Ukrayna harap olduktan sonra

Ukrayna harap olduktan sonra


Müthiş popüler bir kişilikti. Gençlerin gözdesiydi. Biletleri kapış kapış satılıyordu. Videoları tıklanma rekoru kırıyordu.

 

Gençti, yakışıklıydı.

 

Sempatikti.

 

Güldürüyordu.

 

Ama tüm bunlar sahnede oluyordu.

 

Sonra bir gün 'oyun kurucu' tarafından fark edildi. Siz ona isterseniz 'küresel güç' diyebilirsiniz. Yahut 'Soros'!

 

Dilerseniz 'Dıj güjler, dış minnaklar' diyerek istihza da edebilirsiniz.

 

Paşa gönlünüz bilir!

 

2014 yılında demokrasi, özgürlük türküleriyle milleti 'Maydan'a döküp sözüm ona renkli bir devrim yaptılar. Maydan'dakiler güle oynaya, zafer kazanmış komutan edasıyla evlerine döndüklerinde Kırım'ı kaybetmişlerdi.

 

Ardından Zelenskiy'i sahneye sürdüler.

 

Ukrayna'ya cumhurbaşkanı seçtirdiler.

 

Evet, müthiş bir algı operasyonuyla seç-tir-di-ler!

 

Ve bugün!

 

Zelenskiy'nin Ukrayna'sı işgal edildi. Rusya taş üstünde taş bırakmadı. Başkent Kiev'in kapısına dayandı. Bundan sonrasını tahmin etmek güç değil.

 

Tam bu süreçte Zelenskiy'nin yaptığı son açıklama gerçekten berbattı.

 

'Donbass ve Kırım'ın tanınmasını konuşabiliriz' dedi. Kırım'dan sonra Donbass da gitti.

 

Sizce Rusya bununla iktifa eder mi?

 

Bence etmez!

 

'Zelenskiy iyidir kötüdür' bilmiyorum. Bildiğim tek şey Ukrayna'yı yönetecek bilgi, beceri, tecrübe ve dirayete sahip olmadığı.

 

Zaten bu yüzden seç-ti-ril-di!

 

Fransa'da Macron, Kanada'da Justin Trudeau... Hepsi benzer profiller. Alayı proje!

 

Çünkü güçlü devletler istemiyorlar. Güçlü lider kişilikler de.

 

Demem o ki küreselciler 'Devlet' deyip kutsadığımız ve dahi kutsamamız gereken o mekanizmadan nefret ediyor. Hedeflerine yürürken önlerindeki en büyük engelin bu olduğuna inanıyor.

 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'belki bir pop starı aday yaparız' sözünü asla yabana atmayın.

 

Sabah akşam 'Z kuşağı' vurgusunu da.

 

'Cumhurbaşkanı olduğumda hepinize oyun konsolu, internet, cep telefonu vereceğim' vaadini de.

 

Hepimiz genç olduk.

 

Evet, bitmek bilmeyen bir enerjimiz, hayallerimiz, kendi doğrularımız, yeşertmek istediğimiz ideallerimiz vardı. Dünyayı kurtarabileceğimize inanıyorduk.

 

Ama tecrübesizdik.

 

Zelenskiy artık çok tecrübeli.

 

Ama bu tecrübe Ukrayna halkına çok ama çok pahalıya mal oldu.

 

Koskoca ülke AB'nin, NATO'nun genişleme iştahına kurban edildi.

 

Tıpkı Gürcistan gibi.

 

Yahut 'demokrasi, özgürlük' vaat ettikleri başka ülkeler gibi.

 

Irak gibi, Suriye gibi, Libya gibi, Yemen gibi.

 

Gezi'den bu yana aynı tezgâha Türkiye'yi de getirmek istiyorlar. Gezi'de beceremediler, 15 Temmuz'da başaramadılar. Ama hâlâ umutlular.

 

Ve son bir not.

 

'Zelenskiy direniyor, kaçmadı, korkmadı, o bir kahraman' nidalarına aldırış etmeyin.

 

Ne yani kaçacak mıydı bir de?

 

Eğer kendisi de bu tezgâhın içindeyse diyecek bir şey yok. Ama değilse öğrendiğinde artık yaşamıyor olacak.

 

Soru şu; Ukrayna bu hale geldikten sonra Ukrayna halkı kimden hesap soracak. Sorsa ne olacak?

 

Vah ki vah!

 

Tecrübe, Bade Harabül Basra hikâyesini bilmektir.

 

Bilmeyen lütfen ama lütfen öğrensin.

 

Yoksa ülken yanarken elinde oyun konsoluyla öylece kala kalırsın.

Google+ WhatsApp