Uyanın yahu, iktidar değişmedi!

Uyanın yahu, iktidar değişmedi!


Uyanın yahu, iktidar değişmedi!

 

 

AK Parti’ye akıl veren verene. İstanbul’u ve Ankara’yı kaybetmeseydi bizim “her şeyi bilen üstün zekâlı” zevatın bu “derin akıllar”ı ne yapacağını çok merak ediyorum.

AK Parti’nin aklı da var, fikri de var. Bir yol kazasına uğramış, hepsi bu. CHP’liler temelden kaybettikleri her seçimden sonra bu kadar derin bir bedbinliğe düşselerdi, partiyi çoktan kapatıp giderlerdi. 

Yenile yenile yenmeyi öğrendiler!..

AK Parti ise kuruluşundan bu yana girdiği tüm seçimlerden ve referandumlardan galip çıktı: Son yerel seçimde ise sadece birkaç büyük şehri kaybetti: O da yarım yamalak…

Buna “yol kazası” denir: “Ah-vah” edecek bir şey yok!

Buna rağmen AK Parti çevrelerinde derin bir kahırlanma, hatta bazı kadrolarda bezginlik ve bıkkınlık görüyorum. Sanki kıyamet koptu, sanki iktidar değişti.

Hâlbuki ortada o kadar da kahırlanacak bir durum yok: Sadece birkaç büyük şehir belediye başkanlığı CHP’ye geçti…

Cumhurbaşkanlığı AK Parti’de…

TBMM ekseriyeti AK Parti’de…

İstanbul-Ankara belediye meclisleri AK Parti’de... 

Meclis komisyonlarının büyük çoğunluğu AK Parti’de…

Üst düzey yöneticiler AK Parti’de…

Kısacası, siyasi iktidar hâlâ AK Parti’de ve Ak Parti’nin önünde dört yıla yakın seçimsiz bir dönem var. 

Kendini sorgulayacağından, nerelerde hata edildiğine bakacağından, kalıcı dersler çıkaracağından ve bir proje geliştirip kayıpları telâfi edici adımlar atacağından eminim. AK Parti çok dinamik bir partidir, bunu başarabilir ve başaracaktır.

Yani AK Parti’nin işi bitmiş değil!

Son yıllarda içine sızmış “AKP’liler”i ayıklayıp fabrika ayarlarına hızlı bir dönüş yapabilirse (ki hâlâ mümkündür ve Erdoğan’ın varlığı bu konuda en büyük teminattır), kayıplarını telâfi etmekle kalmaz, fazlasıyla geri kazanabilir.

Bunun ilk şartı halka küsmemektir. Sayın Erdoğan bunu en açık biçimde vurgulamıştır. Buna rağmen seçmeni suçlayan bir sürü köşe yazısı yazılmakta, televizyon yorumu yapılmaktadır. 

Aldırmayın: Zira bu yazıları yazanlarla “nankör millet” anlamına gelen yorumları yapanların hiçbir sorumlulukları yok. Sırtlarında yumurta küfesi olmadığı için üst perdeden içeriksiz çığlıklar atmakta bir beis görmeyebilirler. Önemli olan sorumlu kişilerin yaptığı yorumlardır ve bunlar umut vericidir. Eminim toparlayacaklar.

AK Parti, sadece kendini değil, “destek yayınlar”ı da gözden geçirmek durumundadır. AK Parti yanlısı görünen bazı televizyonların siyasi övgüleri dışındaki programlarda AK Parti’nin kuruluş felsefesine aykırı yayınlar yapmalarının AK Parti’ye mal edildiğini ve bunun İstanbul’un kaybedilmesinde önemli rol oynadığını görmezden gelemeyiz.

Programcıların sınırsız övgüleri, “ver mehteri” seviyesinde yayınları da ters tepmiş olabilir. Öyle televizyon kanalları ve gazeteler var ki, siyaseten AK Partiligözükmekle birlikte, siyaset dışında AK Parti felsefesine zıt yayınlar yapıyorlar.

“Akılsız dosttan akıllı düşman evlâdır”. 

NOT: İzninizle köyüme gidiyorum. Bir süre sizden ve aktüaliteden uzak kalacağım. Bu süre içinde temel meselelerimize ilişkin yazılar yazdım. Sizi onlarla baş başa bırakıyor, hakkınızı helâl etmenizi ve duada unutmamanızı rica ediyorum. Allah’a emanetsiniz.

 

yenisakit

Google+ WhatsApp