Vahyin ışığına uyandılar (2)

Vahyin ışığına uyandılar (2)


Vahyin ışığına uyandılar (2)

 

 

Mekke’de müşrikler, putlar üzerinden statü, para ve mevkii ediniyor ve bu imtiyazları kaybetme endişesi taşıyorlardı. Müslümanlar kendilerine şefkatle yaklaşıp, tebliğ çalışmalarına ağırlık verseler de onlar şiddetle karşı çıkıyor ve direnç gösteriyorlardı.  Zira davet edildikleri İslam onların tutundukları makam, mevkii, şiddet ve zorbalığa karşı çıkıyor, hak ve adalet diyordu. İslam’ın hak odaklı yaklaşımı onların öfkelerini daha artırıyor ve nefrete sürüklüyordu.

Müşrikler olaylara kendi zaviyelerinden baktıkları için her şeyin para ile çözülebileceğine inanıyorlardı. Efendimize, “Bu davadan vazgeç, sana şu kadar para verelim” teklifinde bulunduklarında aldıkları cevap karşısında umutlarını kaybettiler. Zira Resulullah müşriklerin para ve mevki tekliflerine karşı şu cevabı vermişti: “Güneşi sağ elime ayı da sol elime verseniz dahi ben bu davadan vazgeçmem.”  Resulullahın inandığı davaya olan sadakatini gören müşrikler zulmü daha da artırdılar ve Müslümanlara ağır baskılar uygulamaya başladılar. Müşriklerin zulmü katlanılmaz hale gelince Resulullah sahabesi ile birlikte hicret etti ve gittiği yerde tebliğ çalışmalarına devam etti.

 

***

Müşriklerin baskı ve dayatmaları Müslümanların davalarına olan sadakatlerini hiçbir şekilde etkilemedi, etkileyemedi. Onlar ağır işkencelere maruz kaldılar, hicrete zorlandılar, yalnızlık ve yoksulluğa itildiler. Fakat şartlar ne olursa olsun çalışmaktan hiçbir zaman geri kalmadılar. Allah onların iman, samimiyet ve çabalarının karşılığını verdi ve bir kardeş toplumu oluşturdular. Mekke’nin fethi ise Müslümanları siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda daha da güçlendirecekti.

Resulullah Mekke’de fethin kan dökülmeden gerçekleşmesini arzu ediyordu. Niyetini gerçekleştirmek için sahabesi ile birlikte yola çıktığında müşrikler uykudaydı. Müslümanlar Resulullahın önderliğinde hareket edip, hiçbir zorlama ile karşılaşmadan şehri fethettiler…

Müslümanlar Mekke’ye girdiklerinde ilk iş olarak Kâbe’de yer alan putları yıktılar ve şehri putlardan temizlediler. Onların gelişiyle Allah’ın rahmet ve bereketi tüm şehri kuşattı ve Mekkeliler topluca Müslüman oldular. Mekke’nin fethi Müslümanların direncini güçlendirdi, diğer Arap kabileleri de tek tek gelip Müslüman oldular.  

Mekkeliler İslam’la tanıştıktan sonra yaşamlarını yeniden düzenlediler ve hayata yeni başlayan bir bebek gibi tutum ve davranışlarını İslamileştirmek için çaba gösterdiler. İslam kardeşliğinin enerjisini soluyarak birbirlerinden güç ve destek aldılar. Mekke’de bir diriliş, yeniden doğuş gerçekleşti. İslam’ın ışığı şehrin her zerresine ulaştı ve vahyin kalbi Mekke’de atmaya başladı.

Bugün İslam coğrafyasında masum halkların topraklarını, kaynaklarını ve değerlerini işgal eden küresel odaklar, işgal ettikleri topraklara şiddet, ölüm, açlık ve yoksulluk bıraktılar. Zira zalimler fetih nedir bilmezler, onlar ancak kan ve şiddet kokan işgale meyleder ve kazandıklarını zannederler. Oysa onlar kazanmadılar, aksine kaybettiler.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp