USA baş eğdirmek istiyor ama ‘Erdoğan Türkiyesi’ eğilir mi?

USA baş eğdirmek istiyor ama ‘Erdoğan Türkiyesi’ eğilir mi?


USA baş eğdirmek istiyor ama ‘Erdoğan Türkiyesi’ eğilir mi?

 

 

Türkiye- USA ilişkilerinin giderek soğuduğu ortada.. İlginçtir, Türkiye’de son 50 yıl boyunca Amerikan karşıtı olan çevrelerin hiç sesi çıkmamakta, dolaylı olarak USA emperyalizminin yanında durmaktalar.. Çünkü onların karşıtlıkları başka ideolojiler hesabınaydı. Şimdi ise, bu karşıtlığın bayrağını, bugün bütün dünyada her şeyden önce ‘İslamî kimliğiyle bilinen Tayyip Erdoğan taşıyor. O çevrelerin suskunluğunun sebebi, bu.. 

İzmir’de yargılanmakta olan Amerikalı -belki de sözde- Papaz konusu dolayısiyle, geçen hafta Amerikan Kongresi (parlamentosu) üyeleri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilen bir mektup üzerine bizim milletvekilleri de Amerikan Kongresi’ne hitaben bir mektup hazırlamışlar.  

Akla hemen, 1927’lerde, M. Kemal’in Amerikalılara hitaben yayınladığı ve ‘Muhterem Amerikalılar..’ diye başlayan görüntülü mesajı geliyor. M. Kemal’in yanı başında da, dönemin Amerikan Elçisi Morgenthu, hâkimâne bir şekilde ve âdetâ, kendi dikte ettirdiği bir metni okuturcasına tepeden bakıyordu ona.. Rahatsızlık verici bir görüntüydü.. 

Şimdi Erdoğan’a mektup yazan Amerikalı parlamenterlerin tavrı Morgenthu’nunkinden farklı mıdır bilmiyorum. 

*** 

B. Amerika Başkanı Trump'a hitaben yazılan mektup ise ‘Biz, aşağıda imzası olan TBMM üyeleri, iki onurlu ülke arasındaki uzun süreli ittifaka büyük önem vermekteyiz." ifadesi ile başlıyor. Bilmiyorum, Amerikan Kongresi üyelerinin mektubunda da bu ifade geçiyor mu? Geçiyorsa, mesele değil, ama geçmiyorsa, onların karşısında bir mumaşaat, bir aşağıdan alma olur ki, bu, diplomasinin temel prensiplerinden olan ‘mukabele-i bilmisl/ aynıyla mukabelede bulunmak ilkesine aykırıdır. 

Mektupta, ‘İki ülke ilişkilerinin, Türk kamuoyunun gözünde ABD'ye yönelik olarak büyüyen güvensizliği besleyen ve âciliyet arz eden iki konunun olumsuz etkilerinden korunması gerektiğine’ değinilip, ’Eğer bu durum göz ardı edilirse ilişkilerimiz telâfi edilemez bir hasara uğrayacaktır’ da deniliyor. 

*** 

Mektupta, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), demokratik yolla seçilmiş Türk Hükümetine karşı silah gücü kullanarak darbe yapmaya kalkışmasının üzerinden neredeyse iki yıl geçti. (…) Fetullah Gülen’in ABD’de kendine güvenli bir barınak bulması, ve bu küresel suç örgütünü Pennsylvania’dan serbestçe yönetiyor’  denilmekte ve, ‘FETÖ'nün ABD'deki faaliyetlerinin engellenmesi için (…)yapılan çağrıların bugüne kadar cevapsız bırakıldığı’ da belirtilmekte..     

*** 

(Cumhurbaşkanı adaylarından M. İnce ise geçen gün Kırklareli’nde halka hitap ederken, seçilirse, Amerikalıların kabul edeceği yargı normlarına uygun bir düzenleme yapacağınıileri sürmekten öte, bir de, Amerikalıların kendisini arayarak ‘usûlüne uygun bir talepte bulunulmadığını’ söylediklerini bile iddia edebiliyor, ama hangi Amerikalıların aradığını söylemiyordu. Halbuki, az bir dikkatle bile, Amerikan makamlarına dosyalar dolusu bilgi ve belgeler verildiğini, ama, Amerikalıların bunlara itibar etmediklerini öğrenebilirdi.) 

*** 

Mektupta, şu değerlendirmelerde de bulunuluyor:        

‘…Vatandaşlarımız, PYD/YPG teröristleriyle devriye gezen ABD askerlerinin görüntülerinden ve tırlar dolusu silah ve mühimmatın PYD/YPG'ye transfer edilmesinden derin bir rahatsızlık duymaktadırlar. (…) ’       

Mektup, şu ifadelerle tamamlanıyor: 

(…) İlişkilerimizin daha fazla yıpranmasını önlemek için, ABD Hükümetinin, Türkiye’den yükselen sesi duymasının ve… somut adımlar atmasının zamanıdır.’    

*** 

Ve.. B. Amerika somut bir adım daha attı ve Amerika’da resmî bir vazifeyle bulunduğu sırada tutuklanan HalkBank Gn. Md. Yard. Hakan Atilla’yı, mahkeme, ‘haksız bir kazanç elde etmediği, lakin verilen emirleri yerine getirerek Amerikan kanunlarına aykırı hareket ettiği’ gerekçesiyle, 32 ay hapse mahkûm etti. Halbuki, onun yargılanmasının gerçekte Türkiye’nin yargılanmaya kalkışılması demek olduğunu Erdoğan defalarca dile getirmişti. Şimdi, görülüyor ki, sırf ceza vermiş olmak için ceza kesilmiştir. Bu da B. Amerika’da ’da yargının ne kadar baskı altında olduğunun bir göstergesi.. 

Evet, USA emperyalizmi baş eğdirmek istiyor; ama, Erdoğan Türkiyesi ve milletimiz eğilir mi? 

 

star

Google+ WhatsApp