Yaptırımda son aşama: “Zıt Erenköy”

Yaptırımda son aşama: “Zıt Erenköy”


“Çıktı”ydı. “Çıkacak”tı.

“Geldi”ydi.. “Geliyordu” derken..

“Çekmecede bekletiliyordu”dan..

“Masa üstüne çıktı-çıkıyor”a gelirken..

“Trump, Erdoğan ile şahsi dostluğu sebebi ile Türkiye’ye torpil geçiyor, yaptırımları hayata geçirmiyor” derken..

“Senato bir daha karar alırsa, bu sefer ABD Başkan’ının da yapacağı bir şey kalmayacak..” İyi polis-kötü polis numaraları sonunda..

Trump zaten Başkanlık koltuğundan gitti.

Eşzamanlı olarak da Senato kararı ile Türkiye’ye S400 yaptırımı uygulaması artık kesinleştiği müjdesi verildi..

“Müjde” diyorum..

Başka türlü kafayı yiyecektik yoksa..

Hepimiz, “Artık ne olacaksa olsun da bitsin şu iş. Ne yapacaklarsa yapsınlar” deme noktasına gelmiştik..

“Yaptırım nedir”“yaptırımının boyutları nelerdir”“yaptırımın süresi var mı”“S400’de değişik karar almazsak bu yaptırımlar ilanihaye sürecek mi?” ve daha birçok soru kafamızda duruyor ama..

Aslında sormamıza da gerek yok..

Tartıştığımıza da değmez..

Niye?

Şunun için..

Türkiye’ye yaptırım hangi amaçla karar altına alınmış?

“Rusya’yı cezalandırma amaçlı 2017 yılındaki kanunu hayata geçirme” amacı ile.

Yani aslında hedef Rusya..

Rusya’ya zaten 2017 yılında yaptırım kararı alınmış..

Şimdi de Rusya ile ilişkilerimiz (S400 alımımız) gerekçe gösterilerek bize de indirekt yaptırım kararı alınıyor..

İyi de..

Rusya için ABD yaptırım kararı almış, 3 senedir uyguluyor.. Ortada bir şey yok..

Tınlayan bile yok..

Aynı yaptırımlar kapsamında İran’la ilgili ABD yaptırımları, çok daha sert içerikte olmasına rağmen..

İran da şu ana kadar o yaptırım kararları sebebi ile kimseye “eyvallah etmiş” değil..

Eeee..

Yaptırımların esas muhatapları sallamıyor iken, yaptırımın dolaylı muhatabı olarak biz mi dert edineceğiz, yaptırımları.

Hani yaptırım dedikleri de..

Gerçekten, Türkiye için hayati öneme haiz bazı alanlardaki haklarını kısıtlasa, oturup tartışalım..

Ama her konuda olduğu gibi, ABD propagandası, hepimizi adeta öyle esir almış ki, “yaptırım” ile oturup, “yaptırım” ile kalkıyoruz..

Sanki “yaptırım” başlayınca, “kahvaltı sofrasında peynir ekmek bulamayacakmışız” gibi bir algıya kendimizi esir ediyoruz..

Geldiğimiz noktada, haydi bakalım, yaptırım ne imiş, onu da görelim..

Yaptırım dedikleri, masalı şu imiş:

“Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi”

Aman biz de zaten, sabahtan akşama kadar, ABD’den ihracat ruhsatı alıyorduk..

Başka ne imiş, yaptırım dedikleri?

“ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilmemesi.”

Affedersiniz, dünyanın bu ekonomik çöküntüsünde, Türkiye kendi ayağı üzerinde durmaya çalışır iken, ABD’den ne kredisi alacak ki, bu da bize şimdi dert olsun?

Başka başka, yaptırım kapsamında neler varmış?

“Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanması.”

Aman Allah’ım.

Şimdi biz ne yaparız..

ABD’nin yaptırım kararı muhatabı olarak açıkladığı üç tane bürokrat, o ülkede gayrimenkul satın alamazsa, ne yaparız?

“Açlıktan ölür müyüz doktor?”

Hani işin biraz daha ötesi var..

Geçtiğimiz yıllarda da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için aynı yaptırım kararı alınmıştı. Hatta daha ötesinde, “Soylu’nun ABD’deki malvarlıklarının dondurulması”na yönelik karar bile açıklandı da..

Ne oldu?

Soylu’nun ABD’de malı mı var ki, dondurdunuz” dedik, öyle kalakaldılar.

Eski Türkiye›de yaşıyor olurduk..

Bakanların eşleri, bürokratların eşleri, “Çocuğum ABD vatandaşı olsun” diye ABD’ye gidip, orda doğum yapmayı tercih ediyor olurlardı..

Bu yaptırımları, o zaman birileri ciddiye alırdı..

Ama..

Bugün ABD yaptırımı deyince..

Zııırt Erenköy diyoruz..

Ama TBMM içindeki HDP’nin, böyle bir konuda bile, nasıl Amerikan uşaklığı yapıp, Ak Parti, CHP, MHP, İP›in birlikteliğinde alınan kınama kararına katılmaması da..

Maskeleri indirme açısından, ibret verici..

CHP ile İP›in kınamaya katılması iyi hoş da..

Nasıl bir parti ile gizli ittifak yaptıklarını da bir daha masaya yatırmaları gerekir..

Tüm bu yaşananlardan sonra..

Türkiye, olayları öyle edilgen olarak seyir mi edecek?

İncirlik üssünden başlayın..

Türkiye üzerindeki ABD varlığına ilişkin birçok alanda, gözden geçirilecek onlarca konu var..

Onların yaptırım kozları var ise..

Türkiye’nin de coğrafi yapısı üzerinde  kullanacağı çok kozu var..

Google+ WhatsApp