapalım ülkemiz istiklal mücadelesi veriyor” ilkesi: Eğer yukarıdaki ilkelerin hiçbir çalışmamışsa, camı kırıp, kolu çevirerek devreye giren acil durum ilkesidir.  Bütün hukuki hatalar, adaletslzlikler, yanlışlar ülkenin geçmekte olduğu zor günler parantezinde erir.

 

Aksini söyleyenler de vardır. Olağanüstüleştirme değil olağanlaştırma, korku değil güveni artırma, zorla değil iknayla yol alma toplumsal bağları güçlendirir, güvenlik sızıntılarını engeller. Gerçekten hukuk çalışırsa, hiçbir risk yeraltına inmez, görünür kalır, kamunun yanında artan toplumsal destek suç gruplarının elini zayıflatır, adil ve serinkanlı hukuki soruşturmadaki akıl, intikamcı ve acul soruşturmanın şiddetinden daha etkili sonuçlar alır. Hatta tarihten örnekler verenler de vardır. Gerçekten istiklal mücadelesi verilen günlerde, örneğin 13 Nisan 1921’de Yunan güçleri Ankara’ya yaklaşmışken, cephelerden kötü haberler gelirken, Meclis’te Hüseyin Avni Bey’in  (Ulaş) verdiği Erzurum’da yayınlanan Alemdağ gazetesinin yazarlarından Mithat Bey’in bir yazısından dolayı tutuklanmasıyla ilgili gensoru görüşülmektedir. “Gensoru da ne oluyor, cepheler kan ağlıyor” diye yerinden sataşan Tunalı Hilmi Bey’e Hüseyin Avni Bey şöyle cevap vermiştir: “Cepheleri tutacak, kanundur, adalettir.”

 

Dalya demeye beş kala Türkiye’yi tutacak da adalettir. Ama hukukun evrensel genel ilkelerine daha yakın bir adalet...

 

serbestiyet


4189

 

Yorum Ekle

Yazdır
 

YORUMLAR

RAST HABER.COM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/10/2017 - 16:14 Türkiye’de hukukun genel ilkelerine giriş
8 26/10/2017 - 18:39 Mutfakta biri mi var?
8 26/10/2017 - 18:34 Bir bilmecem var çocuklar
8 26/10/2017 - 18:33 ‘İrtibat görevlisi’nin irtibatları...
8 08/10/2017 - 23:44 Üç tarz-ı siyaset
8 08/10/2017 - 23:42 Bir algı operasyonu daha deşifre oldu
8 08/10/2017 - 23:41 Belki de papazdır
8 08/10/2017 - 23:40 O bayrağı neden salladılar?
8 08/10/2017 - 23:37 Bölgede istikrar vardı da...
8 08/10/2017 - 23:37 Onlar bunu çok iyi biliyor
8 21/09/2017 - 22:41 Görünmez kralın sürekli uzayan burnu...
8 13/09/2017 - 18:54 Güçlü ve Büyük bir Türkiye için...
8 09/09/2017 - 18:38 İkinci. Sezonu şimdi kim yazacak?
8 05/09/2017 - 14:45 Dünyada bizden başka insanlar da olabilir mi?
8 02/09/2017 - 14:35 Bayram ziyaretleri için faydalı bi rehber
8 26/08/2017 - 18:08 Tarihi Fotoğraftan adam çıkarmaca...
8 23/08/2017 - 14:27 Karanlık bir gecenin sonunda
8 16/08/2017 - 14:11 15 Temmuz’da Köprünün Karşı Tarafındakiler
8 23/04/2017 - 18:38 Atatürk’e babasından miras kalan kitap
8 21/04/2017 - 17:53 Atı alıp Üsküdar’da biraz dinlenmek...
8 17/04/2017 - 18:15 Fi
8 14/04/2017 - 19:44 15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -11-
8 13/04/2017 - 18:47 15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -10-
8 12/04/2017 - 21:51 15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -9-
8 12/04/2017 - 21:50 15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -8-
8 12/04/2017 - 21:49 15 Temmuz İddianamelerinden öğrendiklerimiz -7-
8 12/04/2017 - 21:48 15 Temmuz iddianamelerinden öğrendiklerimiz -6-
8 12/04/2017 - 20:53 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -5-
8 15/03/2017 - 23:29 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -4-
8 13/03/2017 - 22:24 15 Temmuz Çatı İddianamesinden öğrendiklerimiz -3-
8 10/03/2017 - 14:56 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz -2-
8 08/03/2017 - 18:03 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden öğrendiklerimiz...
8 03/03/2017 - 14:50 Millî Referandum Tarihi -3-
8 01/03/2017 - 12:37 Millî Referandum Tarihi -2-
8 27/02/2017 - 18:14 Millî referandum tarihi
8 19/02/2017 - 12:28 Taksim’e caminin uzun hikâyesi...
8 17/02/2017 - 17:45 94 yıllık bir tartışmanın tarihi -6-
8 12/02/2017 - 13:56 94 yıllık bir tartışmanın tarihi -5-
8 10/02/2017 - 16:06 94 yıllık bir tartışmanın tarihi
8 05/02/2017 - 14:43 94 yıllık bir tartışmanın tarihi
8 30/01/2017 - 21:52 94 yıllık bir tartışmanın tarihi -2-
8 25/01/2017 - 23:04 94 yıllık bir tartışmanın tarihi -1-
8 15/01/2017 - 14:03 Darbeciler Meclis’i neden bombalamıştı?
8 06/01/2017 - 19:34 Saldırıyı DEAŞ yapmış olabilir mi?
8 05/01/2017 - 21:42 Cuma hutbesinden katliam çıkarmak
8 31/12/2016 - 16:53 Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz 2017
8 25/12/2016 - 12:02 Elçiye nasıl zeval olduğunun kısa tarihi -2-
8 24/12/2016 - 14:06 Elçiye nasıl zeval olduğunun kısa tarihi
8 16/12/2016 - 12:35 Bir kere daha Guernica düşerken...
