Teknolojinin yanlış kullanımı otizmi tetikliyor

Teknolojinin yanlış kullanımı otizmi tetikliyor


Teknolojinin yanlış kullanımı otizmi tetikliyor

 

 

Uzmanlar, çocukların teknolojik araçları kontrolsüz kullanmalarının otizmi tetiklediğini ifade ediyorlar. Amerika’da 1945 tarihinde 5000 çocuktan birine otizm tanısı konurken bugün bu sayı 45’te 1 çocuğa çıkmıştır. Yapılan araştırmalar teknolojinin daha yoğun kullanıldığı ülkelerde otizmin daha fazla olduğunu gösteriyor. Dijital devrimi yaşamayan Afrika ülkelerinde otizm sorununa pek rastlanmazken teknoloji ile iç içe yaşayan toplumlarda bu sorun gittikçe artıyor.

Otizm terimini ilk olarak kullanan Dr. Marius Zamfir, Romanya’da otizmli çocuklar üzerinde yaptığı araştırmasında bu çocukların günde dört ya da beş saat ekran başında kaldıklarını tespit etmiştir. Zamfir’in araştırması, çocukların ekran başından uzaklaştıklarında objeleri inceleme ve vakti daha iyi geçirme fırsatı bulduklarını ortaya koymuştur. Ekrana kilitlenen çocuk objelerle iletişim kurma ve zihnini geliştirme imkânı bulamıyor, cansız bir nesne gibi karşısındaki görüntüye kilitleniyor.

 

Unutmayalım; 0-4 yaş arasında olan ve vaktin çoğunu ekran başında geçiren çocukları otizm tehlikesi bekliyor. Ekranlardan uzak olan çocuklar ise nesnelerle oynuyor, akranları ile iletişim kuruyor ve sosyal etkileşim yoluna gidiyorlar. Çocuk dış dünyayı objeler aracılığıyla tanıyor ve tanımlıyor. Ekran başında kalmak çocuğun bu deneyimlerden mahrum kalmasına neden oluyor.

Televizyon ve diğer iletişim araçlarının yanlış kullanımı çocuğun sosyal, duygusal ve dil gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. 6 yaş üzeri çocuklarda ise kontrolsüzce izlenen programlar korkuya ve uyku düzensizliğine neden oluyor. Uzmanlar, 2-5 yaş arası çocukların ekran başında 1 saatten fazla kalmamalarını tavsiye ediyorlar. Anne, mümkünse çocuğuna doğal ortamlar sağlamalı ve onunla aktif iletişim kurabilmelidir.

Teknoloji devlerinin babası sayılan kişiler çocuklarını kara tahta, tebeşir ve doğal objelerin kullanıldığı okullara gönderirken, bizim çocuklarımız doğar doğmaz tabletlerle tanıştılar. Kimliğinin ve kişiliğinin oluşum sürecinde onları sanal bir dünyaya iten bizler daha sonra nerede hata yaptık, çocuklarımızı nasıl oldu da koruyamadık diye yakınmaya ve suçlu aramaya başlıyoruz. Suçlu, onları erdem ve faziletlerin yeşerebileceği sosyal ortamlardan soyutlayarak teknolojinin esiri haline getiren bizleriz!

Günümüzde çalışan anneler çocuklarını bakıcıya bırakıp işe gidiyor. Kalan vakitlerde ise çocukla vakit geçirmek yerine onu tablet ya da televizyonla meşgul edip sorumluluktan kaçıyorlar. Bu durum çocukta huzursuzluğa, uyum sorunlarına ve iletişim kopukluğuna neden oluyor. Çocuk, arkadaşları ile uyum sağlayamıyor, aile fertleri ile bağ kuramıyor. Bu tür sorunlara davetiye çıkarmamak için anneler çocukları ile kaliteli vakit geçirmeli ve onları hayatla tanıştırmalıdırlar. Aksi takdirde çocuklarımızı esir alan bu araçlar ruhsal ve fiziki rahatsızlıklara davetiye çıkaracaktır.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp