“Ver papazı, ver papazı!”

“Ver papazı, ver papazı!”


Bir ülkede hukuk sisteminde geçerli düzen ne ise, işler ona göre yürür..

 

Yargı sisteminde kim karar veriyorsa, itiraz usulü ne ise, o prosedür işler..

 

Ama sistemi avucunun içine alıp, her istediğini yaptırmak isteyen bir avuç egemen, kimi zaman tehditlerle, kimi zaman algılarla, kafa karıştırıp, yargıyı da, yasamayı da yürütmeyi de, kendi istedikleri şekilde dizayn etmeye çalışırlar.

 

Somut örneğimiz ne olsun?

 

“Ver papazı, ver papazı” hikayesi olsun..

 

Kim için söyleniyordu bu cümle?

 

ABD vatandaşı, Türkiye’de yaşayan Rahip Brunson için..

 

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, bir ABD vatandaşını, hangi tarihte tutuklayabilmiş, yargı sistemi?

 

Kaç gün tutuklu olarak cezaevinde gün saydırabilmiş?

 

Rahip Brunson örneğindeki süre kadar tutuklanan bir ABD vatandaşı, yok karşımızda..

 

Cesaret bile edilememiş, ABD vatandaşı birisinin, Türkiye’de tutuklanmasına..

 

Bir suç isnadı yapılmış ise..

 

Tabii ki suçüstü türünden bir durum olmamak kaydı ile..

 

Bir çıkış yolu bulunup, ABD vatandaşı götürülmüş ülkeden..

 

Cezaevine girmeden..

 

Rahip Brunson ile birlikte..

 

Türkiye’nin casus ülkesi haline getirildiği eski dönemi kapanmış..

 

“Burası sizin babanızın çiftliği değil” denilmiş..

 

Brunson, tutuklanmış.. 

 

Brunson tutuklandığında, “Ama.. Mama.. Yani bu da olmaz ki ama..” diyerek, topa kenarından köşesinden girmeye çalışan..

 

ABD’li rahibin avukatlığına utanmadan soyunmaya kalkışanlar..

 

Bunların içinde, kimisi de milliyetçi geçinen siyasetçiler..

 

20 aylık tutukluluktan sonra..

 

O süre içinde de, Tayyip Erdoğan’ın, tam da emperyalist devletlerin gerçek yüzünü dünyaya ilan ettiği bir anekdot da kamuoyu ile paylaşılmış iken..

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’ye gittiğinde, kendisinden İzmir’de tutuklu papazın istendiğini hatırlatarak, “Sizde de bir papaz (Fetullah Gülen) var, bizde de. ‘Ver papazı, al diğer papazı’ dedim. Hemen, ‘Karıştırma orayı’ diyorlar. Yok öyle şey” cevabını verdiğini aktarması karşısında..

 

Sadece bu cevabın bile, Türkiye’nin ABD ile nasıl kıran kırana mücadele içinde olduğunu göstermesi açısından, zincirleri kıran bir ifşaat olduğu gerçeği ile hepimizin “ABD’li yetkililere bu rezaleti yaşattık ya.. Bu bile yeter” dememiz gerekir iken..

 

3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, rahip Brunson’a verildi..

 

20 aylık tutukluluk süresinin, Rahip Brunson’un örgüte yardım suçundan yatması muhtemel süreyi karşılayacağı ihtimali ile, serbest bırakılmasına karar verildi..

 

Hani tarihimiz, Rahip Brunson’ların ömür boylu cezaevinde kaldığı örneklerle doludur..

 

Bir Brunson cezaevinden çıkmadan, ikinci Brunson cezaevine giriyordur..

 

Türkiye bu gücü gösteriyordur..

 

Son örnekteki 20 aylık cezaevinde kalınan süreyi de, “Ne var ki, sonunda bırakmışız işte” diye yorumlardık..

 

Ama siz eski Türkiye’de, ABD vatandaşı rahipleri tutuklamak bir kenara.. 

 

Yanına yaklaşamamışsınız..

 

İlk defa tutuklama cesareti göstermiş, yetmemiş, bir de aylarca cezaevinde tutmuşsunuz. Kendi ülkenizin içinizdeki ABD uşakları bile, “Canım olmaz ki.. Olmaz ki ama.. Adam din adamı.. Din adamlarına yönelik böyle keyfi kararlar, tartışmalı yargı kararları alınırsa, Türkiye’nin dünyada dostu kalmaz ki” ahlaksızca eleştirileri yapılmış..

