Tehditler Esed’i durduramıyor

Tehditler Esed’i durduramıyor


Tehditler Esed’i durduramıyor

 

 

ABD’nin ve onunla aynı kulüpte yer alan Batılı güçlerin göstermelik, içi boş ve gerçekte Esed rejiminin sergilediği vahşetin önüne geçme gibi bir hedefi olmayan tehditleri Beşşar Esed’in ve onun arkasında duran Rus işgal güçlerinin ilerlemesini durduramıyor. Çünkü Esed rejimi bu tehditlerin sadece siyasi amaçlı olduğunu, tehditte bulunanların kendisinin saldırgan tutumunun önüne geçme gibi bir hedeflerinin olmadığını çok iyi biliyor. 

Beşşar Esed rejiminin Duma’ya yönelik kimyasal saldırısının asıl amacı Doğu Guta’nın tamamı üzerinde hakimiyeti ele geçirmek ve muhalif güçleri bu bölgeden tamamen çıkmaya zorlamaktı. Nitekim bir yandan ABD, İngiltere ve Fransa’nın göstermelik tehditleri devam etse de Baas rejiminin silahlı güçleri Rus işgal güçlerinin desteğiyle son kimyasal saldırının hedefi olan Duma da dâhil olmak üzere Doğu Guta’nın tamamında kontrolü ele geçirdi. 

Haberlerde belirtildiğine göre Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye’deki rejim güçlerinin Duma da dâhil olmak üzere Doğu Guta’nın tamamında kontrolü ele geçirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre aynı zamanda bölgenin muhalif silahlı gruplardan arındırılması konusundaki anlaşmaya binaen dün yani 12 Nisan Perşembe günü Rus işgal güçleri de bölgeye yayıldı. 

Rusya Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre bölgeden muhalif silahlı grupların çıkarıldıklarının gösterilmesi amacıyla Duma’ya Baas rejiminin bayrakları asıldı. 

Haberlerde Rus işgal güçlerinin bölgede güvenliğin kontrolünün Rus askeri zabıtasına devredilmesi konusunda Ceyşu’l-İslâm hareketiyle anlaşma yaptığı ifade edildi. Bu devir işleminden sonra muhalif silahlı güçler ve sivil halkın bir kısmı halen Özgür Suriye Ordusu’nun kontrolünde olan ve Haleb’in banliyösünde bulunan El-Bab şehrine doğru tahliye edildi. 

Baas rejiminin ve onun arkasında duran işgal güçlerinin bugün Doğu Guta’da tamamen kontrolü ele geçirebilmesinde uzun süre sürdürülen sıkı kuşatmanın ve saldırı konusunda hiçbir ölçü tanınmamasının önemli bir rolü olmuştur. Baas rejimi ve onun arkasında duran Rusya, normalde Astana görüşmelerinde çatışmasızlık bölgesi ilan edilen Doğu Guta’da aynen Haleb’deki taktiği uyguladı. Bölgenin bütün dünyayla irtibatını keserek dışarıdan herhangi bir şekilde yardım almasını engellediler. Çatışmasızlık bölgesi ilan edilmesiyle ilgili anlaşmaya da uymayarak saldırıya devam ettiler. Üstelik saldırıda hiçbir ölçü tanımayarak bütün yasak silahları kullanmaktan çekinmediler. 

ABD ve onunla birlikte hareket eden Batılı ülkeler, Baas rejiminin ve onun arkasında duran Rus işgal güçlerinin bütün bu uygulamaları karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Doğu Guta üzerindeki ablukanın kaldırılması için Baas rejimine hiçbir şekilde baskı yapmadılar. Duma’da gerçekleştirilen son katliamdan sonra güya Rusya’ya ve Suriye’deki rejime horozlanmaları ise tamamen politik amaçlıdır, gerçekçi değildir. Baas zulmüne ve katliamlarına son verme gibi bir niyetlerinin olduğunu gösterecek samimi hiçbir hareketleri yoktur. 

İşin gerçeğinde Suriye konusunda Rusya ile ABD’nin hesapları örtüşmektedir. Çünkü Suriye’de Baas rejiminin hakimiyetinin son bulmasını hiçbiri istemiyor. Bu rejimin hakimiyetinin son bulması durumunda Suriye’de halkın özgür iradesinin siyasi mekanizmayı belirlemesi hiçbirinin işine gelmeyecektir. Suriye halkının Filistin halkının direnişine sahip çıkacağını ve destek vereceğini ABD çok biliyor ve böyle bir şey onu memnun etmeyecektir. Ama bugün görünüşte kimyasal katliama karşı çıkıyormuş, tepki gösteriyormuş havalarına girerek bundan kendi hesabına prim elde etmeye çalışıyor. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp