Ümmet olamama endişesi

Ümmet olamama endişesi


Ümmet olamama endişesi

 

 

İslâm coğrafyasını işgal ve istilâ ediyor Amerika denilen dünya çapulcusu. Mazlumların müşterek feryadı nerde kaldı Muhammed’in ordusu? Acımız çok büyük parça parça olmuş ümmet. Ümmet olmadan kalkar mı Müslümanın sırtındaki zillet, son bulur mu önündeki hezimet? 

Cemaat ümmete giden yol, ümmet vasat olursa sen de durma onun içinde ol. Dünyanın neresinde olursan ol ümmet şuuruyla dol. Cemaatü’l Müsliminin hedefi “Vasat Ümmet”tir, “Vasat Ümmet” ise “Merkez Ümmet”tir. Rabbimiz uyarıyor:

“Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi vasat/orta, merkez bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” (Bakara Sûresi/ 143)

Görüldüğü gibi, nassı Kur’ân ile sabittir ki; Şahidlik, vasat ümmetin değişmez ve değiştirilemez vasfıdır. Vasat ümmetin ferdleri, hakkın şâhidleri olmak gibi bir misyonu yürütmekle de mükelleftirler. Vasat ümmet olmadan şahid ümmet olamayız. Önce şahidlik, vasat olanların işidir. Dengesiz ve dengsiz olanlardan şahid olmaz. Vasat ümmet, kendisinden önce gelen bütün peygamberlerin ilahi mesajı hakkı ile iletmiş olduklarının şahididir. Bu ümmet Hz. Muhammed (s.a.v)’in i’lây-ı kelimetullah misyonunu hakkı ile ortaya koyduğuna şahiddir. Vasat ümmet; dengeli, âdil, mutedil, ifrat ve tefritten âzâde bir ümmettir. Bu ümmetin her ferdi, yeryüzünde Hakkın ve Adaletin şahidi olmakla mükelleftir. Müslümanların şahidleri de, şehidleri de ifrat ve tefridden azade olan vasat ümmetin içinden çıkar. Şimdi Müslümanca yaşamak ve Müslümanca ölmek sorumluluğunu idrak etmiş olan mü’minlerin müşterek imanî endişeleri; şimdi cemaat miyiz değil miyiz? Cemaat isek Cemaatü’l Müslimin miyiz, yok değil miyiz? Ümmet miyiz değil miyiz? Ümmet isek vasat mıyız değil miyiz? Vasat isek şahid miyiz değil miyiz? Şahidliğimizi örnek ve önderimiz Hz. Muhammed (sav)’den mi almışız yoksa şahidliğimiz kendimizden mi menkul? 

Ümmetin güzeli vasat; vasat ümmetten olursan senin için mukadder olur vuslat. Müslümanlar ümmet olacak, ümmet vasat olacak ey ümmet ve hilafet düşmanı istersen çatla istersen kudur. Yolun doğrusu budur.

Biz Müslümanlar aileyiz, cemaatiz, ümmetiz, devletiz ve medeniyetiz. Dünyaya söz söyleyecek olan yegâne kadrü kıymetiz. Bugün ferd ferd belki çoğuz ama mücadele meydanında yokuz. Ümmet şuuru olmayan yerde kardeşlik şiiri yeşermez, bir değil bin bir cemaatimiz de olsa birleşmez. 

Biz Müslümanlara yasaktır iltifat etmek Müslümanları ümmet olmaktan alıkoyan kîlü kale. Bu işin düşmandan daha zararlı olduğunu görmek ve öğrenmek isteyenler baksınlar hizipçiliği Hizbullah’ın, cemaatçiliği cemaatü’l müsliminin yerine ve önüne geçirenlerin hâline. Müslüman olarak sende yoksa ümmet olamama endişesi, sancısı. Senden başkası değildir dini mübini İslâm’ın yabancısı. Müslüman olarak ümmet olamama endişesini taşıyorsan kavga eden Müslümanların kolundan tut ve geriye çek. Bil ve inan ki; tefrikanın içine düşen ümmetin bahçesinde mevsim bahar da olsa açmaz çiçek!

Önce Müslüman ferd, sonra Müslüman aile, sonra Müslüman cemaat, sonra Müslüman ümmet, sonra Müslüman devlet ve daha sonra da Müslüman medeniyet; işte budur Peygamberlerin ve Peygamberimizin gittiği yol. Müslüman kalmak ve Müslümanca ölmek istiyorsan bu yola gir Hz. Muhammed (sav)’in ümmeti ol.

Tek ümmet olma şuuruyla alnı secdeli her Müslümana gönlümüzde yer açmak, işte budur hedefe varmak. Cemaat olmanın şartı; Hizbullah’tan vazgeçmek değil, hizipçiliği aşmaktır. Ümmet olmanın şartı da; cemaat olmaktan değil, cemaatçilikten kurtulmaktır. Hizipçilikten kurtulamayanlar Hizbullah’tan, cemaatçilikten kurtulamayanlar da Cemaatü’l Müslimin’den olamazlar.

Hizipçiliği, cemaatçiliği bırak ümmet şuurunu kuşanarak imanını koru. Tarihte ecdâdın, ferdden aileye, aileden cemaate, cemaatten ümmete, ümmetten devlete, devletten medeniyete ulaşarak başardı bu zoru. Şimdi Müslüman olarak sen nerdesin asıl soru?

Sen Müslümansın Müslüman kardeşinden ne incin, ne de kardeşini incit, hem sev ve hem de sevil. Tefrika ruhunu kuşanarak imanına taş attırma, taş atma. Müslümanın kardeşliği de, dostluğu da sana kâfidir, sakın kâfirin, münafığın, masonun, farmasonun dostluğunu, kardeşliğini tatma. Kâfirlerin yanında izzet arayan Müslüman hakkında söylenecek çok şey var, varmıyor dilim. Ümmet şuurunu zayi etmiş milyarlarla ifade edilen Müslümanları küffar yer dilim dilim!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp