Temel abime saygılarımla..

Temel abime saygılarımla..


Temel abime saygılarımla..

 

 

Saadet Partisi’ne olmasa da..

Saadet Partisi’nin ilk kaynağı Milli Selamet Partisi’ne.. 

Refah Partisi’ne.. 

Ve Fazilet Partisi’ne.. 

Kurulu bulundukları yıllarda tek tercih olarak oy vermiş bir seçmen olarak nacizane bir talebim olacak..

Şu imtihan dünyasında, kısır tartışmaları bir kenara bıraksak..

“Sen dedin.. Ben dedim” kavgasını bir kenara bıraksak..

Milli Görüş’ün, temel ilkelerini gözardı etmeden..

Hatta..

Milli Görüş ilkelerine tam bir sadakat göstererek..

Şu önümüzdeki seçimin yol haritasını egolardan, nefsi isteklerden uzak olarak belirlesek..

Saadet Partisi kendi başına seçime girecek olursa..

Gönlümden bazı itirazlar geçer ama..

Bunu yazıya dökmem, gereksiz olur..

“Bir siyasi partinin en tabii hakkıdır, kendi adına seçime girmek” der.. 

Susma hakkımı kullanırım..

Ama..

Bir parti ile ittifak yapacak iseniz..

Şunun şurasında, kısa bir zaman diliminde bu ortaya çıkacak..

Eğer böyle bir ittifak konusu, gündeminizde ise..

Kimle ittifak yapmanız noktasında söyleyeceklerimizi, eski bir seçmeniniz olarak..

Not etmenizi istirham edeceğim..

Tabii karar, yine partinizin..

Ama bize düşen..

Samimi düşüncelerimizi..

Hem size..

Hem kamuoyuna, en yalın hali ile aktarmak..

SP’nin tek başına seçime girme ihtimalini bir kenara bıraktık. O ihtimalde, “Susma hakkımı kullanırım” görüşümün altını çiziyorum..

Ama ittifak yapılacak ise..

SP, seçime kim ile birlikte girecek?

Biliyorum..

AK Parti’ye ciddi itirazlarınız var..

16 yıllık iktidarları döneminde yaptıkları ve yapamadıkları ile bu partiye yönelik siyasi eleştirileriniz var..

Siyasi eleştirilerin de ötesinde, bazı konularda benim de katıldığım, kötü niyetli olunmasa da.. Yapılmış küçük küçük bazı hatalar var..

Ama..

Bu küçük küçük.. Kasti de olmayan hataların tartışılacağı gün değil, bugün..

Olaya şöyle bakmamız gerekiyor..

Sizinle aynı partide yıllarca mücadele etmiş bir kadroya bazı eleştirileriniz var diye..

Gidip de..

Sizin varlığınızdan bile rahatsız olan siyasi parti ile..

Siyasi partiler ile ittifak kurarsanız..

Ellerinden gelse, sizi bir kaşık suda boğmak isteyen siyasiler ile..

Ki..

Bu “Bir kaşık suda boğma” ifadem, öyle hikayeden bir ifade de değil.

MSP’nin öncesinde MNP’nin kapatılmasında..

Rahmetli Erbakan Hoca’nın 12 Eylül darbesinde cezaevine konulmasında..

Refah Partisi’nin kapatılmasında..

Erbakan Hoca’nın başbakanlıktan darbe ile indirilmesinde..

Hatta..

Fazilet Partisi’nin bile, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasında..

Şirretliklerini göstermiş, tescillemiş kadrolardan bahsediyoruz..

Bunlarla ittifak kuracak olursanız..

En hafif hali ile söyleyeyim.. 

Yanlış yapmış olursunuz.. 

Tarih kitaplarına..

Dindar insanların gururla değil..

Öfke ile andıkları bir parti olarak geçersiniz..

Farzedelim CHP ile seçime girdiniz..

Elinize vicdanınıza koyun..

Ve söyleyin..

AK Parti’ye getirdiğiniz eleştiri konularınız neler ise..

Onları tek tek maddeler halinde sıralayın.

Ve o konularda..

AK Parti kadrolarının yaptıkları icraat ve yapacaklarını tahmin ettiğiniz icraatı ile..

CHP kadrolarının yapabilecekleri icraatı tahmin edin ve kıyaslayın..

Mesela?

Faiz konusunda, Tayyip Bey gırtlağı patlarcasına haykırıyor..

Faizin inmesi gerektiğini söylüyor..

Şöyle veya böyle..

Dediği yapılamıyor..

Ama, vicdan süzgecinden geçirerek söyleyiniz..

Faiz konusunda, Tayyip Bey’le mi daha yakınsınız, Kemal Kılıçdaroğlu ile mi?

Ne yani, Kemal Kılıçdaroğlu iktidara gelirse, sizin önerdiğinizi mi yapacak?.. Bunda küçücük bir ihtimal bile görebiliyor musunuz? 

CHP, SP’nin çizgisindeki faiz politikasını mı yürütür, yoksa Tayyip Erdoğan’ın da başaramadığı faizleri indirme diye bir derdi olmaksızın, faize dayalı bir sistemi mi hakim kılar?..

Samimi olarak cevaplayalım..

Ve ona göre kararımızı verelim..

Veya, aile konusunda..

AK Parti’nin yanlışlarının ortada olduğunu kabul ederek söyleyeyim..

O yanlışlardan ders çıkartarak, AK Parti’nin konuyu düzelteceği bir aşamada..

Tayyip Erdoğan mı, Saadet Partisi’nin önerilerine daha yakın?

Yoksa..

AK Parti’ye eski yıllardaki aile ile ilgili kanunlardaki yanlış düzenlemeleri çıkarttıran CHP mi, SP’nin çizgisine daha yakın?

Dini nikah konusunda, görmedik mi CHP’nin tavrını?

“Müftü nikah kıyamaz, kıyarsa cumhuriyet elden gider” söyleminin dillendirildiği günler, şunun şurasında 5-6 ay öncesi değil miydi?

Feministlerin baskısı ile aileyi tahrip eden düzenlemelere imza attıklarıkonusunda AK Parti’yi birlikte eleştirelim..

Ama..

Bu eleştiriyi yaparken, o feministlerin hakim olduğu CHP ile kol kola girersek..

Burada samimiyetimiz kalmaz.

İlkemiz kalmaz..

Dürüstlüğümüz kalmaz..

Şunu da belirtmiş olayım..

Olay, 10-20 milletvekili değildir..

Olay, tarihe “Samimi, ilkeli, dürüst bir parti” olarak geçip geçmemekle ilgilidir..

Varsayalım, AK Parti cimrilik yaptı, oturup müzakere bile edilmeyecek sayıda milletvekili teklifinde bulundu..

Bunun karşılığı, CHP ile (İYİ Parti’nin kadrolarına baktığınızda, CHP kaçkınlarının bol miktarda olduğunu göreceğimiz için, Akşener’in partisini de, CHP ile aynı konumda görüyorum) ittifak kurmak olabilir mi?

Lütfen, Temel abi..

Milli Görüş’ten taviz vermeyiniz..

Milli Görüş’e kim yakın ise..

İttifakınızda tercihiniz, o olmalıdır..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp