Yavuz Bey de Demirtaş’çı çıktı!

Yavuz Bey de Demirtaş’çı çıktı!


“Osman Öcalan’ı TRT’ye kim çıkardı? Kim çıkardı?”

 

“Naniiik.. Kırmızı bülten ile aranan Osman Öcalan, TRT’ye nasıl çıktı?”

 

“Seçim yarışında Osman Öcalan’dan beklenti içine girildi ise, yazık bu ülkeye, yazık..”

 

Sözleri eşliğinde..

 

Zaman zaman bazı okurlarımız bize de çağrı yapıyorlar: “Yazsana yazsana.. Yaz da görelim..”

 

Aslında birkaç defa yazdım.

 

Ama okumamış olanlar için kısaca bir daha özetleyeyim..

 

Osman Öcalan, yargılanması gereken bir teröristtir.

 

 20 yıla yakın süredir, terörist eylemlerini ve hatta söylemlerini terketmiştir..

 

TRT’ye çıktığında, PKK ve teröristler lehine değil..

 

PKK ve teröristler aleyhine sözler sarfetmiştir..

 

Şimdi bana sorun:

 

“AK Parti’nin karşısında hangi aday güçlü ise, hangi partinin adayı olursa olsun, o adaya oy verin” diyen, halen elinde silah olan Murat Karayılan mı?

 

Yoksa..

 

“PKK yanlış yoldadır. İhanet içindedir” diyen ve elindeki silahı 20 yıl önce bırakan Osman Öcalan mı?

 

Ben size cevap vereyim..

 

İkisinin de canı cehenneme..

 

İkisi de asker katili..

 

Ama bana “İlla bir tercihte bulun.. Sadece iki aday var.. Murat Karayılan’ı mı dinleyelim, yoksa Osman Öcalan’ı mı?” derseniz..

 

Sizin yüzünüze tükürürüm..

 

Birisi silahı bırakmış. Yanlış yaptığını kabul etmiş.. Pişman olmuş..

 

“Pişman olması sebebi ile, mübarek birisi mi oldu?” diyebilirsiniz..

 

Cevabım “hayır”dır..

 

Ama..

 

Ben de size sorarım: “Murat Karayılan mı, mübarek birisi?”

 

Yine sorarım..

 

“Bugün hâlâ askere polise kurşun sıkan Murat Karayılan mübarek birisi midir ki, onun sözü ile hareket ediyorsunuz? Onun talimatı ile büyükşehirlerde aday göstermeyen HDP’yi kutsuyorsunuz? PKK’nın başının dümenine girip, onlarla birlikte aynı adaya oy kullanıyorsunuz? Şu an bile, Murat Karayılan’la birlikte, o belediyeleri yönetiyorsunuz? 20 yıl önce silahı bırakan ile, bugün hâlâ silah kullanan arasında tercihte bulunmak zorunda kalırsanız, hangisini tercih edersiniz?” 

 

Bu soruma cevap vermeyen ahlaksızlar..

 

“Ne olmuş? Ne olmuş? PKK’nın başı ile aynı adaya oy verdiysek, PKK’nın dümenine mi girmiş olduk” diyerek, aklımızla alay etmeye kalkışanlar..

 

81 vilayetten, küçük bir ilde, tesadüfen PKK’nın başının oy verilmesini istediği aday ile, İyi Partililerin adayı örtüşür, anlarım..

 

İkinci bir vilayette de, böyle bir tesadüf yaşanır, anlarım..

 

Haydi üçüncü bir vilayette de, böyle bir tesadüf olur, yine anlamaya çalışırım.. 

 

Ama..

 

81 vilayetin en büyük 5’inde..

 

PKK’nın başındaki eli kanlı teröristin talimatı ile HDP; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana’da aday çıkartmamış ise..

 

Bu illerde CHP’nin adayını destekleyeceğini açıklamış ise..

 

İyi Parti de, bu illerde aday çıkartmayıp, aynı şekilde CHP’li adayı destekleme kararı vermiş ise..

 

Yetmemiş..

 

Bu illere ilaveten..

 

Daha birçok ilde, İyi Partililer, ilçede kendi adaylarına, ilde ise HDP’lilerle birlikte aynı yönde oy kullanmışlarsa..

 

Lütfen, zekamızla artık dalga geçmeye kalkışmayın..

 

Bir halt yediniz..

 

Susun, oturun oturduğunuz yerde..

 

“Hata idi, düzelteceğiz” deyin..

 

Ama o kirli ittifakınızı sürdürürseniz..

 

HDP eski genel başkanı Selahattin Demirtaş ile kahvaltı sofrasında buluşmaya kalkışırsanız..

 

Yetmez..

 

İyi Parti’nin ağır topu Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklaması ile, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi yönünde açıklama yaparsanız..

 

Bize de, “Hooop dedik beyler.. Ülkücülüğü böyle pespaye şekilde istismar edemezsiniz.. Milliyetçileri böylesine bir ihanetle, arkadan vuramazsınız” demek düşer..

 

Neydi, Yavuz Bey’in sözleri?

 

Selahattin Demirtaş’ın AİHM kararını yorumlarken söylüyor, ben de bire bir size aktarıyorum:

 

“Türk mahkemelerinin üzerine böyle bir leke düşmemelidir. Biz hukuk tanımaz, hukuk saymaz, uluslararası anlaşmalara itibar etmez, kafasına göre davranır, keyfine göre konuşur bir ülke imajının içerisine düşmemeliyiz. Böyle bir şeyi hak etmiyoruz. Dolayısıyla mahkemelerin kararlarına saygı duymak lazım. Türklerin en şöhretli tarafları, adil mahkemeler olduğu gerçeğini dünyaya gösterebildikleri zamanlardır.”

 

Amanin ki ne amanin..

 

Bu AİHM, yarın kalkıp derse ki, “Abdullah Öcalan’ın cezaevinde kalma süresi çok uzundur, tahliyesi gerekir..”

 

Serbest bırakılmasını, aynı büyük aşk ve şevkle, savunacak mısınız, Yavuz Bey?

 

Daha çok örnek veririm de, bu yeter sanırım..

 

Sadece mantığı çözmek için hatırlatayım..

 

Aynı AİHM, “Başörtü, yasaklanabilir. Bu ülkelerin iç işidir” deyip başörtü yasağının Türkiye’de devam etmesi kararı verdiğinde, Yavuz Bey yine önceki günkü görüşünü mü serdediyordu: 

 

“Biz hukuk tanımaz, hukuk saymaz, uluslararası anlaşmalara itibar etmez, kafasına göre davranır, keyfine göre konuşur bir ülke imajının içerisine düşmemeliyiz.”

 

Veya şöyle soralım:

 

“AİHM ne derse, o hukuktur” mu?

 

AİHM, haşa insanüstü, sorgulanamaz bir mahkeme midir?

 

AİHM kararı karar da..

 

Bizim Türkiye’deki mahkemelerimiz boru mu?

 

Devam ediyor Yavuz Bey:

 

“Biz şöyle bir ülke olamayız: Efendim, biz söz verdik ama sözümüzde durmayız, biz anlaşmalara imza atarız ama imza attığımız anlaşmalara kendimizi bağlamayız, kendi işimize gelen kurallara itibar eder, kendi işimize gelmeyen kurallara da keyfi davranırız.”

 

Afedersiniz, o zaman siz de şöyle düşünüyorsunuz Yavuz Bey: “Durun daha siz durun. Apo’nun heykelini dikeceğiz, heykelini..”

 

Siz de bu kanaatte misiniz, Yavuz Bey?

 

Ki, şehit edilmiş binlerce askerimizi ve polisimizi görmezden gelircesine, PKK’nın başının heykelini dikme sözü veren adamın tahliyesini içeren AİHM’in verdiği hukukdışı kararı kutsuyorsunuz?

 

Sözleşmeye sadık kalacakmışız!

 

Sözleşmeye AİHM de sadık kalsın..

 

Eline silah alan adamların tahliyesini bize dayatmasın..

 

Çıksın izah etsinler, “Gerilla’nın (o “Gerilla” diyor, ben “Terörist” diyorum) cenazesine katılmayan milletvekili için disiplin soruşturması açarım” demek, terörü kutsamak değil de, nedir?

 

Çıkıp söylesinler, birisi “Bin Laden’in heykelini dikeceğiz” dese, AİHM “O kişinin de ifade hürriyeti var, tutuklayamazsınız” der mi? 

 

Lütfen beyler.. 

 

Siyaset yapıyorsunuz, anlarım.. 

 

Anlarım da.. 

 

Siyaset yaparken, kendi kafanıza da sıkmayın, yani!

Google+ WhatsApp