Türkiye, Demirtaş’ı AİHM’den 1 yıl önce tahliye etti!..

Türkiye, Demirtaş’ı AİHM’den 1 yıl önce tahliye etti!..


Hiçbir üyesi; tek bir silahlı eyleme katılmamış Refah Partisi’nin kapatılması davası önlerine gittiğinde, Avrupa’daki şaklaban hukukçularla birlikte, utanmadan bir Türk hakim olarak, “Kapatılmayı hakketmiştir. Kapatma kararı hukuka uygundur” oyu kullanan Rıza Türmen..

 

Üniversitelerdeki "başörtü yasağı" önüne gittiğinde, ahlaksızca, vicdansızca, hukuku ayaklar altına alarak paspas edercesine, yine Avrupalı hokkabaz hakimlerle birlikte, sözümona bir de Müslüman geçinen bir Türk hakimi olarak, “Başörtü yasağı koyup koymamak, Türkiye’nin iç işidir. Bu konuda bizim ‘insan hakkı ihlal edilmiştir’ kararı vermemiz mümkün değil” rezil kararına oy veren Rıza Türmen..

 

AİHM’deki insan hakkı ihlallerini legalleştiren oyları ile bilinen o skandal yargıçlık süresinden sonra, gelip CHP’de milletvekilliği yapan Rıza Türmen..

 

Şimdi Selahattin Demirtaş’la ilgili AİHM Büyük Dairesi’nin kararını öğrenir öğrenmez, hemen sahneye fırlayıp, “Sadece Demirtaş’ın hemen serbest bırakılmasını gerektiren değil, diğer dokunulmazlıkları kaldırılan milletvekillerinin de tahliye edilmesini öngören bir karar” diyerek, militanlığını sergilemiş..

 

Önce şu hususu bir tespit edelim.

 

Bu adamda hukuk adına bir milimlik vicdan olsa..

 

Refah Partisi’nin kapatılmasının "örgütlenme hakkı"nın ihlali olmadığı, Erbakan’ın "5 yıl siyasetten men edilmesi"nin, "seçme ve seçilme hakkının kısıtlanması olmadığı" yönünde oy kullanan bir kişi olarak, şimdi bu ülkenin 50 bin insanının canına mal olan PKK terör örgütü ile irtibatlı Selahattin Demirtaş için, hangi yüzle “insan hakkı ihlal edildi” şovu yaptığını açıklardı..

 

Adamların geçmişlerini bilmesek..

 

Hangi rezil kararlara, nasıl vicdansızca destek çıktıklarını bilmesek..

 

Şimdi, “Biz insan haklarını savunuyoruz. İnsan hakları, hepinize lazım olur” söylemleri ile Selahattin Demirtaş’a destek çıkmalarına aldanıp, “Bunlar ideolojik düşünmüyorlar, olaylara insan hakkı merkezli bakıyorlar” diyerek, aldanacağız..

 

Nasıl bir rezalettir, Erbakan gibi bir siyasetçinin, kavganın en uzağındaki bir başbakanın "5 yıllık siyaset yasağı"nı, AİHM üyesi olarak hukuka uygun bulup..

 

“Erbakan 5 yıl siyasetten yasaklı olmalı. Seçilme hakkını kullanmamalı” deyip..

 

Şimdi Selahattin Demirtaş gibi, “Apo’nun daha heykelini dikeceğiz. Heykelini” diyen teröriste ise, “seçme ve seçilme hakkı ihlal edildi” diye destek çıkmak?!..

 

Nasıl bir rezalettir.. Nasıl bir ahlaksızlıktır?

 

Daha önemlisi..

 

AİHM kararlarının birçoğunda, eli kanlı teröristlere destek var..

 

Teröristleri koruyup kollarken, hiçbir suçu olmayan üniversiteli kızların "başörtü takma hakları"nı bile görmezden gelen ideolojik bakış açıları var da..

 

Bunlar AİHM’in günahları..

 

Ama içimizdeki hainler, AİHM’in verdiği o kararların da ötesine geçerek..

 

Çarpıtmanın kralını yaparak..

 

Türk halkını, aldatmaya kalkışıyorlar..

 

Ne imiş? 

 

Dünkü AİHM Büyük Daire kararından sonra, "Selahattin Demirtaş’ın hemen tahliye edilmesi gerekir” imiş..

 

Emriniz olur beyim..

 

Siz emredin, hemen tahliye edelim..

 

Siz emredin, Refah Partisi’ni kapatalım.

 

Yine siz emredin, HDP gibi teröre destek çıkan partileri ise açık tutalım..