8 11/12/2016 - 11:12 Akdeniz’de bir geminin başına gelenler...
8 07/12/2016 - 16:12 Türkiye Suriye’de neden geç kaldı?
8 30/11/2016 - 14:58 Şanghay’a giderken…
8 25/11/2016 - 18:12 Tenis Kulübü’nden Boks Kulübü’ne...
8 20/11/2016 - 21:51 Franca Viola’nın ahı...
8 11/11/2016 - 16:43 Make America-Turkey relations great again?(*)
8 09/11/2016 - 14:32 İntihar bombacıları neyiniz olur?
8 06/11/2016 - 12:35 Peki ama neden susuyorlar?
8 06/11/2016 - 12:34 Bu nasıl bir cumhuriyet?
8 06/11/2016 - 12:33 Komisyondan al haberi...
8 22/10/2016 - 14:37 Leyli meccani ve maalesef acıklı...
8 19/10/2016 - 17:00 Bastırılmış darbenin direnişçisi çok olur
8 14/10/2016 - 18:49 Rezil olan Hurşit Külter mi? -2-
8 12/10/2016 - 13:53 Rezil olan Hurşit Külter mi?
8 07/10/2016 - 17:51 Muzdan çıkmış bir savaştan öğreneceklerimiz
8 03/10/2016 - 20:25 Amerikalı diplomatın günlüklerindeki Lozan...
8 25/09/2016 - 21:05 Pantolonu hep ütülü darbeci…
8 23/09/2016 - 13:50 At izini kaybetmemek için…
8 18/09/2016 - 13:18 55 yıl sonra kazılan tünel
8 16/09/2016 - 20:23 Pardon o darbeyi biz yapmıştık...
8 12/09/2016 - 13:39 Pardon, o darbeyi biz yapmıştık -4-
8 11/09/2016 - 16:03 Pardon, o darbeyi biz yapmıştık -3-
8 09/09/2016 - 16:18 Pardon, o darbeyi biz yapmıştık -2-
8 05/09/2016 - 13:10 Pardon, o darbeyi biz yapmıştık
8 29/08/2016 - 20:29 Bir terfi uğruna…
8 26/08/2016 - 13:55 Suriye’yi bu hikâyeden çıkarabilir miyiz?
8 21/08/2016 - 12:32 Ak sakallı tuğgeneralin ibretlik hikâyesi...
8 19/08/2016 - 22:43 Darbeciler PKK’ya ne vadetmişti?
8 14/08/2016 - 11:38 Yurtta ‘Abiler’ Konseyi
8 11/08/2016 - 12:09 Darbeyi önceden hisseden Amerikalı bilim adamları..
8 09/08/2016 - 15:43 Türkiye üzerine İngiliz Projeleri (3)
8 07/08/2016 - 13:16 Sen de haklısın
8 02/08/2016 - 12:22 Hak etmediler mi?
8 31/07/2016 - 13:25 Bir New York Times başyazısı olarak Yurtta Sulh Konseyi bildirisi
8 27/07/2016 - 12:29 Tugayların önüne dizilmiş çöp kamyonları üzerine.
8 26/07/2016 - 11:50 Dört saatlik istihbarat zaafının 40 yıllık hikâyesi -2-
8 25/07/2016 - 12:29 Dört saatlik istihbarat zaafının 40 yıllık hikâyesi
8 22/07/2016 - 14:39 Bir kışlanın önünde cesedi bulunmuş 16 yaşındaki bir çocuk...
8 14/07/2016 - 14:45 Bizi öldüren çifte standartlarımız
8 12/07/2016 - 13:09 Muhacirlikten mülteciliğe bir yüzyıl...
8 08/07/2016 - 17:54 Çankırı’dan Londra’ya bir Türkiye Hikâyesi -3-
8 07/07/2016 - 12:56 Çankırı’dan Londra’ya bir Türkiye hikâyesi -2-
8 03/07/2016 - 15:11 Çankırı’dan Londra’ya bir Türkiye hikâyesi...
8 02/07/2016 - 17:14 Leviathan böyle istedi
8 24/06/2016 - 10:43 Seni ve fikirlerini sevmiyorum o hâlde tutuklanabilirsin
8 18/06/2016 - 19:10 Bir zamanlar Kadıköy’de…
8 15/06/2016 - 18:11 Bir zamanlar Türkiye’de...
8 12/06/2016 - 13:46 Olasılığı en yüksek tehlikeli senaryo
8 11/06/2016 - 15:12 Antropolojik bir sorun olarak PKK
8 11/06/2016 - 15:04 Muhammed Ali İstanbul’dan geçerken...
8 11/06/2016 - 15:03 PKK'nın yedinci kez yenilmesi
8 29/05/2016 - 13:39 Bir timsah tarafından yutulan adamın hikâyesi...
8 27/05/2016 - 14:22 Her ağacın kurdu özünden olur
8 13/05/2016 - 14:25 Pelikan'ın inine doğru...
