‘Yarım saat içinde her şey olabilir’...

‘Yarım saat içinde her şey olabilir’...


‘Yarım saat içinde her şey olabilir’...

 

 

60’lı yılların ortalarında yapılmış, yıllar yıllar sonra bizde de yayınlanmış İngiliz yapımı bir ‘kukla bilim-kurgu’ dizisi vardı...

Stingray.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Hatırlayan var mıdır bilmem. O günün şartlarında dahi bugünün kimi bilim-kurgu filmlerinden iyiydi.

Özel bir denizaltı ve ekibinin maceralarını anlatırdı; gizli kuruluşun adı “World Aquanaut Security Petrol”dü. Baş harflerine dikkat isterim; WASP!

İki mottosu vardı...

İlki, ‘Önümüzdeki yarım saat içinde herşey olabilir’!..

***

Türkiye’nin bir dünya aktörü olarak duruş ifadelerinden biri de, Suriye ve müstakbel harekât konusunun, seçimleri bile geri itecek şekilde gündemin başında bulunmasıdır...

Bu tam da ‘yarım saat içinde her şey olabilir’, olmazsa bir yarım saat daha her şeyin olabileceğini bekleme durumudur...

Fakat o yarım saat içinde, dünyada da sizin yarım saatinizle apaçık bağlantılı, yönlendiren, değiştiren hatta zamanı uzatıp-kısaltan yarım saatler yaşanmakta...

Bölgesel ve küresel aktör olmanın şartı da asıl burada. Yarım saatlerin yönetildiği ‘saatleri ayarlama karargâhına’na girmekte...

***

Yarım saatimizi beklerken, diğer buçuklara bakalım mı biraz?..

Bir, S.Arabistan ve BAE, Pakistan’a 13 milyar dolar verecek. İran ile ilişkilerinde tarafını doğru seçsin, Afganistan-Hindistan konularında doğru kararı versin diye...

İki, Ayın 9’unda Hindistan ve İran Dışişleri Bakanları ülkedeki Chabahar Limanı için bir araya geldiler. Limanın kısmi yönetimi Hindistan’a geçti. Yani? Çünkü bu liman Pakistan’ın Gwadar Limanı’na rakip ve Çin’in Arap Denizi’ne açılmak için asıldığı İpek Yolu’nun da ara parçalarından biri. Pekin bunun için 50 milyar Euro’yu gözden çıkarmış durumda.

Üç, Hindistan, yaptırım altındaki İran’ın bankasına ülkesinde faaliyet izni verdi.

Dört, Hindistan da artık Suriye’dedir. Yeni Delhi, siyasi çözüm sonrası yatırım imkanları için ilk jestini 400 Suriyeli üniversite öğrencisine tam burs vererek yaptı.

Beş, ABD, İsrail’in Suriye stratejisine ne kadar bağlı?.. Bu iyi bir soru ama keskin kenar şu; Irak’taki NATO misyonunun genişletilmesi bölgede bir paradigma değişikliğinin göstergesi mi!

Altı, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet, ‘Çin’in İsrail’de stratejik altyapı ve büyük şirketlere yönelik yatırımları nüfuz tehlikesi oluşturuyor’ açıklaması yaptı.

Yedi, Ayın 13’ünde Beyaz Saray, Dışişleri ve Pentagon’dan İran’a yönelik harekât seçenekleri istedi. Her iki kurum yetkililerinin bundan rahatsız olduğu ortaya çıktı...

Sekiz, Dış politikada kalıp-kıran fikirler fakir. Zenginlik lazım; Rusya ve Çin, İngiltere ile ilişkilerini tazelemek için Londra’ya daha esnek/sıcak davranmaya başlayacaklar.

Dokuz, Bu satırlar yazılırken İngiliz parlamentosunda Brexit oylaması bitmemişti. Ama Dışişleri Bakanı Hunt’ın sözleri şuydu; “Gözüken o ki bir ihtimal daha var: o da Brexit’in gerçekleşmemesi”...

On, ABD Savunma eski Bakanı Chuck Hagel, “Bolton Türkiye’den şamarı yer”...

Onbir, Bizimkilerin eğitimleri ABD’de sürerken, İngilizlerin yeni F-35’leri ‘savaşa hazır’ ifadesiyle Kıbrıs’taki üslere doğru yola çıktı...

Oniki, İyi haber mi sayarsınız kötü haber mi size kalmış; 2019 yılında ABD-Çin-Rusya arasında bir ‘küreyi ortak yönetme’ fantezisi araştırıldı. Mümkün olmadığı anlaşıldı. Ortak çıkarların yönetilmesi bile zordu... (‘US-China-Russia ties will shape the future’, 04/01, The Strait Times.)

Onüç, İsrail, Mısır, BAE, S.Arabistan istihbarat şefleri Türkiye’yi hedef alan gizli toplantı yaptı. Mossad Başkanı: ‘İran’ın gücü kırılgan, gerçek tehdit Türkiye’ dedi. 4 maddede el sıkışıldı; Afganistan, Irak, Esad’ı Arap Birliği’ne kazandırmak, PKK/PYD kartı. (09/01)

Ondört, Sudan’da büyüyen protesto gösterilerinin arkasında ülkede yaşayan ve kayıp 13’üncü Yahudi kabilesi olduğu düşünülen Fur cemaatinin bulunduğu ileri sürüldü...

Onbeş, Kahire’de-Türkiye hariç-bazı Akdeniz ülkeleri (Mısır, İsrail, Rum Kesimi, Yunanistan, İtalya, Ürdün) enerji bakanları ‘Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nda bir araya geldi...

Onaltı, Vokswagen ve Ford küresel işbirliğini duyurdu. Teslim demektir.

Onyedi, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu, “Suriye’den çekilmekte ABD’nin bazı zorlukları var. Bu terör örgütüyle bu kadar iç içe olduktan sonra ondan ayrılmak o kadar da kolay olmuyor. ABD’nin karşı karşı olduğu zorluklardan bir tanesi bu”... “Bu kadar iç içe”... “... after having been so interwined.”

‘Her şeyden haberimiz var’ demektir.

***

Gelelim sadede...

Başkan Trump’ın, “Türk ekonomisini mahvederim” şeklinde tercüme edilen tweet’ine hep kızdık değil mi.. Oysa “buyurun başlayın harekata”a kadar yürütülebilir...

Ankara’nın cevabı, “ortaklar sosyal medya üzerinden konuşmaz” olmadı mı? Çünkü Çavuşoğlu ve Pompeo telefonu yeni kapatmışlardı. 14’ünde de final konuşması Başkanlar arasında yapılmadı mı?

Dikkat gereken ekonomik sopa değil-onu Obama da göstermişti-20 millik güvenli bölgeye Rusya ve İran’ın ne dediği? Böylesi bir alanın üzerinde durmak zordur. Astana’ya atılan ABD kılçığıdır.

Kılçık boğaza takılmayacak. Saat, Erdoğan-Putin görüşmesinde geri-sayıma düşecek.

Bütün iş orada!

***

Stingray’in ikinci mottosu şuydu: ‘Stand by for action’...

Hareket için hazır olun...

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp