Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Orucun Başını Dik Tutun Ki, Oruç Da Sizin Başınızı Dik Tutsun * Dinin Direği * Medeniyetler * Kur'an'a göre Din kavramı ve Din'in Kaynağı * ABD'de öldürülen Müslüman genç kız için binlerce kişi toplandı * Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler * Bıyık meselesi nasıl başladı? * Adalet * Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor! * “Fırat’ın batısı”ndaki müstakbel ittifak...

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 40469
Toplam 374310687
En Fazla 606285
Ortalama 152904
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0
.: Yazarlar :.

 
Sömürgeci Batı’nın Ruh Hali
14/03/2017 - 22:41

Yakup Döğer

Sömürgeci Batı’nın Ruh Hali

 

 
Son dönemde ve özellikle de 15 Temmuz sonrası Batı’nın Türkiye özelinde İslam Dünyasına karşı nefret içeren tavrı, sürekli haber ve yorum konusu olarak tartışılmaktadır. Genel olarak sebebin her bakımdan ekonomik ve teknolojik olarak güçlenen Türkiye olduğu ve bununda Batı tarafından hazmedilemediği üzerinde durulmakta, tartışmaların merkezine bu yaklaşımlar oturmaktadır.

Herhangi bir olay ya da gelişme iki türlü okunabilir. Birincisi, olay ve gelişmenin içinde bulunanlar tarafından değerlendirilmesi. İkincisi, olay ve gelişmelere dışarıdan bakanlar tarafından değerlendirilmesi. Bizler Müslümanca bir bakışla içeriden bakarak olay ve gelişmeleri kendi ilkelerimizle değerlendirerek, Müslümanca bir yaklaşımla yorumlamaya çalışıyoruz. Düzenin gayri-meşruiyeti, yönetimi cahili olduğu, yöneticilerin İslam hukukuyla değil de cahili hukukla hüküm verdiği konuları bildiğimiz ve tasvip etmeyip, ret ettiğimiz şeyler. Muhalif Müslümanların cezalandırıldığı, ifade hürriyetine müdahale edildiği, ileriye dönük muhalif hiçbir sesin bırakılmamaya çalışıldığı da öngörülerimiz arasında. Devletin böyle bir hesabının olduğunu görüyoruz, öyle tahmin ediyoruz. Bunlar yaşadığımız ülkede bizim muhatap olduğumuz sorunlar olarak önümüze çıkıyor.

Birde Batı’nın son dönemde sesini Müslümanlar aleyhine yükseltmesi, yükseltmenin ötesinde fiili olarak körüklemeye başlaması, İslam karşıtlığının Batılı devletler eliyle propagandaya dönüşmesinin nedenlerini düşünmek gerekmektedir. Yukarıda değindiğimiz gibi, ekonomik ve teknolojik gelişmelerden rahatsız olduklarından dolayı Batı’nın hazımsızlık yaşadığı üzerine değerlendirmeler yapılmakta. Bütün bu değerlendirilmeler de Batı nefreti için bir sebep oluşturmakta ise de, eksik kaldığı kanaatini taşıyorum. Asıl sebebin de bunlar olmadığı kanaatindeyim. Batı’da yükselen bu nefretin daha derinlemesine tahlil edilebilmesi için, tarihi ve sosyolojik olarak da ele alınması gerekmektedir.   

Şurasını biliyoruz ki, yaklaşık iki yüzyılı aşkın zamandır ne Batı’ya nede Batının sömürgeci paradigmasına karşı İslam Aleminde ciddi bir aykırı ses çıkmadı, çıkmadığı gibi sürekli Batı zihni ve onun tasavvuru yeni bir medeniyet (!) olarak anlatıla geldi. Bu zaman zarfında da sömürgeci Batı, istediği coğrafyada istediği gibi at koşturdu, sömürdü, zulmetti, katletti, vahşice davranmayı bir ahlak haline getirdi. Bu tavrı İslam’a ve Müslümanlara olan düşmanlığının bir yansıması olarak devam etti-etmekte. Batı İslam Coğrafyasında yapmış olduğu insanlık dışı muamelelerinin temelini her zaman İslam’a ve Müslümanlara olan düşmanlığı üzerine kurdu. Bu fikrinden hiçbir zaman vazgeçmediği gibi asla da geçmeyecektir. Batı’nın küçümseyen, hakir gören, basitleştiren, ötekileştiren bu tavrı ekonomik, siyasi, askeri olarak onun karakteri oldu. Bu karakter zamanla öyle üzerlerine sindi ki, Marks’a bile Müslümanlar için, “Onlar kendi kendilerini temsil edemiyorlar, temsil edilmeleri gerek.” Sözünü söyletecek cüretkarlığı verdi. Batı için İslam Coğrafyası “Doğu” olarak kodlandı.

Bir Batılı için Doğulu (yani Müslüman) düşüncesizdir, haindir, çocuksudur, “İlgisizdir”. Avrupalı ise buna karşılık, erdemlidir, olgundur ve “normaldir”. 18. Yüzyılın sonlarından itibaren başlayan ve günümüze kadar süren-sürmekte olan Batı’nın ve Batılının zihnindeki düşüncesi İslam Dünyası için budur. Aykırı ve karşı bir sese tahammülleri olmadığı gibi, buna müsaade etmeyi de asla düşünmezler. Zihin kodları böyle çalışır. Edward Said Batı’nın bu tavrını, “geçmişte şerefli bir devirde Asya’nın çok parlak olduğu, Avrupa’ya karşı daima zaferler kazandığını unutmaması” olarak ifade ediyor. İslam ve Müslümanlar Batı için başlı başına bir tehdit, onların kendi halklarına bile zulmeden zalimce yönetimleri için başlı başına bir felakettir.

Yine Said’in ifadesiyle, İslâm'ın terör, yıkıcılık, nefret edilen barbarlar sürüsü olarak görülmesi boşuna değildi. Avrupa için İslâm devamlı bir felaket konusu idi. Onyedinci yüzyılın sonlarına kadar süren “Osmanlı belası” tüm Avrupa'yı yerinden oynatıyor, Hıristiyan uygarlığı için aralıksız bir tehlike sayılıyordu. Rönesans İngiltere'sinde Samuel Chevv’in etüdü olan “Hilâl ve Gül” de belirttiği gibi “orta halli bilgi ve eğitim sahibi bir insan Londra şehrine baktığı sırada İslâm ve Osmanlı İmparatorluğu tarihine ait ve bu tarihin Hıristiyan Avrupa üzerindeki etkilerine dair pek çok olaylara şahit olabilirdi.” Müslümanların Avrupa’da görüntüsü ya Osmanlı yahut Arab şeklinde fakat daima korkulacak biçimde ortaya çıkmıştı. Bu konu bugün için de önemlidir.

İslam’ın ve Müslümanların Batı ile münasebetleri, Batı dünyasında, Batılı insanın kafasında haçlı ruhuna dayanan bir düşmanlığa dönüşmesine sebep olmuştur. Fransız tarihçi Albert Sorel, Batı’nın İslam ve Müslüman düşmanlığının temelinde kıskançlık, haçlı ruhu gibi duyguların yattığına işaret etmektedir:

Albert Sorel şöyle demektedir;  “Müslümanlar, Avrupa’da görünür görünmez ortaya bir Şark Meselesi çıktı… Papazların ve küçük küçük zorbaların idaresine kendisini rahatça teslim etmiş, şarabını içip uyuklayan Avrupa’nın kapısından içeri giren bu dipdiri, erkek güzeli insanlar; yepyeni bir nizam içinde akıp gelen başarılı muazzam kuvvetler, o zamanki Avrupa’nın örümcekli ve bulanık kafasında bir şok tesiri yaparak onda şifa bulmaz bir dehşet hastalığı(!) doğurmuştur. Müslümanların, uyuklayan Avrupa’nın afyonunu patlatması hadisesi öylesine derin bir tesir yapmıştır ki, aradan yedi asır gelip geçmiş olmasına ve bir gün eski dipdiri delikanlının, ‘hasta adam (!)’ şekline sokulmasına rağmen, Avrupa’nın yirminci batın torunları dahi bu hastalığından şokundan tamamen şifa bulamamıştır.” Bunların ve bunlara benzer birçok sebeplerden dolayı Doğu, Avrupa toplumunun sınırları dışında yaşadığı için tashih edilmiş, hatta cezalandırılmıştır. Ve bir Batılı için “Doğu” denildiğinde akla ilk gelen, cahil, barbar, şehvet düşkünü, Arap ve çöldür.