8 08/05/2016 - 13:28 O gece radyoda olanlar...
8 03/05/2016 - 19:57 Benden selam olsun Pelikan Bey’ine!
8 01/05/2016 - 15:48 Erdoğan laikliği nasıl kurtardı?
8 26/04/2016 - 13:02 Sizin favori cemaat operasyonunuz hangisi?
8 25/04/2016 - 21:00 Börteçine bizi Ergenekon’dan nasıl çıkarmıştı?
8 19/04/2016 - 14:31 Askerî okullara girişte paralel yollar...
8 16/04/2016 - 14:02 Türkiye’ye atış serbest!
8 11/04/2016 - 12:01 Buzdolabında Bekleyen Raf Ömrü Uzun Bir Ürün...
8 04/04/2016 - 21:03 Washington’dan Londra’ya paralel bir dava hikâyesi...
8 31/03/2016 - 12:41 “Kore istihbaratı” Türkiye’de nasıl manşet olur?
8 28/03/2016 - 18:59 Cemiyetin ödülünü hak eden esas haber...
8 22/03/2016 - 14:00 Boğaziçi’nde Yaşayan Simonlar -2-
8 21/03/2016 - 22:37 Boğaziçi’nde Yaşayan Simonlar…
8 20/03/2016 - 14:00 Yarın bir canlı bomba saldırısında ölseniz arkanızdan yazılacaklar
8 13/03/2016 - 15:33 Rukiye Hanım’a yardım etmek...
8 08/03/2016 - 13:54 ABD Büyükelçiliği’nden beklenen esas açıklamalar
8 03/03/2016 - 14:23 Tırların arkasında ne vardı-4
8 02/03/2016 - 14:24 Tırların arkasında ne vardı -3-
8 01/03/2016 - 20:55 Tırların arkasında ne vardı? -2-
8 01/03/2016 - 20:53 Tırların arkasında ne vardı?
8 01/03/2016 - 18:31 Tırların Arkasında Ne Vardı?
8 22/02/2016 - 18:00 Türkiye neyiniz olur?
8 17/02/2016 - 12:34 Bir şöhretli şarkıcının hüzün verici hikâyesi...
8 12/02/2016 - 20:02 Sen Abdülhamit’i savundun!
8 10/02/2016 - 13:12 Nobel barış ödüllü Obama Türkiye’deki barışı nasıl sabote etti?
8 08/02/2016 - 13:24 Ayasofya nasıl müze olmuştu?
8 27/01/2016 - 14:41 Televizyondaki bir evlilik programında dedeni görmek gibi…
8 24/01/2016 - 12:51 Bir zamanlar Ankara’daki Amerika...
8 22/01/2016 - 18:57 BAŞKA NE OLMASINI BEKLİYORDUNUZ Kİ?
8 16/01/2016 - 12:47 O eski aydınları özlerken...
8 13/01/2016 - 15:03 Bu kez PKK’nın yenilmesine izin vermek...
8 10/01/2016 - 14:52 Cuma’dan Pazar’a nasıl gelmiştik?
8 09/01/2016 - 15:21 Fikirleri X-ray cihazlarını öttürecek aydınlar üzerine…
8 03/01/2016 - 12:09 "2016 İçin Bir Dost Tavsiyeleri... (1)"
8 27/12/2015 - 12:44 "ODTÜ Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği"
8 25/12/2015 - 20:10 “Yetersiz yoldaşlıklar ve sahte dostluklar”
8 21/12/2015 - 12:29 Dinle neyden...
8 14/12/2015 - 21:59 ‘Çifte referandum yapalım’ önerisi!
8 13/12/2015 - 12:35 Bitaraflık Bayramı kutlu olsun!
8 12/12/2015 - 10:50 Zizek hakkında konuşmamız gerek
8 09/12/2015 - 11:16 Hendeği taşerona kazdırmak…
8 07/12/2015 - 12:10 Cumhuriyet’in acıklı Sindirella hikâyesi…
8 30/11/2015 - 15:28 Sessiz kalabalıkların sesini duymak
8 29/11/2015 - 12:39 Dört ayaklı minare ne zaman düşecek?
8 27/11/2015 - 14:55 Kaçakçılık ve organize haberler dairesi...
8 25/11/2015 - 10:35 Hayır diyebilen hatta jet düşürebilen Türkiye
8 20/11/2015 - 15:08 Havalar daha da soğumadan bir balkona çıkmaya ne dersiniz?
8 15/11/2015 - 12:46 İnsanlığın dünkü tarihi…
8 14/11/2015 - 11:29 “Farqîn direniyor” vs “Silvan için ses ver”
8 14/11/2015 - 11:27 Artık ne öz yurdunda garipsin ne de öz vatanında parya
8 10/11/2015 - 12:39 Bildirideki bir imzanın hatırlattıkları…
8 07/11/2015 - 09:48 Koyun sürüsü, zebra sürüsü ve çakal sürüsü
8 02/11/2015 - 10:31 Fetret Devri’nin sonu...
8 28/10/2015 - 11:10 Kimin Tarafından Kandırıldığını Bilemeyecek Kadar Kandırılmış Olmak...
8 25/10/2015 - 12:17 Peki o enseler nasıl kararmıştı?
8 21/10/2015 - 14:31 Yalanla flörtün tarihçesi
8 19/10/2015 - 11:17 Elinize tutuşturulan tapelerin manası…
8 15/10/2015 - 12:27 Cinayetten iki gün önce
8 15/10/2015 - 12:25 Peter Pan’ın kulağını çekmek…
8 12/10/2015 - 09:46 Alçaklığın dünkü tarihi...
8 09/10/2015 - 10:38 Savcı’nın yakaladığı kayıp halka
8 05/10/2015 - 12:16 Sevgili arkadaşım Sözcü…
8 30/09/2015 - 11:41 Otomatik pilot modunda dış politika analizinde irtifa kaybı…
8 27/09/2015 - 10:48 Adına da Tahşiye derler…
8 21/09/2015 - 22:23 AK Parti’nin seçimlerdeki en büyük kozu
8 07/09/2015 - 13:11 Kürtlere rağmen, Kürtler için
8 04/09/2015 - 17:50 'Mesih soluklu' tembel aydınlar...
8 01/09/2015 - 11:51 Reyhanlı katliamı bağıra bağıra gelmiş
8 31/08/2015 - 13:30 Silvan Mücadele gazetesi yazıyor…
8 26/08/2015 - 12:43 Serhat’ın kaç yaşında olduğunu da sordunuz mu Pervin Hanım?
8 23/08/2015 - 12:23 90’lı yıllar; sizin de bildiğiniz gibi değil…
8 17/08/2015 - 11:35 PKK’nın fantezileri, Kürtlerin gerçekleri
8 16/08/2015 - 11:47 Şehrin en popüler kafesinde patlayan bomba...
8 11/08/2015 - 11:18 Şimdi söz sırası kronolojide
8 09/08/2015 - 11:19 Hiç atanamamış bir öğretmenin bize anlatmaya çalıştığı...
8 07/08/2015 - 11:16 Peki ya bir bebekten canlı bomba doğuran karanlık?
8 06/08/2015 - 10:54 Türk entelijansiyası nasıl kafayı yedi?
8 29/07/2015 - 10:55 Silah bırakmak için öldüren bir örgütün çok acıklı hikâyesi...
8 27/07/2015 - 10:58 Lizbon’da 32 yıl önceki o acı günün hatırası için....
8 26/07/2015 - 12:08 Radikal ama artık hiç şık değil
8 22/07/2015 - 11:11 Akın var akın ölüme akın...
8 21/07/2015 - 10:45 İslamcı delikanlılar ne zaman nargileyi bırakır?
8 19/07/2015 - 11:59 İki salla, bir bağla, üç salla, bir eğil ve aman unutma!
8 19/07/2015 - 11:59 Katı olan her şeyin buharlaştığı bir ramazan
8 13/07/2015 - 11:13 Kesin baraj altında kalacak silahlar…
8 12/07/2015 - 13:06 Dinleme iftiraları bir bir çökerken…
8 08/07/2015 - 10:39 “Eee barajı geçtik şimdi ne yapacağız?”
8 06/07/2015 - 11:09 Bağımsız Jüri’nin en büyük ödülü…
8 05/07/2015 - 13:47 Açık renkli, tenteli, spor arabanın şoförü
8 01/07/2015 - 11:11 Siyasi tekfircilik de öldürür…
8 28/06/2015 - 12:24 “Çok yakışıksız iddialar” üzerine...
8 26/06/2015 - 11:03 Yemin ederken ayağını kaldıranlar koalisyonu…
8 21/06/2015 - 09:48 “Seni Başbakan yaptıracağız”
8 19/06/2015 - 08:03 İslamköy’den gelip, İslamköy’e dönmek…
8 12/06/2015 - 09:42 Frank Underwood’un aklındaki muhtemel koalisyon…
8 10/06/2015 - 10:39 Seçimler sonucunda ortaya çıkan seçimler üzerine...
8 07/06/2015 - 11:45 Zorunlu bir teşekkür yazısı…
8 03/06/2015 - 10:21 Aşırı platonik bir aşk hikâyesi…
8 03/06/2015 - 10:08 Deşifre edilmeyi bekleyen gerçekler…
8 29/05/2015 - 15:30 Bir gün bir adam bir ağaçtan düşmüş…
8 27/05/2015 - 12:53 Açılmayan sandıklardan çıkan ilk sonuçlar…
