Vertigo

Vertigo

İsrail ve ABD liderlerinin hem-takım kıyafetlerle aldıkları Golan kararını takiben, Netanyahu Moskova’ya gitmişti ve resmi açıklamalarla teyid edildi ki, Suriye konuşuldu… Dün itibariyle de ABD ve İsrail’in seçimlerin ardından Batı Şeria’yı birlikte işgal

Vertigo

 

 

İsrail ve ABD liderlerinin hem-takım kıyafetlerle aldıkları Golan kararını takiben, Netanyahu Moskova’ya gitmişti ve resmi açıklamalarla teyid edildi ki, Suriye konuşuldu…

Dün itibariyle de ABD ve İsrail’in seçimlerin ardından Batı Şeria’yı birlikte işgal edecekleri kayda geçmiş bulunuyor; “Netanyahu: Yahudi yerleşim birimlerine İsrail egemenliğini tatbik etme aşamasına geçeceğiz. Bunu ABD onayıyla yapacağız. Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinin ilhakı ABD ile koordineli yapılacak”…

Bu adımlar Washington-Tel Aviv kadar, Moskova-Washington arasında Suriye’nin kuzey ve güneyi üzerinde bir anlaşma olup olmadığı şüphesini tazelemiş görünüyor.

Haliyle Pazartesi günü gerçekleşen Türkiye-Rusya buluşması her zamanki öneminin üstüne çıktı…

Çünkü bir yandan da Başkan Yardımcısı Pence ve Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Ankara’nın üzerine yürüyen “Suriye’ye operasyonun yıkıcı sonuçları olur” ve S-400 alımının karşı kefesine NATO’yu koyan açıklamaları cepteydi. Trump’ın, Türkiye’yi ekonomik yönden mahvetme çıkışını unuttuk bile…

Ancak ‘hava topluyor’ gözlemi bunlarla sınırlı değil. Hatta bebek adımlarındayız…

***

Salı günü dünyamız bir yaşına daha girdi; ABD, İran Devrim Muhafızları’nı yani ordusunu “terör örgütü” ilan etti. Tahran da, ABD ordusunu “terör örgütü” ilan etti.

Bu alışıldık İran-ABD-İsrail düşmanlığının bir başka tecrübesi olarak sıradanlaştırılamaz.. Evet ABD’nin bu adımı, sahada olduğu kadar ülkede askeri gücün ekonomi ve siyaset üzerindeki etkisini vurma, bir çözülme beklentisini beslemektir ama savaşın genetiğini de değiştiren bir durumdur.

Ordular terör örgütü sayılmaya başlanırsa, terör örgütleri de ordu sayılmaya başlanır!

Bu yüzden yarın hatta şimdiden DAEŞ ve YPG/PKK birleşip taşeron rütbesinden orduya terfi edebilirler. Suriye’de kaos da devam eder. (“Will Kurds merge with ISIS as US combines proxy forces to maintain dirty war against Syria?, 07/04, Wire.)

***

Eş zamanlı güdümlenen aynı yol genişletmelerden biri de Hindistan-Pakistan oyununda yaşandı…

“Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, Hindistan’ın ‘gelecek hafta’ kendilerine yönelik bir saldırı planı yaptığına dair ‘güvenilir istihbarat’ bilgisine sahip olduklarını duyurdu. Kureyşi, saldırı tarihi olarak 16-20 Nisan tarihleri arasını işaret etti”… (08/04)

Pulvama vakasından sonra küçümsenecek açıklamalar değil bunlar. Yeni Delhi iddiayı derhal yalanladı. Zaten şu an başlarını kaşıyacak halleri de yok. Hindistan’da seçim var. 800 milyon seçmenin oy kullanacağı ve bir ay sürecek seçimin ülke yönetimini nasıl kaygılandırdığı tahmin edilebilir.

Ancak Pakistan’ın iddialı açıklamasının ardından yaşanan garip bir olay daha ilgi çekiciydi; “İslamabad’da bulunan Başbakanlık binasında yangın çıktı. Başbakan İmran Han güvenli bir şekilde binadan çıkarıldı. Başbakan Han’ın yangın sırasında önemli bir toplantıya başkanlık ettiği ve binadan ayrılmayı reddettiği öne sürüldü”… (08/04.)

***

Çoğunlukla aktüel gelişmeleri bağımsız dikkat konuları olarak ele alıp, geçmişte hatta aynı anda yaşanan bağlantılı/benzer olaylara körleşiriz. Dünya böyle değil artık. Dış politika anlama/kurma biçimleri değişti. Bu yüzden içeride yaşananlara yakından bakmaya mecbur bırakıldığınızda görüş açınızın nasıl daraldığını anlayamazsınız…

Mesela…

Bu yıl başında Başkan Trump şahsen araya girerek Beyaz Saray ve ilgili kurum yetkililerinin ikazlarına rağmen, damadı Jared Kushner’e yeniden kritik bilgilere ulaşabileceği ‘güvenlik izni’nin verilmesini sağladı.

Şimdi bazı Beyaz Saray yetkilileri ABD Kongresi’ne, güvenlik taramalarında ortaya çıkan bir takım sakıncalar nedeniyle gizli belgelere erişimi reddedilen en az 25 kişiye izin verildiğini bildirdi.

Bu iddiaların sahipleri içinde 18 yıldır güvenlik soruşturma süreçlerini değerlendiren yüksek bürokratlar var. 25 isim açıklanmadı ama Kongre’nin işe Başkan’ın kızı Ivanka, damadı Kushner ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’dan başlayacağı biliniyor. (06/04, VOA.)

Bu figürlerin bizim bölgemizde, İsrail özelinde-Süleyman Tapınağı’na kadar varan-hangi planları hayata geçirmeye çalıştığını biliyoruz.

Bununla birlikte iki gelişme yaşandı; ABD İç Güvenlik Bakanı Kirstjen Nielsen istifa etti, ardından, ABD Gizli Servis Direktörü Randolph Alles görevden alındı.

Washington’da yaşanan bu savaşın bir iç güç çekişmesi olduğu da ortada. Trump’ın Rusya ile bağlantısı iddialarının düşmesinin ardından pes etmeyenler var.

Şimdi bu haberin yanına aynı tarihli bir başkası; “Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev anayasada değişiklik yapılmasının mümkün olduğunu, ancak şu anda bunlara ihtiyaç olmadığını söyledi. Duma sözcüsü Vyacheslav Volodin, Kabine oluşturulurken Duma’nın söz sahibi olma talebini gündeme getirmişti”. (06/04, TASS.)

Ne demek bu? ABD’de yaşanan oyun Moskova’da da yaşanıyor demek. Medvedev de Volodin de ‘sırlara vakıf’ güçlü aktörler ve bu anomaliler Kazakistan’dan sonra başladı!

Putin, Medvedev ve çevresinden sıkılmış olabilir! Peki, bize ne?.. Şu; Kushner, Bolton takımının Moskova’da bir karşılığı olmalı! Yoksa senkron tutturamazlar…

(*) Vertigo tıp terimi olarak kullanılır, ama gerçekte ‘Hareket illüzyonu’ demektir. İllüzyon da, ‘göz bağı’…

 

 
 

Nedret Ersanel/Yeni Şafak

Google+ WhatsApp