 

Onlar yetmemiş..

 

Şimdi de..

 

Emriniz gereği..

 

Türk mahkemelerince daha önce tutukluluğu sona erdirilmiş bir dosya üzerinden, AİHM’in verdiği son karar gerekçe gösterilip, bambaşka bir suçtan tutuklu olan Demirtaş’ı hemen tahliye edelim..

 

Dün AİHM kararı açıklandıktan sonra, HDP’lileri boşverdik.

 

CHP’lileri boşverdik..

 

Nerede ise İyi Partililer bile kuyruğa girdiler, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini istiyorlar.

 

İyi güzel de bey abiler..

 

AİHM, hangi dosyada, “Selahattin Demirtaş tahliye olmalı” dedi?

 

2016 yılında tutuklandığı dosya için..

 

O dosyadan, şu an Selahattin Demirtaş tutuklu mu?

 

Değil..

 

2019 yılında başka bir suçtan tutuklandı, Demirtaş..

 

Yeni tutuklandığı dosyadan, AİHM’in verdiği ayrı bir “tahliyesi gerekir” kararı var mı?

 

Yok..

 

“Tahliyesi gerekli idi” kararı, 2016 tarihli tutuklama için..

 

O karar da zaten Türk mahkemeleri tarafından da bir yıl önce kaldırıldı.

 

O zaman, bir bardak suda fırtına kopartmanın ne alemi var?

 

Gidersiniz kankanız olan AİHM’e..

 

“2016 tarihli tutuklama için lehimize karar verdiniz. Bir de, 2019 tarihli tutuklama için de karar verin” dersiniz..

 

Onlar da verirler..

 

Alır getirirsiniz, o zaman “Demirtaş cezaevinden çıkmalı” dersiniz..

 

Ama Sülün Osman’lık yapıp..

 

“Abra kadabra” numaraları ile..

 

2016 tarihli tutuklama için verilen kararı, 2019 tarihli tutuklama için verilmiş gibi göstererek..

 

Cezaevindeki adamlarınızı kurtarmaya kalkışırsanız..

 

Bu millet bu numaraları yemez..

 

Yaptığınız hokkabazlıkları da not eder..

 

Adamınız bir tane suç işlemiş olurdu..

 

“Gerillanın (bizim terörist dediğimiz adama, o gerilla diyor) cenazesine katılmayan milletvekillerine disiplin soruşturması açarım” tek suçu olurdu.

 

O suçtan tutuklanır, sonrasında da AİHM tarafından, “Bu kadar tutukluluk yeter” kararı alınırdı..

 

“Adamın başka suçu yok, başka bir eylemi yok, niye cezaevinde tutuyoruz ki?” derdim..

 

Ama adam resmen suç makinesi..

 

Kobani olaylarındaki tehditler bu adamın ağzından çıkmış..

 

Abdullah Öcalan lehine "heykel dikme" sözleri, bu adamın ağzından çıkmış..

 

Kandil’e ziyaretler bu adam tarafından gerçekleştirilmiş..

 

Adamın bizzat kendi öz kardeşi, şu an dahi Kandil’de, Türk askerine sıkılacak kurşunun hesabını yapıyor..

 

Böylesi terör ile iç içe bir adam için..

 

Solcuları bir kenara bırakın..

 

Meral Akşener’inden tutun, Temel Karamollaoğlu’na, Ahmet Davutoğlu’na, Ali Babacan’ına kadar; muhafazakar siyasetçiler bile sıraya girip, “tahliye” istiyorlar..

 

Hiçbir kusuru olmadığı halde, vicdansızca saldırılarla can vermiş asker ve polislerin ahlarını alıyorlar..

 

300 bine yakın tutuklunun bulunduğu Türkiye’de, tek tutuklu Selahattin Demirtaş ile Osman Kavala imiş gibi bir algı oluşturup..

 

Bu iki isim üzerinden, hukuk testleri yapmaya kalkıyorlar..

 

“İki kişi bırakılırsa hukuk var, o iki kişi bırakılmazsa hukuk yok” algısı üretiyorlar..

 

Ama bizim üzerimize de borç olsun..

 

Şu PKK bitirildikten sonra dahi..

 

Askere-polise kurşun sıkanları da,  kurşun sıkanlara destek verenleri de..

 

Bu millete hatırlatmaktan bir an geri durmayacağız..

 

Dağdaki eli silahlı teröristlerin, şehirdeki kıravatlı kardeşlerinin ihanetlerini her daim yüzlerine vuracağız..

 

Ahdimiz olsun..

Google+ WhatsApp