 

Buna rağmen, o rahip, cezasının büyük kısmı çektirilerek serbest bırakılınca..

 

Bizdeki vicdansızlar hemen sazı ellerine alıp, “Hani hani.. Noldu? Rahip Burunson’u bıraktınız, ne oldu?” diyerek çalmaya başladılar..

 

Şu an Türk cezaevlerinde birden fazla papaz var..

 

ABD elçiliğinde çalışanı var..

 

Üslerde çalışan, pem kamuoyunun önünde gündeme getirilmeyen papazlar var..

 

Bir de..

 

Haftada bir, değişik vesilelerle kamuoyunun gündemine taşınıp, Rahip Brunson ahlaksızlığındaki gibi, yine tahliye yönünde karar çıkması için yargıya baskı yapılan bir başka “papaz örneği” var..

 

O papaz, Osman Kavala..

 

Ahmet Davutoğlu çıkıyor, “Serbest kalmalı” diyor..

 

O susuyor, Kemal Kılıçdaroğlu çıkıyor, “Tahliye olmalı” diyor..

 

Hepsi bir sefer döndürdükten sonra..

 

“Oh be, dinlenmeye karar verdiler” diye tam nefes alacak iken..

 

Bir Bakıyoruz, AK Parti içinden Bülent Arınç çıkıyor, “Osman Kavala bırakılmalı” diyor..

 

Dün de.. Sıra Avrupalılarda imiş..

 

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları sözcüsü Nabila Massralı, Osman Kavala hakkında bir açıklama yapmış.

 

Kavala’nın acilen serbest bırakılması çağrısında bulunmuş..

 

Kavala’nın serbest bırakılmamasının, Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı taahhüdüne aykırı olduğu vurgulamış..

 

Dersiniz ki.. Muhteremlerin ülkesinde, yargı tıkır tıkır işliyor..

 

AB’ın tüm ülkelerinde, cezaevlerinde tek bir suçsuz insan yok..

 

Suçluların da tamamı, yargılanıyor ve cezaevine tıkılıyorlar..

 

Sıra Türkiye’yi dizayn etmeye gelmiş..

 

Bre soytarılar..

 

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimine soyunan hain subaylar, Yunanistan’ınızda, Almanya’nızda, ellerini kollarını sallayarak dolaşmıyorlar mı? Türkiye’de savcılıktan ihraç edilen Zekeriya Öz’ler, Fikret Seçen’ler, sizin himayenizde özgürce hayatlarını sürdürmüyorlar mı?

 

Sizdeki papazları, koruyup kollamanız yetmiyor..

 

Bir de utanmadan, burdaki papazların serbest kalmasını istiyorsunuz..

 

Haydi “Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Sözcüsü’nden başka ne bekliyorsunuz” deyip, onu geçelim..

 

Peki Türkiye içindeki sözüm ona siyasetçiler, ne akla hizmet ile, Osman Kavala için özgürlük istiyorlar?

 

Ve daha önemlisi şu..

 

Bu kadar baskı karşısında.. CHP’sinden HDP’sine.. İP’inden SP’sine kadar..

 

Hemen muhalefetteki tüm siyasi partilerin serbest kalması için sıraya girdiği Osman Kavala..

 

Artık baskılara dayanılamadığı için..

 

Tahliye edilecek olursa..

 

Bugün tahliye isteği ile karşımıza çıkanların hepsi..

 

Bu sefer de, “Ne oldu, ne oldu.. Verdiniz papazı” diye, karşımıza çıkmayacaklar mı?

 

Hani papaz cezaevinde tutulur iken..

 

Yargı erkine destek verirler..

 

“Yargı ne diyorsa odur.. Yargıya müdahale kabul edilemez” derler..

 

Tahliye olduğunda da, “Niye tahliye ettiniz ki?” sitemi ile, “N’oldu, niye bıraktınız” derler..

 

Anlarım..

 

Ama..            

 

AB’ın, ABD’nin papazları ile birlik olup..

 

“Bırakın papazı.. Bırakın papazı” diyenler..

 

Bilsinler ki..

 

Papaz, onlara rağmen aylarca cezaevinde tutuldu..

 

Brunson 593 gün cezaevinde kalmıştı..

 

Osman Kavala iki misli süredir cezaevinde..

 

Türkiye daha güçlü olsun..

 

Emin olun “papaz”lar, hakettiklerinin tastamamını içerde geçirecekler..

Google+ WhatsApp