Ve nisan

Ve nisan


Ve nisan da geldi, yağmurları ile birlikte. İnşallah bu yağmurlar bereket ve sağlık getirir.

Bizim geleneğimizde nisan yağmuru şifalıdır. Bakarsanız bu yağmurlar koronayı da ıslatır ve mikrop mutasyona uğrar. Ama öte yandan Evanjelikler ve Kabbalist Siyonistlerin nisan ayı ile farklı “kehanet”leri var. 8-16 Nisan Yahudiler için Hamursuz bayramı. Birçoğu bu bayramları öncesi, yani nisan başından 7 Nisan’a kadar “Mesih”i bekliyorlar. Gelmezse ne yapacaklar biliyorum. Dinlerinden umutlarını kesenler olabilir. Ya da birileri durumundan vazife çıkararak piyasaya, beklentiye göre bir Mesih sunabilirler. Hatta Teo-Politik senaryoları devreye sokacaklarsa bir “Mehdi” de sürpriz olmaz. Bunlar “zuhur” edecekse o zaman bir Deccal, bir de “Anti Christ” bunlar gerekecek.

Allah’ın kitabı mü’minleri bu konularda genel olarak uyarır: “Dünya hayatının aldattığı, dinlerini bir oyuncak ve eğlence edinen kimseleri bir tarafa bırak. Yaptıkları sebebiyle hiç kimsenin bir felâket yaşamaması için Kur’an ile nasihat et. O kimse için, Allah’tan başka ne koruyucu vardır ne de şefaatçi! O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar, yapıp ettikleri yüzünden felâkete sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.” En’âm Suresi,70. 48:6-“Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!” Şu uyarıya dikkat edelim: 58:14-“Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu veli/ dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar. 60:13-“Ey inananlar, Allah’ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi.” Son bir uyarı daha 61:3-“Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında şiddetli bir buğza sebeb olur.” 

Korksun olanlardan ve olacak olanlardan zalimler ve müstekbirler. İlahlık ve Rablik tasalayanlar, yakıtı insan olan cehennem ateşinden korkun. Cennet de, cehennem de haktır. Kim din gününden makamının nasıl olacağını merak ediyorsa, Allah’ın kendini neyle meşgul ettiğine baksın! Sözlerine, işlerine baksın. Dostlarına baksın! Hani derler ya, bana dost edindiklerinle neler yaptığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim! Kim ki, misgal ve zerre kadar bir iyilik ya da kötülük yapmışsa karşılığını görecektir. İyilik yapanlar karşılığını, o iyiliği yaparken ki duygularına göre kat kat fazla alacaklardır. Kötülük yapanlar da öyle. Cennet iyilik yapanların sebeb olduğu mutlulukların toplamından daha fazlasıdır. Cehennem ise, yaptıkları işler ve söylediklerin sözlerin sebeb olduğu acıların toplamı kadardır. Demirini, çimentosunu çaldıkları binanın altında kalan insanların ve onların dostlarının acılarını misli ile tadacaklardır. Aslında “Yüzyılın Projesi”nin nihai hedefinde bu kehanet vardı. BOP da böyle bir projeydi, Tarihin sonu, Medeniyetler arası çatışma senaryosu da.

Kuşner-Dahlan lobisi bunun için devredeydi.. İsrail seçimleri bir türlü beklenen sonuçları vermedi ve proje biraz tıkanır gibi oldu. Ama Şeytanın askerleri harekete geçmişti bile.. Mavi-Beyaz İttifakın başkanı Benny Gantz, ABD’nin hazırladığı “Yüzyılın Anlaşması” ile Filistin toprağı olan bölgeyi İsrail’e ilhak edecekleri söylüyordu. Ama gelinen noktada her şey birbirine kavuştu. Kimi Mesihi bekliyor, geçtiğimiz hafta istifa ettirilen dışişleri bakanı gibi kimileri Trump’ın İsrail’in geleceğini tehlikeye soktuğunu ve cezalandırılması gerektiğini söylüyordu.

Daha önce 17 Eylül 2019’da yapılan seçimler öncesinde Netanyahu Ürdün Vadisi ve Batı Yaka’daki yasadışı Yahudi yerleşim birimlerinin İsrail’e ilhakını vaad etmişti. Bu plan sadece İsrail ile sınırlı kalmayacaktı bunlara göre, senaryo bütün Arap yarımadası ve Kuzey Afrika ile  Kızıldeniz’e sınır olan Afrika ülkelerini de kapsıyordu. Trump’ın kıdemli danışmanı ve damadı Jared Kushner ile birlikte 22 Ocak’ta “Dünya Holokost Forumu”na katılmak için İsrail’e gitmişti. Trump bu çıkışı ile Amerikan seçimleri öncesi Yahudi ve Evanjelik’lerin oylarını almak için bir adım atmış olacak deniyordu ama, konu bir seçim kampanyasından daha kapsamlı. Bu süreçte Dahlan ve Kushner lobisinin de harekete geçmesi bekleniyordu ama evdeki hesaplar altüst oldu.. İddiaya göre, anlaşma, Kudüs’ün tamamının İsrail’e bırakılması ve Batı Yaka’daki yasadışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi, Sina’nın İsrail’e verilmesi, İsrail’in sınırlarının Suriye, Lübnan, Ürdün’e genişlemesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler ihtiva ediyor. Bu planın aynı zamanda Mısır, Suudi Arabistan, Suriye, Ürdün ve Lübnan’ın sınırlarında da değişiklikler ön görüyordu. Şimdi Korona olayı patlayınca, bütün senaryoların yeniden yazılması gerekiyor. Cin şişeden çıktı, Pandora’nın kutusu açıldı ve kötülük yeryüzüne saçıldı. Tam da böyle bir zamanda koronayı tartışırken, daha ilk 2-3 ayda AB, NATO fiilen çöktü. BM işlevini kaybetti. Dünya dört bir yandan krize girdi. Ve hayat belirsizlikler içinde, kaygı verici şekilde devam ediyor. Görelim Mevlam neyler. Selâm ve dua ile.

Google+ WhatsApp