USA, gücünü göstermek isterken, şeytanlığını sergiliyor!

USA, gücünü göstermek isterken, şeytanlığını sergiliyor!


USA, gücünü göstermek isterken, şeytanlığını sergiliyor!

 

 

USA Sav. Bakanı M. Mattis, TC Savunma Bakanı Nureddin Canikli’yle görüşürken, Türkiye’yi memnun etmek için, ‘YPG ile PKK’yı savaştıralım..’ demiş. Gerçekten de ahlâksızca ve tam şeytanca bir öneri.. Canikli bu ahlâksız teklifi reddetmiş tabiatiyle ve ayrıca, bu örgütlerin, birbirleriyle savaşamayacak kadar iç-içe olduğunu da söylemiş.. Bu yanlış.. 

Çünkü, daha önce iç-içe olan Barzanî ile C. Talebânî örgütlerinin 1995’lerde, tam iki yıl boyunca  savaştığını ve onbinlerce peşmerge’nin birbirini boğazladığını ve o korkunç boğazlaşmayı da, -tarafları tam itaati altına almak için-, Amerika’nın planladığı hatırlanmamış herhalde.. 

Bugün de yapabilirler. 

Ancak, şerefli bir insan veya toplum, düşmanıyla şerefli bir yolla uzlaşamazsa, şerefli bir şekilde savaşabilir. Ama , başkalarını birbirlerine düşürmek gibi bir şeytanca yönteme başvuramaz. Sadece, düşmanlarının başka düşmanlarıyla savaşmasını, ‘Bir haşereye bir başkası musallat olmuş..’ diye de değerlendirebilir. 

USA emperyalizmi, yiğitlik taslamak isterken, cinayetlerini söyleyen kaatil durumunda..   

*** 

Nasıl da eriyip gitmişler.. 

Sultan 2. Abdulhamîd’in vefatının 100. Yılında, o Hanedan efradından 50-60 kadarı Tayyib Erdoğan’ın özel talimatıyla İstanbul’a getirilmişti. Ancak, bu Hanedan beqayasının sergilediği tablo halkımızın geniş kesimlerini şaşkınlığa sürüklemiştir herhalde.. Çünkü , bu insanlar, Müslüman halkımızın temel değerleriyle hemen hiçbir ortak değerinin kalmadığını gösterdiler. Halbuki, bu ailenin geçmişi, genelde, tarihimizin şan ve şeref dolu sahnelerini oluşturur.  Ama, nasıl olmuş da, bu insanlar, cedlerinin aslî değerlerine bu kadar bigane kalıp, onlarla kan bağından başka hiçbir ilgilerinin kalmadığını sergilemiş, halkımızın aslî değerleri üzerine, ortak dille bir-iki cümle kurmaktan bile uzak düşmüşler. 

Geçen gün, Dâr-ul’Aceze Başkanı Hamza Cebeci beyle sohbet ederken, bu hüznü de paylaştık. 

Yahudiler, 2 bin yıl kadar vatansız, perişan yaşadıkları halde, kendi değerlerini yitirmediler, inanç değerlerinden kopmadılar. Bir Yahudilere bakalım, bir de 625 yıllık Osmanlı Hanedanı’ndan geri kalanlara..  

Yazık!.   

*** 

‘İdeal hukuk’la ‘diplomasinin sopa hukuku’ arasındaki fark.. 

Aslen Türkiye vatandaşı olup, Almanya vatandaşlığınıda kazanan ve Die Welt’ gazetesinin muhabiri olarak yıllarca PKK’nın mesajlarını bir tarafdar gibi yansıtmasıyla bilinen bir kişi, Türkiye’de tutuklanmak istendiğinde İstanbul’daki Almanya Konsolosluğu’ndan 9 ay kadar dışarı çıkmadı ve sonra teslim oldu ve tutuklandı. Aylardır tutuklu olan bu kişinin serbest bırakılması için Almanya diplomatik açıdan ‘bastırıyor’du; o kadar önemli bir has eleman idi.  

Başbakan Binali Yıldırım, evvelki gün Almanya’ya giderken, bu kişinin ‘yakında serbest bırakılacağını umuyorum’ dedi ve yıldırım hızıyla serbest bırakıldı ve Almanya onu hemen özel bir uçakla götürüp bağrına bastı, hasret giderdi.  Yıldırım da, Merkel’le görüşürken, diplomatik hava iyice yumuşamıştı.   

*** 

Daha Önce de Büyükada’daki bir ilginç toplantı sırasında tutuklanan bir -sözde- ‘insan hakları aktivisti’  4 ay kadar tutuklu kalıp sonra serbest bırakılmıştı. 

Konu, aslında, devletlerin ‘sıcak savaş dışı’ yollarla birbirlerine güç gösterisidir ve bu yolda bazı elemanlar kullanılırlar. Ve bu, tek taraflı da değildir. Nitekim,  ‘insan hakları aktivisti’ denilen kişi serbest bırakılınca, Almanya da ülkesindeki DİTİB’deki Diyanet imamlarının ‘Türkiye ajanı oldukları’  hakkında yürüttüğü soruşturma dosyalarını, delil yetersizliği gerekçesiyle kapatıverdi!   

*** 

Bu son durum da öyle..  

Bir m.vekili arkadaşımız, ‘Bunlar temelsiz iddialarla yapılmıştı ve kabak bizim başımıza patladı..’ gibi yakınmalarını yansıtan bir mesajı gönderince, ona şunlar yazıldı:  ‘Azizim, sen de biliyorsun ki, bizim sözünü ettiğimiz ideal ve tabiî hukukla, devletlerin güçlerine göre oluşturdukları ve birbirlerine sopa olarak gösterdikleri diplomatik hukukarasında bir irtibat yoktur. Biz yine ideal hukuktan söz etmeyi sürdüreceğiz; devletler de kendi güçlerine göre oluşan fiillerine hukuk demeyi..’

 

star

Google+ WhatsApp