8 24/05/2015 - 13:42 İlk çok partili seçimlerde çocuklar gibi şendik…
8 22/05/2015 - 17:22 Hiç komik değil
8 20/05/2015 - 13:03 Cemil Bayık Samsun’a da çıkacak mı?
8 18/05/2015 - 12:23 Bir zamanlar laiklik tehlikedeyken…
8 13/05/2015 - 17:10 Yoksa Evren’in cenazesine ABD elçiliği bir çelenk dahi göndermedi mi?
8 12/05/2015 - 11:54 Yeni Türkiye’den eski bir darbeciyi uğurlarken…
8 10/05/2015 - 18:27 Yıkık bir minarenin büyük direnişi…
8 03/05/2015 - 22:25 Yirminci yüzyılın 98 yılının hikâyesi…
8 01/05/2015 - 11:53 AK Parti 1 Mayıs’ta Taksim’e!
8 29/04/2015 - 13:23 Nusaffigu Cemian
8 27/04/2015 - 11:23 Hüseyin Albay’ı ‘yargıdan’ kurtarmak/Filmin başı…
8 24/04/2015 - 11:47 100 yıl sonra perde-i zulmet açılırken…
8 20/04/2015 - 11:53 Ah işte tam yaşanacak bir Türkiye...
8 19/04/2015 - 11:39 70 yıllık bir Ankara polisiyesi…
8 17/04/2015 - 11:27 Biz Türkiye’nin haysiyetli insanları…
8 15/04/2015 - 12:28 Erozyona karşı mücadele eden silahlı bir izci örgütü
8 08/04/2015 - 11:59 Seçimin şimdiden kaybedenleri…
8 05/04/2015 - 12:06 “Tanrım bu son çılgınlık olsun”
8 03/04/2015 - 11:20 Başınızdaki beyaz bereler…
8 01/04/2015 - 14:33 Laiklerin demokrasiyle imtihanı
8 30/03/2015 - 12:49 Özel bir mesele
8 29/03/2015 - 21:27 Edirne mahreçli bir ajans haberi üzerine…
8 27/03/2015 - 18:13 803 bin 875 kişinin hakkına girmek…
8 23/03/2015 - 12:11 Dağlar, insanlar hatta ölüm bile yorulduysa…
8 18/03/2015 - 12:17 Yaklaşıyor yaklaşmakta olan…
8 16/03/2015 - 14:20 “Altın nesil”i çalmak…
8 13/03/2015 - 11:11 Kadavralar laiktir laik kalacak…
8 08/03/2015 - 11:45 İnce Memed’in ‘resmi’ tarihi
8 04/03/2015 - 12:52 Siz neden burada değilsiniz Ahmet Bey?
8 02/03/2015 - 11:56 Dokunan sadece yanmıyormuş demek...
8 01/03/2015 - 10:47 1000 yıl sürecek bir 28 Şubat…*
8 25/02/2015 - 13:25 Havan ve obüslerin barışa hizmet ettiği an…
8 22/02/2015 - 11:44 Şiddetin tarihine bir katkı…
8 20/02/2015 - 17:30 9 canlı çözüm sürecinin kalp atışları…
8 19/02/2015 - 12:45 Bir eski Türkiye hatıra müzesi olarak Pakistan…
8 18/02/2015 - 23:41 Sanki biri yalan söylüyor…
8 16/02/2015 - 11:52 “Durumlar kötü, IŞİD bize yaklaştı”
8 15/02/2015 - 11:33 Demokrasiyi kurtaran adamın ardından...
8 11/02/2015 - 11:49 Siyaset > istihbarat!
8 09/02/2015 - 13:21 Cumhuriyet’in Diva’sına veda…
8 08/02/2015 - 12:23 Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana…
8 02/02/2015 - 15:02 Bir “sızıntı” hikâyesi…
8 28/01/2015 - 12:18 Alexis’i alıp, Yunanistan’ın borçlarını kapatmak
8 26/01/2015 - 14:04 Cumhuriyet’in “Bir Numarası” kim?
8 25/01/2015 - 13:09 Bir eski Türkiye hikâyesi…
8 21/01/2015 - 11:47 Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -3-
8 20/01/2015 - 12:30 Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -2-
8 19/01/2015 - 12:49 Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı?
8 18/01/2015 - 11:41 Gezi’nin “kullanışlı aptalları”
8 16/01/2015 - 18:23 Ey özgürlük, senin adına ne cinayetler işleniyor
8 12/01/2015 - 13:20 Şer eksenine karşı hayr ekseni…
8 09/01/2015 - 17:13 Muhammed için Ahmed’i ve Mustafa’yı vurmak ya da...
8 07/01/2015 - 13:02 Tatava yapma, New York mafyasına bas geç…
