Vahyin ışığına uyandılar (1)

Vahyin ışığına uyandılar (1)


Vahyin ışığına uyandılar (1)

 

 

Resulullah, Mekke’nin Fethi ile mevkii ve asabiyet üzerinden elde ettikleri gücü kullanarak yoksullar üzerinde baskı kuran, onları köleleştiren ve zulme maruz bırakan bir toplumun kalbine şefkat tohumları ekti ve o toplumun bağrından bir sevgi medeniyeti ortaya çıktı. Müslümanlar Mekke’yi gelişmiş savaş araçları değil adaletin etkin gücü ile fethedip, üstünlüğün ancak takva ile mümkün olabileceğini gösterdiler.

Resulullah’ın gölgesinde yetişen öncü şahsiyetler maiyetleri altına aldıkları toplumlara adaletle hükmettiler ve onları erdem ve faziletlerin gölgesine çekmeye çalıştılar. Zira onların hareketleri işgal değil, şefkat ve adaletin yeşertildiği ve “değer”in imtiyazlarla değil kişinin kendi çabası ile elde edilebileceğini gösteren bir fetihti.

Hz Ömer’in Kudüs’ü fethettiğinde halk için hazırladığı vesikası bütün toplulukları adalet şemsiyesi altında toplamayı hedef alıyordu:  Hz Ömer meşhur vesikasında şöyle diyordu:

 

“…Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, hastasına, sağlıklısına zarar verilmeyeceğine, diğer dinin mensuplarına ve onların kiliselerinin eve çevrilmeyeceğine, yıkılmayacağına, haçlarından, mallarından bir şeye ilişilmeyeceğine, kimseye zarar verilmeyeceğine… dair güvence veriyorum.”

Mekke’nin fethi, adalet ve şefkatin en gelişmiş silahlardan, en gelişmiş savaş teçhizatlarından daha tesirli olduğunu göstermiştir. Nitekim Hz Peygamber Mekke’nin fethinde on iki bin kişilik ordusuyla kan dökmemeye özen göstererek şehre girdi ve ilk iş olarak fertleri kendilerine yabancılaştıran putları ortadan kaldırdı. Resulullah Mekke’nin fethinden sonra aralarında Hz. Hamza’yı öldürten Hind ve kızı Zeynep’in katilinin de olduğu bütün insanları topluca affetti ve onları Allah’ın dinine davet etti. İslam’ın kalbi Mekke’yi fethetmek Müslümanları şımarıklığa, kibre sürüklemedi, aksine onların tevazularını artırdı ve insanlara şefkatle yaklaşıp kardeşlik bağları kurdular.

Müslümanlar Mekke’yi fethettiklerinde daha evvel mallarına ve canlarına kast eden kimselere şefkatle yaklaştılar ve onların gönüllerini fethettiler. Müslümanların tutum ve davranışlarından etkilenen müşrikler ise topluca İslam’a geçerek yaşamlarında yeni bir çığır açtılar. Akıllarda ise hafızalarımıza kazınan şu ayeti kerime kaldı:

 HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU (Saff, ayet. 8)

 

milli gazete

Google+ WhatsApp