Bugün Batı’nın ve Batılıların bu azgınlığının sebebinin aslında geçmişin tarihi ve sosyolojik olayları çerisinde yattığını görmek mümkündür. Kanaatimce Türkiye’de yapılacak olan ne referandum ne de başkanlık, ne ekonomik ne de teknolojik gelişmeler Batı’nın bugünkü azgınlığının karşılığı değildir. Bunlar Batı’nın çokta umurunda olan gelişmeler kategorisinde değerlendirilemez. Eğer ki değerlendirilecekse bile çok küçük bir alanı teşkil eder. Asıl sorun, sömürge olarak gördükleri ve kendileri izin vermeden bir şey yapamayacağına inandıkları bir coğrafyadan, kendilerine rağmen aykırı seslerin çıkmasıdır. Bugün Batı için, Doğulu birisinin çıkıp, Batıya karşı, “sende kim oluyorsun” demesi, Batı’nın bütün kimyasını alt üst etmeye yetecek güce sahiptir. Yoksa ekonomik olarak, teknolojik olarak Doğu’nun yeterli olmadığını zaten Batılılar bilmektedir. Kendisinin hava savunma sistemi gönderdiği bir ülkeden, kendisine karşı “sen kim oluyorsun, haddini bil?” diye bir çıkışın olması Batılı bir ülkenin şoka girmesine yeterlidir. Yoksa Halkı Müslüman bir ülkede, Batıya ses yükseltilmedikten sonra, Batılı efendiye (!) saygısızlık etmedikten sonra, başkanlık olsa da, Arabistan gibi şeriatla yönetilse de çok fazla anlam ifade etmiyor. Batılı sömürgeciler için önemli olan, sömürge olarak gördükleri ülkelerdeki yöneticilerin efendilerine (kendilerine) itaatidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı’ya karşı başlattığı aykırı söylemler ve gerek yurt içinde gerekse yurtdışında kullandığı İslami Literatür, kendilerinin mucidi olduğunu iddia ettikleri değerleri kullanarak onların altını boşaltması bu emperyalist Batıyı şaşkına çevirmektedir. Batı’nın şimdiki tavrı, Erdoğan özelinde bütün İslam Dünyasına ve Müslümanlara karşı başlattığı yeni haçlı savaşlarının modern versiyonudur. Batı zihninde bu davranış kabul edilemez olduğu gibi, affedilemez de. Nasıl olur da kendi sömürgesi olan bir ülkenin başkanı, efendilerine karşı böyle pervasız ve saygısız davranabilir? Batı alışkın olmadığı tepki karşısında irkilmektedir. Sebebi, asırlarca dünyaya egemen olmuş İslam Medeniyetinin, hasta adam halinden çıkıp yeniden kapılarına dayanma korkusudur.

Batının emperyalistleri bu işe bir çare bulmalı, İslam’ın ve Müslümanların önünü kesmelidir. Bu yüzden özgürlüğün (!) mucidi olan Batı’nın başlattığı başörtüsü yasakları, kamusal alanda İslam’ın sembollerinin kısıtlanması, nefret söylemlerinin bizzat Batılı devletlerce körüklenmesi, Batıda baş gösteren onmaz İslam düşmanlığının nişaneleridir. Bunlar Batı’dan bakıldığında görülen haldir.  Batı basınında çıkan “Erdoğan halife olmak ve İslam Devleti kurmak istiyor,” “İşte Erdoğan-Türkiye ve gerçek halifelik”, “Türkiye halifeliği tekrar eski haline getirecek mi?” vb. haberler, bu haberler üzerine sürdürülen akademik tartışmalar bizim için ne kadar anlamsız, afaki ve boş yaklaşımlarsa, Batı içinde aynı derecede ciddi ve tehlike arz eden olağanüstü gelişmelerdir.

Biz olayları ve gelişmeleri içeriden gören Müslümanlar olarak siyasilerin yapmış olduğu söylemlerin popülist söylemler olduğunun zaten farkındayız. Sisteme Müslümanları da entegre etmeye, muhalif olanların ise bir şekilde susturulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bu gelişmeler hükümetin üstünde bir devlet politikası olarak gündeme gelmekte ve işlevsellik kazanmaktadır. Bugün sistem tarafından baskı gören, zulme uğrayan, hakları gasp edilen, tutuklanan, ceza yatan, çalışmaları engellenen, programları iptal edilen İslami yapılar, sabırla yollarına devam edecek yılmayacaktır. Allah, kendi rızası için mücadele eden, yolunda cehd gösteren her ferde, her cemaate, her yapıya eksiksiz olarak ecrini verecektir. Bu Allah’ın vadidir. Cahili olan bütün düzenler kendisine muhalif gördüğü bütün yapıları bir şekilde bastırmak, yok etmek, marjinal bırakmak istemektedir. Bu düzenden başka bir tavırda beklenemez. Beklemekse saflık olur.

Müslümanlar, Batılı emperyalistlerin görüp de kendilerinin farkına varamadıkları en büyük nimet olan İslam Dininin işlevselliğini, inanan ferde verdiği enerji ve mücadele aşkını, İslam’ın inşa gücünü fark etmelidir. Yeryüzü müstekbirlerinin korktuğu ne laik cumhuriyetin cumhurbaşkanı olan Erdoğan’dır, ne de ekonomik, teknolojik gelişmelerin süratle ilerlemesidir. Sonuçta Cumhurbaşkanının İslam Devleti ve hilafet gibi bir derdinin olmadığını bizlerin bildiği gibi onlarda bilmektedir. Bu zalimler için asıl sorun söylemin dilidir. Böyle itirazcı bir söylemin sürekliliğinin bir domino etkisi yapabileceğini düşünerek Müslüman halkların kendilerine karşı yeni bir şuurla İslam’ın inşa eden ruhunu kuşanmalarından korkmaktalar. Yoksa Türkiye’de referandum olmuş, başkanlık gelmiş, ekonomi düzelmiş çokta dikkate aldıkları söylenemez.  

Şurası da bir gerçek ki, artık ne Batı’nın ne de ABD’nin küresel ölçekte yaptığı hesaplar tutmamaktadır. İstediklerini eski günlerde olduğu gibi hemen basitçe yapamamaktadırlar. Öyle görünüyor ki, kendi dışındaki dünyayı sömürerek israfa ve refaha alıştırdıkları halkları, sömürünün getirisinden yoksun kaldıklarında kendi yönetimlerinin başına inşaallah bela olmaktan geri kalmayacaktır.
 
 
küre medya

918

 

Yorum Ekle

Yazdır
 

YORUMLAR

RAST HABER.COM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 17/05/2017 - 16:14 Olağanüstü Hal Fıkhı
8 24/04/2017 - 00:02 Postmodernizm-Mikro Parçalanmışlık –I-
8 13/04/2017 - 00:28 Kur’an’a Tarihselci yaklaşımın arka planı
8 14/03/2017 - 22:41 Sömürgeci Batı’nın Ruh Hali
8 02/12/2016 - 16:25 Devletin Dinden Soyutlanması
8 13/10/2016 - 13:29 Kur’an ve Devlet
8 17/09/2016 - 17:34 Postmodern Tefrika
8 29/08/2016 - 22:30 Otorite-İktidar, Devlet-Hükümet ayrımı
8 24/08/2016 - 14:35 Modern Devlet Efsanesi
8 15/08/2016 - 13:21 MODERN DEVLET: ŞİDDETİN MEŞRU KAYNAĞI
8 02/08/2016 - 20:18 Darbe Girişimi İslami Camia ve Toplum
8 25/07/2016 - 13:18 Nurcular
8 12/07/2016 - 22:20 MODERN DEVLETİN VAROLUŞ ZEMİNİ
8 09/07/2016 - 16:20 Peygamber Sünnetinden Yeni Bir Dünya
8 28/06/2016 - 15:34 İsrail’le Normalleşme ve Devlet Gerçeği
8 25/06/2016 - 18:13 Modern Devletin varoluş zemini
8 15/06/2016 - 17:57 MÜSLÜMANLAR NE YAPMALI?
8 11/06/2016 - 16:35 Peygamber Devleti-6
8 27/05/2016 - 14:58 “Ben” Kalmak ya da “Biz” Olmak
8 25/05/2016 - 15:23 Peygamber Devleti-5
8 21/05/2016 - 13:40 Peygamber Devleti-4 Modern Müdahene-uzlaşma çabaları
8 10/05/2016 - 18:27 Peygamber Devleti-3
8 06/05/2016 - 20:11 Peygamber Devleti-2
8 28/04/2016 - 17:44 Peygamber Devleti
8 13/04/2016 - 13:59 İnsanlık Tarihinde Kırılma anları
8 26/03/2016 - 19:29 Eski Zaman İnsanlar
8 13/03/2016 - 15:33 Yeni Bir Dünyanın İnşası İçin
8 11/02/2016 - 17:39 Küresel Dünyada Devlet Tecrübesi
8 08/02/2016 - 13:43 Canlı Bir Tarih Daha Aslına Rucu Etti
8 19/12/2015 - 12:12 Ait Olma Duygusu ve Yalnızlık Korkusu
8 03/12/2015 - 11:15 Montelenmiş Modern Devlet ve Muktedir olamayan İktidarlar
8 20/10/2015 - 13:52 Hayrettin Karaman Ne Yapmak İstiyor?
8 06/10/2015 - 11:59 ABD-Rusya savaşından İslam Devleti çıkar mı?
8 23/09/2015 - 11:08 Modern Devlet: Şiddetin meşru kaynağı
8 29/08/2015 - 13:42 Sistem Eleştirisi
8 21/07/2015 - 11:10 Ümmetin Dostları ve Düşmanları Koalisyon Yapar mı?
8 08/06/2015 - 11:25 Tercihlerin Dünyası
8 16/05/2015 - 12:29 Şecaatini Arz Ederken Sirkatini Söylemek
8 09/05/2015 - 11:56 İnsanı Düzelt ki Dünya Düzelsin
8 07/04/2015 - 14:43 "An"da Var Olmalı İnsan
8 15/03/2015 - 11:36 Esenliğe Çağrı
8 10/02/2015 - 14:09 Yarınları Elimize Almalıyız
8 02/02/2015 - 15:37 Siyasal İktidarlar Açısından Yasallık ve Meşruiyet
8 17/01/2015 - 14:42 Cumhuriyetin Çocukları
8 03/01/2015 - 12:59 Davet Sorumluluğumuz
8 15/12/2014 - 13:32 Kendimle Kavgam
8 15/12/2014 - 13:29 Dünyevileşme ve Karşı Duruş
8 25/10/2014 - 09:14 Algı Koçları
8 10/09/2014 - 16:55 Yılanlar Bin Yıl mı Yaşasın?
8 10/09/2014 - 16:53 Hayatın Gerçeği
8 05/04/2014 - 08:27 Davet Bir Yaşam Tarzıdır
8 18/02/2014 - 14:07 Yermük Harbinde Üç Güzel Adam
 
 
 
 
1 - Kur'an'a göre Din kavramı ve Din'in Kaynağı
2 - Medeniyetler
3 - Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler
4 - ABD'de öldürülen Müslüman genç kız için binlerce kişi toplandı
5 - Dinin Direği
6 - Orucun Başını Dik Tutun Ki, Oruç Da Sizin Başınızı Dik Tutsun


Abdullah Yıldız

Katar-Karadavî, Kadir Gecesi, Bayram Namazı ve İmam-Hatipler

20/06/2017 - 18:35

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat