Türkiye’deki 6 milyon 621 bin 729 ayrıcalıklı kişi!

Türkiye’deki 6 milyon 621 bin 729 ayrıcalıklı kişi!


Bu ülkede, böyle profesörlerimiz var.

Ne yazık ki..

Ne demiş de “yazık” nitelendirmesinde bulunuyoruz?

Dediği şu:

“Corona testleri vatandaşa değil, ayrıcalıklı gruplara yapılıyor!”

Eminim, “Yazık” ifadesinin çok cılız kaldığını söyleyeceksiniz..

Ben de aynı kanaatteyim..

Dün itibari ile son 24 saatte yapılan test sayısı 100 bin 109 olarak açıklanmış.

Ondan önceki gün, daha önceki gün, daha daha önceki günlerde, hep 90 binin üzerinde günlük test sayısına ulaşılmış..

Türkiye’de dün itibari ile toplam olarak 6 milyon 621 bin 729 kişiye test yapılmış..

Hanımefendi diyor ki, “ayrıcalıklı gruplara corona testi yapılıyor”..

Hani bu Bengi Başer ablamız, biraz cesaret bulsa, “AK Parti’ye üye olanlar test yapılıyor. Diğer vatandaşların test olma imkanı bulunmuyor” diyecek de..

AK Parti’ye üye vatandaş sayısının 10 milyon olduğunu bildiği için olsa gerek, “AK partililer test oluyor, diğerleri olamıyor” diyememiş..

Gerçi onu da şöyle sunabilir, bize: “AK Parti’ye ilk üye olanlardan başladılar, sonrakilere de sıra ile test yapıyorlar” diyebilir..

Biraz vicdan.

Biraz insaf lütfen..

Sağlık Bakanlığı’nın nasıl çalıştığını görüyorsunuz.

Siz de işin içindesiniz..

İlk günler, “maske yok” diyenler, sizin kafanızdakilerdi..

“Malzeme yok” diyenler, sizin arkadaşlarınızdı..

“Yoğun bakımlar doldu” diyenler sizin Tabipler Odası yöneticilerinizdi..

İlk günleri geçtik, bir ay önceki sayıların artma eğilimine girdiği günlerde de “Yoğun bakım yatağı kalmadı” diyenler, sizin solcu meslektaşlarınızdı..

Hatta dahasını söyleyeyim..

Şu an “ayrıcalıklı gruplar test olabiliyor” derken, aslında derinlemesine düşünürseniz, o testleri yapanlar da o testlere istek yazısını imzalayanlar da bizzat sizin meslektaşlarınız..

Ama böyle bir iftirayı, böyle bir vicdansızlığı yapabiliyorsunuz..

“AK Parti iktidarında her şey torpil ile her şey ayrıcalıklı gruplar için” algısı oluşturmaya çalışıyorsunuz..

83 milyonluk Türkiye’de..

Uzmanların koronavirüsün çok etkilemediğini açıkladığı 12 yaşa kadar çocuklarımızı bir kenara koyarsak..

70 milyon civarında insanımız var..

Bunların nerede ise % 10’una test yapmışız..

Tam rakamı vermiştim. Bir daha vereyim..

6.621.729 kişiye test yapılmış..

Profesörün söylediği ise, tam da şu: “Ayrıcalıklı gruplara test yapılıyor”

Nasıl bir mantıktır bu?..

Nasıl bir akıldır?

Ki, kendisi de devlet hastanesinde değil- özel bir hastanede görevli..

Hem özel hastanede görev yapacaksınız.

Yani parası olanlara hizmet vereceksiniz.. 

Hem de “ayrıcalıklı gruplar test oluyor” diye şikayetçi olacaksınız..

Hani elinde, böyle somut bir bilgi olsa. Bir veri ile bir belge ile bu bilgiyi destekliyor olsa..

6.5 milyon testin, ne bileyim 2 milyonunun veya 1 milyonunun ayrıcalıklı gruplara yapıldığını gösteren bir liste bize sunsa..

Derim ki, “Ablamız doğru söylüyor. Söylediğini belgeliyor.. 1 milyon az mı, 2 milyon az mı? İlla da 6 milyonun tamamının da ayrıcalıklı grup olması gerekmez ki!”

Belge yok..

Ama ablamızın “şahitliği” var..

Yani, ablamız, ayrıcalıklı gruplara test yapıldığını, kendisi de görmüş..

İyi de, görseniz görseniz, özel hastanede görmüş olmalısınız.

Gidin, yüksek maaşlarla çalıştığınız o hastanenin başhekimine söyleyin, ne söyleyecekseniz..

Millete yönelik açıklamalarınızla, insanların kafasını niye karıştırıyorsunuz.

Bir gruba, iki gruba..

Toplasanız toplasanız belki 30 kişiye, belki 50 kişiye yapılan bir teste yönelik şahitliğinizi esas alarak, 6.6 milyon kişiye yapılmış testin tümünü mahkum edecek bir algıya niye imza atıyorsunuz?

Bazı şeyleri çok iyi biliyor, profesör ablamız.

İşine gelmeyen bazı şeyleri ise bilmiyor..

Veya “bilmiyorum” diyerek, devletin bilgileri sakladığı izlenimi vermek istiyor. Hangi konuda, mesela?

“Mesela biz sağlık çalışanları, toplu taşıma sürücüleri, bankacılar, market çalışanları gibi sürekli insanlarla iletişim halinde olan kesimler. Mesela turizm de bunun içine dahil edilebilir” diyerek, bu gruplara herhangi bir şikayet olmasa bile test yapılmasını istiyor, ablamız..

Yani, “Bunlar ayrıcalıklı gruplar olmalı” diyor, bir anlamda..

Ama bu isteğini şöyle bağlıyor:

“Ki ne kadar test yapıldı otellerde çalışanlara bilmiyoruz.”

Seni ilgilendiriyorsa, merak ediyorsan. Bu konuda bir çalışma yapıyorsan, ilgili meslek odalarından sorabilirsin. Sağlık Bakanlığı’ndan sorabilirsin.

Hatta meslektaşlarından sorabilirsin..

Ama..

“Bilgi açıklanmıyor” imasında bulunarak, “bilmiyoruz” derseniz..

Ben de, “Siz bilmiyorsunuz. Bilen ilgililer var” derim..

Bilen ilgililer var ki, birileri çok istese de  Türkiye, İtalya olmadı. Türkiye, Fransa olmadı. Türkiye, İngiltere olmadı.. 

Hatta, Türkiye, Almanya olmadı..

Bu ülkelerin hepsinde, koronavirüsten ölüm sayısı, Türkiye’den çok daha fazla..

Kimileri, Türkiye’nin nüfusundan daha az nüfusa sahip olduğu halde..

Ama, ideolojilerini bilime tercih edenlere ne anlatabiliriz ki?

“Vaka sayıları ile ilgili Sağlık Müdürlüklerinden farklı, valiliklerden farklı, Türk Tabipler Birliği’nden farklı rakamlar geliyor” diyen bir profesöre, “tahmine dayalı olarak değil, veriye dayalı olarak bir tane örnek verebilir misiniz?” desek, ne cevap verebilir?

Bir şey vereceğini sanmıyorum. 

O Sözcü gazetesi okuyor..

Bir dönem PKK’yı her gün manşete taşıyıp, onun üzerinden AK Parti’ye küfür eden. Sonrasında ise, PKK’nın uzantısı HDP’ye oy verilmesi çağrısında bulunan Sözcü gazetesini okuyor..

Biz ondan somut veri açıklamasını beklerken, o şöyle diyor: “Mesela Ankara’da sadece günlük binlerin üzerine çıkan vaka sayılarından bahsediliyor. Hastaneler dolu deniyor.”

Hani bu ablaya ben diyeceğim ki, “Abla sizin ve görev yaptığınız hastane için de neler söyleniyor neler” ama..

Biz onlar gibi yapmayalım..

Sadece, “lafınızın nereye gittiğine bir bakın” hatırlatması yapalım..

Bununla yetinelim..

Google+ WhatsApp