Yalan-dolan üzerine siyaset ve yayıncılık..

Yalan-dolan üzerine siyaset ve yayıncılık..


Yalan-dolan üzerine siyaset ve yayıncılık..

 

 

Seçimlere artık, 20 günden az kaldı. Ortalık giderek daha bir toz-duman..

***

30 yıl öncelerde ‘hızlı tren, otoyollar, Gebze’den Yalova’ya köprü, Boğaz’a tüp geçit, atom santrali ve her ile havaalanı, doğal gaz şebekesi v.s’den söz eden (merhûm) Erbakan’ı, Hürriyet ve benzeri gazeteler, ‘hayalci..’  diye alaya alıyorlardı. Çünkü, bu projeler 55 milyar dolarlık bir dev sermaye istiyordu. Türkiye’nin yıllık ihracâtı ise, o zamanlar 24-25 milyar dolardı. Bu hayallerin hemen tamamı, AK Parti iktidarında gerçekleştirildi. Çünkü, bugün 150 milyar dolar civarında.. 

O zaman Erbakan’ın yakın ekibinden olan Temel Karamollaoğlu bugün bu yapılanların çoğuna, hattâ hızlı trene bile sırf, ‘Erdoğan’a muhalefet olsun’ diye karşı çıkıyor.. O da yetmiyor, Suriye sınırındaki Kobani Meselesi’ni bahane ederek, 7-8 Ekim 2014 günlerinde kürd halkını kışkırtan ve Güneydoğu’da -başta, kurban eti dağıtırken vahşice öldürülen Yasin Börü olmak üzere- 50’den fazla insanın ölümüne yol açan ve şimdi hapiste tutulan S. Demirtaş’ın ‘terörist’ olarak suçlanamıyacağını ileri sürüyor ve ‘Sözlü beyanla insan terörist mi olurmuş?.’ diye aklınca ve -tarafdarlarının nitelemesiyle-, güyâ, ‘bilge’ce, ama, akıllara ziyan sorular sorabiliyor. 

Aynı Temel Bey’i, yıllarca Sivas Katliâmı’nın sorumlusu olarak gösteren çevreler, şimdi onun, o faciayı, ‘Katliâm değil, yangında pencereleri açamadılar da öldüler..’  diye izaha kalkışmasına hiç ses çıkarmıyorlar. Çünkü, o Temel Bey, artık, başında bulunduğu SP ile, yaklaşık 100 yıllık laik yapının kurususu olan CHP’ye destek vermeyi içine sindirecek noktaya gelmiş bulunuyor.

***

Ya, Temel Paşa’yı hedef tahtasına koyan -kendi deyimiyleHacı Muharrem’e ne demeli? 

CHP Genel Başkanlığı için bile kendi partisinin teveccühüne lâyık olamamış M. İnce, şu son iki haftalık CB yarışında kazanabilmek için her şeyle oynayabileceğinin işaretlerini veriyor. 

M. İnce, şimdi de kafayı Afrin Harekâtı’nın komutanı olan Temel Paşa’ya takmış.. Çünkü, bu general,  helikopterle Erdoğan’ın ayağına gitmiş.. Olur muymuş efendim..  CB olduğunda, bu gibi generallerin apoletlerini söküp ordudan atacakmış..

M. İnce, Erdoğan’ın hâlen de Cumhurbaşkanı olarak devleti yönettiğinden ve o komutanların da ‘Başkomutan’ı olduğundan habersiz galiba..

***

Bu arada M. İnce, ‘Erdoğan, partisini kurmak için Pensilvania’ya gidip F.G. ile görüşerek ondan izin aldı.. ‘ şeklindeki iddiasının belgeli olduğunu -Erdoğan’ın da ‘İsbatlamazsan namertsin!.’ demesi üzerine- nihayet ‘isbatladı’!!! 

Nasıl mı? Bu kaynak dediği şey, varsayım üzerine bile değil, yalan üzerine yazılmış bir kitap idi ve yazık ki, o kitabı yayınlatanlar, -benim bildiğim kadariyle- sadece Almanya’da bile onbinler halinde dağıttırdılar, 2000’li yıllarda ve sırf, Erdoğan Hareketi’ni durdurmak ve vurmak için.. 

Çünkü, Fazilet Partisi’nde iç muhalefet güçleniyor ve bir ‘yenilikçi hareket’ten sözediliyordu. Ve bu yeni filizlenmenin önlenmesi gerekiyordu. Hele de, FP, Anayasa Mahkemesi’nce 2001 yılında kapatılınca.. N. Güngör tarafından yazılan bir kitap, SP çevrelerince piyasaya sürülmüştü.  Şahsen, daha ilk gördüğüm andan itibaren hiç ciddîye almadım 

N. Güngör, aradan bunca yıl geçtikten sonra, şimdi, o yazdıklarının hiçbir belge ve bilgiye dayanmadığını itiraf ediyor. Halbuki, 2011 yılında da, ‘O kitapta yazdıklarımın ardındayım.’demiş.. Sonra, TRT’de önemli bir makama getirilmiş ve o kitab da bir daha ortalıkta görülmemiş.. 

M. İnce’nin sözünü ettiği belge, bu! 

***

Ya, o kitabın yazarı, o yalanlar yüzünden aldananlarla nasıl ‘helâlleşecek’?

 

star

Google+ WhatsApp