8 05/01/2015 - 11:43 “Kimsenin atıfetini istemiyorum”
8 02/01/2015 - 17:23 Kuveyt’te gazetecilik yapmanın keyfi üzerine…
8 31/12/2014 - 14:55 2014 yılında ne olmadı?
8 29/12/2014 - 12:53 Kaçırdığınız şey…
8 26/12/2014 - 23:51 “Tehlike’nin farkında mısınız”dan “Girilen tehlikeli yollara”
8 24/12/2014 - 14:52 Silahsız bir hareketin silahları
8 22/12/2014 - 14:44 Sana hâlâ yalan söylüyorlar şakirt!
8 20/12/2014 - 14:03 Sana yalan söylüyorlar şakirt!
8 19/12/2014 - 15:50 Sana yalan söylüyorlar şakirt!
8 17/12/2014 - 12:12 Ferşad’ın babası kimdi ve ne yapmıştı?
8 15/12/2014 - 13:08 Paralel devletin çekilmiş en net fotoğrafı…
8 12/12/2014 - 20:25 İklim nasıl değişti ve Akdeniz oldu?
8 09/12/2014 - 12:33 Kafamda bir tuhaflık-2
8 07/12/2014 - 12:12 5816
8 06/12/2014 - 15:13 Toparlanın gitmiyorlar
8 06/12/2014 - 15:11 “Yasakoyucunun takdir alanına elatma olur”
8 02/12/2014 - 12:19 “Bize Ankara hükümeti verin”
8 30/11/2014 - 12:13 Karanlıkta parıldayan yıldız
8 28/11/2014 - 11:54 Ya meczupluk ya demokrasi
8 26/11/2014 - 12:08 Saksı değiller
8 24/11/2014 - 11:31 Dersim özür sırası
8 19/11/2014 - 12:17 'Belki inanılmaz gelecek ama'
8 17/11/2014 - 11:19 Siz bakmasanız da olur
8 16/11/2014 - 12:17 Biz seni unutmak için…
8 12/11/2014 - 12:24 İstanbul’un doğusunda bitmeyen oyun
8 11/11/2014 - 11:32 Yolumuz düştü Hacıbektaş’a…
8 08/11/2014 - 12:03 Küçük Kara Balık yola devam ediyor
8 06/11/2014 - 12:17 ABD’ye değil, Barışa Bak
8 26/10/2014 - 09:39 Amber taşından çıkan dersler…
8 22/10/2014 - 13:45 Yandash medyadan haberler…
8 22/10/2014 - 13:44 Bildiğiniz gibi değil
8 22/10/2014 - 13:41 2000 yıllık hesaplaşmanın mağduru olan bir korseci…
8 18/10/2014 - 10:03 Failleri meçhulleştirmek…
8 14/10/2014 - 13:02 Hacıyatmaz
8 10/10/2014 - 11:48 PKK’nın Cadı Avı…
8 08/10/2014 - 12:09 Elinizdeki o benzin bidonunu yavaşça yere bırakın…
8 06/10/2014 - 12:00 Türkiye’nin PYD’ye desteğinin açık delili
8 01/10/2014 - 11:27 Bir kapatıp açsanız
8 30/09/2014 - 16:53 46 yıl önce gelen bir mektuba cevap…
8 29/09/2014 - 17:12 Kuru derelerde boğulmadan…
8 26/09/2014 - 18:47 Yargıtay meselesi nasıl halledildi?
8 22/09/2014 - 13:07 “Sözde rehin tutulan” gerçekler…
8 22/09/2014 - 12:39 Yaslı gittik, şen geldik
8 20/09/2014 - 10:47 Hacı Bayram-ı Veli’ye 100 yard uzakta…
8 16/09/2014 - 12:08 Dağları bombalayarak IŞİD biter mi?
8 10/09/2014 - 15:08 “Enteresan bir yapı” hakkında…
8 05/09/2014 - 18:15 Tamam, bakmıyoruz…
8 01/09/2014 - 17:27 Savaş bitti teğmen!
8 01/09/2014 - 17:01 Savaş bitti teğmen!
8 29/08/2014 - 18:21 Alışırsınız, alışırsınız...
8 25/08/2014 - 10:42 Kandil dağından bile görünen marjinallik…
8 20/08/2014 - 14:17 Almanlar bizi dinleyince…
8 18/08/2014 - 15:37 Yeni Türkiye’de yaşama rehberi
8 13/08/2014 - 19:53 Acımadı ki…
8 10/08/2014 - 12:52 Bir Cumhuriyet Prensesi’nin İntiharı
8 08/08/2014 - 16:33 Çok affedersiniz…
8 30/07/2014 - 11:48 Kullanışlı aptallık - 4S
 
 
 
 
1 -


Abdullah Yıldız

“Dostlarıyla Uğraşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar”

12/12/2017 - 12:12

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat