Ütopik bir dünya

Ütopik bir dünya


Yaşanılan hayatın dışında bir hayat düşlemek, hayal etmek. Yaşanılan hayattan daha uç bir hayatı özlemek.

 

Karmaşık, kaotik, acımasız günlerden geçerken insan ister istemez arayışta olur.

 

Bıkkınlık getiren, insanı bunaltan günlerden geçiyoruz. Sağlıklı düşünülemiyor. Düşünmeye fırsat verilmiyor. Derin ve sarsıcı yapaylıklarla geçen günler. Kısır günler döngüsü.

 

Böylesi bir hayat ve ortamda neyin gerçek, neyin yalan ve yapay olduğu anlaşılamıyor. Gerçekler dışında bir hayat ve bir süreç.

 

Gerilim insanların dengesini bozdu. Özellikle gerilim tırmandırılıyor. Bundan haz alınıyor. İnsanların birbirine ulaşmasının önü kapatılıyor, perdeler oluşturuluyor. Ses geçirmez yapaylıkları var. İnsanların davranışları yapay, gerçek yüzlerinin dışında farklı yüzlerin soğukluğu, çekilmezliği ve huzursuzluğunda.

 

Birbirine inanan, güvenen, anlayışlı olan günlerin özlemi var. İnsanların sevgiyle selamlaştıkları, hâlleştikleri ortamlara, günlere hasret günümüz insanı.

 

Dünyanın dengesi dengesizliklerle yürütülüyor.

 

Selam ve kurtuluş, esenlik günleri. Birbirinin hallerinden haberdar olunan günler. Gülümseyerek birbirini esenleme anları. İnsanların hâl ve durumlarından nasıl bir durumda olduklarının sezgisi. Bakışlardaki sevecenlik, hoşluğun yüzlere yansıması.

 

Düğün, dernek, acı günlerinde birbirine koşan, yardımlaşanların dayanışması. Sohbet sofraları, halkaları. Bir araya gelindiğinde, güzelliklerin konuşulduğu huzurlu anlar. Birbirlerine sevecen yaklaşan, sohbeti derinleştiren, birlikte yol yürüyebilenlerin yol arkadaşlıkları.

 

Bir beldeden bir diğer beldeye giderken güvenli selamlaşmalar, esenlemeler. Kardeşliklerin hak gözetilmesi. İnsanların kusurlarını örttüğü, güzellik ve iyiliklerinin yaşandığı hâller. Birbirlerine olan saygılar. Gelenekten gelen hâllerin yeniden yaşanması. Bir başka beldeye, mekâna gidildiğinde insana kuşkuyla, önyargıyla bakılmayan ânlar. Misafirliğin ve konukseverliğin her hâl ve durumuyla yansıması. Bir misafirin yabancı bir yerde kendini güvende hissetmesi. Kim olursa olsun, gelenin bir Tanrı misafiri olduğunun yaşanmışlığı.

 

Yolcunun, gelenin, gidenin hâlinden haberdar olunması bilinç ve sezgisiyle ağırlanması. İnsanların ortak acılı ve sevinçli hâllerin aynı ruhla yaşanması.

 

Sevgi diliyle birbirlerini anlayan, hâlleşenlerin içtenliği.

 

Sevgi ve sevda dili, aşk dili, gönül dili.

 

İnsanların birbirini yalan yanlış yere çekiştirmediği, yanlış izlenimler bırakmadığı günler. Özlenen günler. Ayrılıkların daha derin ve içten hüzünlerin etkisinin derinleştiği, yaşandığı günler, zamanlar, saatler ve hâller.

 

Güzel sözlerin inci gibi dizildiği sohbetler. Birlikte söylenen şarkılar, oyunlar, eğlencelerle geçen ve yaşanan zamanlar.

 

Derin düşüncelerin olduğu, sorunları birlikte giderebilmenin ortak düşünüşleri.

 

Yol ve gönül elçilerinin olduğu zamanlarda olma bilinci. Sevda dili. İyilik ve güzelliklerin birbirine taşındığı, sevgi dilinin hoşluğundaki güzel yarışlar ve koşuların olduğu gün ve saatler. Kovalarda duru su gibi olan, aktarılan, koşturulan taşıyıcılıkların olduğu bir hayat yarışında. Su gibi aziz, söz gibi güzel, bakış gibi sevgi dolu yaşanmışlıklar.

 

Her insanın birbirine Hızır olduğu, imdada yetiştiği, kötülükleri uzaklaştırdığı bir hayat koşturmasında kimsenin kimseyi ah’lamadığı, güzelliklerle bakıştığı rahmet ve sevda günleri. Dünya tamahından çok öte yarışında yaşanan hayatın her anının sevap ve güzelliklerin yüklü, olduğu an ve dolu dolu saatler…

 

Hayal bu, özlem bu, dilenen ve arzulanan bu. Olumsuzlukların konuşulmadığı, yaşanmadığı gün ve saatlere selâm olsun. Gönül ve aşk ehline selâm olsun. Dertsiz ve musibetsiz geleceğe…

Google+ WhatsApp