Uzaylılar İnce’yi aramış!

Uzaylılar İnce’yi aramış!


Uzaylılar İnce’yi aramış!

 

 

Her gün seçim olsa.. 

Yeni adaylar eşliğinde, yeni eğlenceler çıksa..

Tiyatroya, sinemaya gidemeyenler, seçimlerde boyundan büyük makamlara aday olanların açıklamaları ile eğlenme ihtiyaçlarını giderseler..

Son seçimin eğlencesi olma konusunda, en iddialı isim, şu ana kadar yaptığı ataklarla rakipsiz olarak Muharrem İnce..

Bu çerçevede, önceki gün CNN’de canlı yayındaki bir programa katılıp, demiş ki:

“Feto’yu ABD’den isteyeceğiz dedim. Eğer teslim etmezlerse.. İncirlik’teki ABD askerleri 24 Aralık’ta noeli Washington’da kutlarlar dedim..”

Muharrem İnce bu yöndeki açıklamasını, Konya mitinginde yapmıştı.. Anlaşılan bu kadar iddialı bir açıklama yaptığı halde, kimse ciddiye almadığından olsa gerek, medyada bu sözler pek yankı bulmamış olmalı ki..

İnce’nin aklına, bir senaryo yazmak gelmiş..

Konya mitinginde yaptığı açıklamasını hatırlattıktan sonra..

Bombayı patlatıyor, Muharrem İnce:

“Beni Amerikalılar aradı!” 

Hatırlayın uzaylı bir şarkıcı var..

Mustafa Topaloğlu..

“Beni uzaydan aradılar” diye başlar..

Uzun süreli boşluğa bakarak düşünme numaraları sonrasında.. Abuk subuk bir söz sarfedip..

Ardından bir kahkaha..

Muharrem İnce garibimizin hali de, buna doğru gidiyor..

“Beni Amerikalılar aradı!” diyor

Eeee..

Ne dediler peki uzaylılar..

Pardon, Amerikalılar?

“Türkiye Feto’yu usûlüne uygun istemedi” demişler..

Haydaaa.

Usûlüne uygun iade nasıl olur?

Amuda kalkarak mı?

Avuç açarak mı?

Çekmeceye çaktırmadan birkaç milyon dolar koyarak mı?

Nasıl?

Nedir bunun usûlü?

Haydi diyelim usûle uygun talep yok..

Peki, yıllardır “İnceliyoruz” dediğiniz ne?

“Evraklar çok fazla.. İncelememiz biraz zaman alır” dediğiniz ne?

Uzaylıların, hayat hikayeleri mi?

Geçelim..

Programın moderatörü Hande Fırat, Muharrem İnce’ye soracak oluyor:

“Hangi Amerikalılar?”

Moderatör sanıyor ki, Muharrem İnce ciddi bir açıklama yapıyor..

Gerçekten kendisini Amerika’dan arayanlar var..

“Usûlüne uygun bir iade talebi yok” demişler..

Dolayısı ile, bomba bir haber çıkartacağını sanıyor, moderatör..

Muharrem İnce’nin isim açıklamasını bekliyor..

En azından, arayanın ismi olmasa da, makamı ile ilgili bir bilgi bekliyor.

Böylece anlamış olacak..

“Beni Amerikalılar aradı” derken, işkembeden mi sallıyor?

Yoksa sosyal medyada yorumlandığı gibi, “Ramazan günü alkolü kaçırınca, böyle atıyor işte” mi?

Muharrem İnce hemen gardını alıp cevap verir gibi yapıyor:

“Siz gazetecisiniz.. Biz de siyaset yapıyoruz” deyip, kendince olaydan sıyrılıveriyor..

Tam anlaşılamadı ama..

“Gazeteciler kaynağını açıklamaz ya.. Ben de kaynağımı açıklamak istemiyorum” demek istemiş olabilir..

İyi de, bir suçlama yapıyorsun.. Türk yetkililerin, usûlüne uygun bir iade yazısı bile yazamadığını iddia ediyorsun..

Bunu da Amerikalılara dayandırdığına göre..

ABD’den arayanı da söylemen gerekmez mi?

Gerekir de..

Muharrem’de uyanıklık bitmez..

Nasıl olsa canlı yayına telefonla bağlanmış..

“Haydi iyi akşamlar” deyip, görüşmeyi kapatıyor, böylece çamuru atmış, görevini yapmış oluyor..

Üç gündür demediklerini bırakmadılar..

Muhalefet parti genel başkanları ile.. Cumhurbaşkanı adayları ile..

Nasıl olsa, sırtlarında yumurta küfesi yok ya..

Bol keseden attılar da attılar..

İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamı sebebi ile, hırsızı değil, ev sahibini suçlamak için, demediklerini bırakmadılar..

“Oooo.. Ticaretiniz de hayli artımş” dediler..

“İsrail ile ilişkileri kes” dediler.

“Mavi Marmara anlaşmasını iptal et” dediler..

“Laf değil, icraat istiyoruz” dediler..

“Kınama ile bu işler olmuyor, icraat istiyoruz” dediler.

Dediler de dediler..

Ama ne oldu?

Dün düzenlenen Kudüs mitingi için, bir Yenikapı’ya gelemediler..

İcraat olarak nitelendirilemese de.

Belki icraatların başlangıcı olarak görebileceğimiz geniş katılımlı bir mitinge gelmeyi bile kabullenemediler..

Oysa..

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli..

AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan gibi..

Ne olurdu, dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce. 

İP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener.. 

Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu..

Hep birlikte Yenikapı’ya gelseler ve İsrail’i kınasalardı?

Ne olurdu?

Kötü mü olurdu?

Anlaşılan o ki, Yenikapı’ya gelmek, zor.. 

“Ticareti kes” demek kolay..

İsrail aleyhine bir mitinge katılmak zor..

“Anlaşmaları boz” demek kolay..

İsrail katliamının kınandığı bir toplulukta görüntü vermek zor..

“Bütün ilişkileri kes” demek kolay..

Dün ABD’de bir okulda yine silahlı saldırı yaşandı..

İlk bilgilere göre, 8 kişi öldü..

Saldırı ile ilgili olarak, ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından hemen bir mesaj yayınlamış:

“Gelen ilk raporlar iyi görünmüyor. Tanrı hepinizi korusun!”

Tanrı(!) sizi korur mu, Trump?

Daha üç gün önce..

62 Filistinliyi topluca öldüren..

Öldürten..

Yaralanan binlerce Filistinli içinden ağır olanların Türkiye’ye getirilmek istenmesine gaddarca “Hayır” diyen, izin vermeyen insanları, Tanrı(!) korur mu?

Güçlüyüz zannedenler..

“Biz tedbirlerimizi aldık. Bize kimse bir şey yapamaz” diyenler..

Korkarım ki daha çoook, “İlk raporlar iyi görünmüyor” tweetleri atacaklar..

Katliam yaparken inanmadıkları Tanrı(!)dan, daha çoook yüzsüz bir şekilde “Bizi koru” isteğinde bulunacaklar..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp