“TBMM devre dışı kalıyor” diyenler, Seçim Kanunu’nu paspas etti!

“TBMM devre dışı kalıyor” diyenler, Seçim Kanunu’nu paspas etti!


“TBMM devre dışı kalıyor” diyenler, Seçim Kanunu’nu paspas etti!

 

 

Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili olarak kısa kararını açıkladığında..

“Hah ha.. Bizim bu kararın gerekçesini beklememize gerek yok ki. Bu seçim yenilemesi, emirle verilen bir karar. Hukuki değil ki, gerekçesini bekleyelim”dediler..

Sonra..

Hedefi büyüttüler..

“Gerekçe yazamıyorlar ki.. Ne yazsınlar? Gerekçede maç anlatacak halleri yok herhalde..” dediler.

Yine yetinmediler..

Hedefi biraz daha büyüttüler.

“Karara gerekçe falan beklemeyin.. Seçim yenilenecek, ama gerekçe yazılmayacak. Sonra da unutturacaklar, olay kapanacak” dediler..

Bunu isimsiz sosyal medya hesaplarından aktarmıyorum.

Sizin-benim vergilerimizle maaş alan, üniversitelerde kadrolu olarak çalışan, hukukçu profesörlerin resmi sosyal medya hesaplarından aktarıyorum..

50 bin TL para ödeyip, hukuk okuduklarını zanneden gençlerin gittikleri özel üniversitelerdeki anlı şanlı hukuk profesörlerinin açıklamalarından aktarıyorum..

Bunları okuduk..

Hayretler içinde kaldık..

Hani içimize bir kurt da düşmedi değil..

“Acaba, gerçekten gerekçeyi yazmadan, bu olayı bitirirler mi?” diye şüphe ettik..

Çünkü biz, onlar gibi, mankurtlar değiliz.

Devletin derinlerinden bir sinyal gelince..

“Emret komutanım” hiç demedik, demeyiz..

On defa tartar, bir defa söyleriz..

Söylediklerimizi de sorgularız, söylenilenleri de dinleriz..

Ama muhataplarımızda terazi yok..

At işkembeden yalanları..

“Üç kişi de inansa, kâr kârdır” mantığı ile ortalığı toza dumana boğuyorlar..

Ama günler, geçiyor işte..

14. günde çoğunluk gerekçesini yazdı..

Üç gün de muhalefeti bekledik..

Sonunda gerekçeyi öğrendik...

Seçimin niçin iptal olduğu açıklandı..

Bu sefer de..

“Karanlık oda”larına haber uçurdular:

“Şu ilçenin, bilmemkaç nolu sandığında..

YSK’nın bir sayfa önceki gerekçesinde, ‘Sayım döküm cetveli boş’ denilir iken..

Aynı YSK’nın gerekçesinin bir sonraki sayfasında..

Aynı ilçenin, aynı sandığı için..

Sayım döküm cetveli için ‘İmzasız’ denilerek çelişkiye düşülmüş” dediler..

Eeee, ne var bunda?

Binlerce sandık başkanını, kanuna aykırı olarak, siz özel iş yerlerinden seçiyorsunuz..

7 kat fazla devlet memuru var iken, sanki hiç bulamamışsınız gibi, gidip özel bankalardan adam alıp, memur diye yutturmaya kalkıyorsunuz..

“754 sandıkta başkan kanuna aykırı belirlenmiş” denilirken..

“105 sandıkta ya imza, ya çetele yok” denilirken..

Geldiniz geldiniz, bir sandıktaki tespiti mi gözümüze sokacaksınız..

Kaldı ki..

Onda da haklı değilsiniz..

Onda da cahilliğinizi ortaya koyuyorsunuz..

Şu olamaz mı?

Bir oy sayım döküm cetveli, hem boştur..

Hem de..

İmzasız..

Bir oy sayım döküm cetveline, ilçe ismi yazılmıştır. Sandık numarası yazılmıştır. 

Altına da bir mühür basmışlardır.

Ama..

Sandık başkanı ve diğer üyeler imzalamamışlardır.

Hem çetele tutulmamış. Hem de altına imza atılmamış.

Olamaz mı yani?

Ki..

“Buldum.. Buldum” diye heyecanlanıyorsunuz?

Sakin olun biraz..

Telaş yapmayın..

Karara muhalif olan dört üye var..

Çoğunluktaki 7 üyenin yanı sıra..

Muhalif olan dört üye de kabul ediyor ki, “Sandık başkanlarının kamu görevlileri dışındaki isimlerden oluşması, kanuna açıkça aykırıdır..”

Nokta..

Daha neyin savunmasını yapıyorsunuz?

Daha neyin hırsızlığını arıyorsunuz?

İlginçtir..

Hani bu arkadaşlar düne kadar demiyorlar mıydı: 

“Cumhurbaşkanlığı sistemi, TBMM’yi işlevsiz hale getirecek.. Kanunların hiçbir hükmü kalmayacak.. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile ülke yönetilecek.. Yasama organı devre dışı kalacak.”

Defalarca yazdık..

“Kanun olan bir konuda, Cumhurbaşkanlığı kanunun içeriğine aykırı kararname çıkaramaz” dedik.

“Çıkarırsa, iptal olur” dedik..

Ama dert başka imiş..

Şimdi bunlar..

TBMM’yi kendileri işlevsiz hale getiriyorlar..

Kanunları paspas yapıyorlar..

Kanun olan bir konuda, üç tane hakimin kararı ile, kanunu by-pass etmeye kalkışıyorlar..

Hem de, cumhurbaşkanı kararnamesi ile bile değil..

Ne ile?

YSK kararı ile..

TBMM oturacak, kanun çıkaracak..

“Seçimin güvenliği için, sandık başkanları mutlaka kamu görevlilerinden seçilmeli. Ki; seçim sistemini garantiye alalım.. Kimse seçime hile karıştırmasın. Devlet memuru olan başkan, bir yanlışlık yapmaya kalkacak olursa, sonunda memuriyetinin de yanacağını düşünerek, o yanlışa teşebbüs etmesin” diyecek.

Hiç bir tevili olmayacak şekilde, kanun apaçık ifadelerle, “Sandık başkanları kamu görevlilerinden seçilmeli” maddesini kanuna koyacak..

YSK’daki dört üye de buna karşı çıkıp, diyecek ki:

“TBMM’yi kim takar? İstediği kadar kanun çıkarsın.. Ben burada iki yorum yaparım.. Kanunu dolanır, kendi dediğimi yaparım. Kanun ‘Sandık başkanı kamu görevlisinden seçilir’ dese de.. İlçe seçim kurulu özel iş yerlerinden, hatta işsizlerden sandık başkanı seçer. Ben de ‘Bir sorun yok’ derim, kanunun açıkça tam tersini yaptırırım.. 600 tane milletvekili, orada TBMM’den maaş alıyormuş, yasama organı yetkisini kullanıyorlarmış.. Hakimler kanun yapamazmış.. Sadece yapılmış kanunları uygulamakla yükümlü imişler.. Bunların hepsi bir kulağımdan girer, bir kulağımdan çıkar... Ben bildiğimi okurum!” 

Ve düne kadar, Cumhurbaşkanı’na bile vermek istenilmeyen.. Halktan % 52 oy almış Başkan’a bile vermek istemediğimiz bir yetkiyi..

YSK’daki dört üye, “Bizim bu yetkimiz var” diyerek gaspedecek..

Biz de bu hokkabazlığı yapanları seyir mi edeceğiz!

Etmeyeceğiz işte.. Etmeyeceğiz...

Tam aksine, bu hokkabazları her vesile ile deşifre edeceğiz..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp