Türkiye gençliği; işsizlik, eğitim, madde bağımlılığı diyor

Türkiye gençliği; işsizlik, eğitim, madde bağımlılığı diyor


Türkiye gençliği; işsizlik, eğitim, madde bağımlılığı diyor

 

 

Türkiye’de (TÜİK) araştırmasına göre, 2017 itibariyle 15-24 yaş gurubuna mensup yaklaşık 13 milyon gencimiz bulunuyor.

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP) tarafından Türkiye’nin 37 ilinde 8 bin gençle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmada, 15-27 yaş arası gençlerin mevcut mutluluk düzeyi, beklentileri, kaygıları, gelecek düşünceleri, meslek seçimi ve imkânları gibi ‘mutluluk endeksleri’ ile birlikte aile, din, toplum, gelenekler, siyaset gibi çatışma alanları ve demografik veriler yer aldı. 

Gençlerin kendilerini nasıl tanımladıkları ile ilgili araştırmaya göre gençlerin yüzde 31’i milliyetçi, yüzde 29’u Atatürkçü, yüzde 16’sı muhafazakâr, yüzde 12’si dindar, yüzde 11’i demokrat olduğunu belirtmiştir. Bu oranın içinde yüzde 6,5 İslamcı, yüzde 6,3’ü laik olarak kendini tanımlamıştır. 

Gençlerin siyasi sosyal ve kültürel olarak durdukları yer ve kimlik vurgusu açısından bakınca çok önemli bir fotoğraf ile karşı karşıyayız.

Gençlere Türkiye’nin en önemli 3 sorunu nedir dendiğinde; ekonomi, işsizlik ve terör olarak sıraladılar.

‘Gençlerin kendileri ile ilgili en önemli ilk 3 sorunu nedir?’ sorusuna verilen yanıtları;

İş sahası eksikliği.

Eğitimde yaşanan sorunlar ve madde bağımlılığını temel sorun olarak görüyorlar.

Madde kullanımında araştırmalar maalesef hiç de iç açıcı değil. Gençlerin yüzde 31,3’ü sık sık sigara içtiğini, yüzde 4.9’u sık sık alkol aldığını, yüzde 4.1’i sadece 1 kez uyuşturucu kullandığını, yüzde 1.2’si ara sıra uyuşturucu kullandığını, yüzde 1.1’i ise sık sık uyuşturucu kullandığını ifade etmiş.

Türkiye gençliğinin en önemli üç sorunundan biri madde bağımlılığı. 

Yani alkol, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı olduğunu unutmayalım.

Gençlerin yüzde 90’ı sosyal medya platformunda olmaktan mutluluk duyuyor. 

Sosyal medyada ortalama 3 saat, internette 3.20 dk. TV başında 2.58 dk. zaman geçiriyor.

 Kitle iletişim araçları teknolojinin sürekli gelişimi ile birlikte yeni bir insan ve toplum ilişkisi yeni bir sosyoloji ile bizi yüzüstü bırakıyor.

Bugün sosyal medya kullanım nedenlerinin yüzde 76’sı arkadaş ve çevresiyle ilişki, yüzde 37’si fotoğraf ve video paylaşımı, yüzde 30’u yeni arkadaş edinmek için tercih edilmektedir.

Günümüz gençliğinin din, siyaset ve milli değerlere mesafeli olduğunu, ekonomik ve ruhsal endişelerinin her geçen gün ön plana çıktığını görüyoruz.

Sosyal anketler ve araştırmalar yeni bir kent sosyolojisi ile karşı karşıya olduğumuzu işaret ediyor.

Maddi ve manevi değerler ve yargıların yeniden restorasyonu inşasına acil ihtiyaç olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.

Gençlerin yüzde 62’si kendini ‘orta sınıf modern gençlik’ olarak tanımlıyor. Yüzde 37’si de ‘Geleneksel gençlik’ olarak kendini tanımlıyor.

Gençlerin günlük hayatta ilgi duydukları alan sırasıyla; ekonomi, bilgi ve iletişim teknolojileri ve spor haberleri şeklinde.

15-30 yaş grubunun yüzde 94.4’ü herhangi bir sivil topluma üye olmadığını görüyoruz.

Günümüzün mevcut STK kurumlarının işlevselliği Türkiye’nin kabuk değiştiren sosyolojisi ile çok barışık olmadığını göz ardı etmeyelim.

Aslında gençlik araştırmaları anket raporlarını okuduğumuzda toplumsallıktan bireyselliğe kaçışı ve içe kapanan sanal teknoloji platformlarına sığınan bir gençlik sosyoloji ile karşı karşıyayız.

Aile ve gençliğin en temel ortak problemi eğitim sistemindeki memnuniyetsizliğin giderilememesi ve üniversite mezunlarının istihdam sorunudur.

Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik süreçlerinin milli eğitim kurumlarında geçen gençliğin devletten haklı olarak manevi ve maddi beklentisinin kişisel dünyasındaki yansımaları çok önemlidir.

Kendisini herhangi bir yapıya gruba bağlı görmeyen fakat gelecek hakkında umutsuz, mutsuz tedirgin ve kaygılı bir gençlik fotoğrafı var elimizde.

Alkol, kumar-şans oyunları ve madde kullanımının artışı bağımlılık düzeyinde yani tedavi edilmesi gereken bir hastalık şekline dönüştüğünü biliyoruz.

Ahlaki, dini ve kültürel değerleri, gençliğin sosyal ihtiyaçlar karşısındaki gerçekliği üzerinden okuma yapamaz isek sorunları doğru tespit edemeyiz.

Gençliğin kendi çizdiği sosyal fotoğrafını hepimizin çok iyi okuması gerekiyor. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp