Tarihle ve milletle kavga edilmez!

Tarihle ve milletle kavga edilmez!


Tarihle ve milletle kavga edilmez!

 

 

Bilecik’in yeni seçilen CHP’li Belediye Başkanı, ilk icraat olarak belediye binasının üstündeki “saray” yazısını söktürüp yerine “T.C. Bilecik Belediyesi”yazdırmış…

Doğrusu sayın başkanın maksadını tam olarak anlayamadım, ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptırdığı için öteden beri alerji duydukları ve inatla “saray”dedikleri Beştepe Külliyesi’ne kendi çapında bir gönderme yapmak istemiş olabilir.

Yine de bana “Türkiye Cumhuriyeti dâhilînde bulunan bilumum mebanii resmî ve milliye üzerindeki tuğra ve medhiyelerin kaldırılarak yerine Cumhuriyet kelimesiyle Cumhuriyetin tarihi kabulünün hak ettirilmesine dair kanun”u çağrıştırdı. Bu kanuna dayanılarak çeşmelerin, sarayların, kasırların, vakıfların, türbelerin ve bilumum tarihi mekânların üzerindeki tuğralar sökülmüş, yerine “T.C.” yazılmıştı. Bu basit bir değişiklik değil, yüzlerce yılın inkârıydı.

Konu CHP olunca, insan düşünmeden edemiyor: Acaba CHP’li Bilecik Belediye Başkanı’nın bu tasarrufu,  “zararsız” bir çıkış mıdır, yoksa eski CHP mizacının bir yansıması mıdır? 

Bu kadarla yetinilseydi, üzerinde durulmayabilirdi. Fakat yetinilmedi: Girişteki Osmanlı kabartmalarını da söktürdü ve yerine Atatürk kabartmaları yaptıracağını söyledi. İşte bunu kabul etmek mümkün değil. Neden derseniz…

Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille inmemiş, zaten müesses bulunan devletin (Selçuklu-Osmanlı terkibinin) rejimi değiştirilerek devamı sağlanmıştır…

Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyeti tesis edenler de zaten Osmanlı paşalarıdır, Osmanlı tarihinin parçalarıdır. Onları “Osmanlı’nın alternatifi” olarak düşünmek hem tarihi gerçeklere terstir, hem de hatıralarına saygısızlıktır!..

Yeni seçilen bir belediye başkanının öncelikli işi yıkmak, bozmak, kırmak, dökmek değil, imar, inşa ve ihya olmalıydı. Başkanlar daha ziyade ilk icraatlarıyla akıllarda kalırlar. 

Bir de Başkan CHP’li olunca, mensubu olduğu partinin, bu konuda geçmişten gelen sabıkaları hatırlanır ve konu ifrat noktalara taşınır ki, kimseye fayda sağlamaz…

Bu iş bir de Bilecik (eski ismi Belocoma) gibi tepeden tırnağa Osmanlı kokan, Osman Bey’in hatırası, Şeyh Edebali’nin duası bir şehirde yapılmışsa, “toplumsal tedirginlik” oluşturur. Gönüller kırılır. Vicdanlar rahatsız olur. “İhtiyacımız bu mu?” sorusunu sordurur. Ardından “alın size CHP icraatı”dedirtir. Sonra da “ecdat düşmanı” damgasını vururlar!. CHP’nin geçmişinden örnek bulmakta da hiç zorlanmazlar. İsterseniz ilk aklıma geleni hatırlatayım…

Tarih, 3 Mart 1924. Türkiye Büyük Millet Meclisi. Urfa Milletvekili Şeyh Saffet Efendi ile 53 milletvekili tarafından Meclis’e sunulan “Hilafetin ilgasına ve Hanedanı Osmani’nin Türkiye Cumhuriyeti dışına çıkarılmasına dair kanun teklifi” görüşülürken, Rize milletvekili Ekrem Bey kürsüye çıkıp, “Efendiler” diye bağırıyor, “Tarih bize gösterir ki, bu zevat (padişahlar), her zaman bu tahta bütün kuvvetleriyle sarılmışlar ve onu elde etmek için icabında Türk Milleti’nin boğaz boğaza gelmesini istemişlerdir.” (“Bravo!” sesleri).

“Efendiler!.. Millete hizmet etmiş, tarihimizde birçok sadrazam gösterebilirsiniz; fakat padişah göstermek için müşkilât çekeceksiniz. Bunların tahta merbut (bağlı) olmalarına sebep, yalnız menfaat, ihtiras; bundan ibarettir.

Efendiler!.. Türk Milleti’nin bu kadar geri kalmasına sebep, mes’ul padişahlardır.

Bana tarih-i Osmani’nin, (Osmanlı tarihinin) Sultan Osman’ın (Osman Gazi) istiklâl-ı Osmani’yi (Osmanlı’nın istiklâlini) temin etti diye, tebcil ettiği şeylerden mi bahs olunacak? Bugün artık bu masalları dinlemeye tahammülüm yoktur. Kimi esaretten kurtarmış, kimin istiklâlini temin etmiştir? Bu, ancak Sultan Osman’ın şahsı ve onun ailesi için, ihtiras nokta-i nazarında mühim olabilir.

Binaenaleyh efendiler, bu tarihi yukarıdan aşağı tetkik edersek hep cinayet, şahsî ihtiras görülür. Yıldırım Bayezid’in Kosova Meydanı’nda tahtını tabuta tahvil ettirdiği biraderini görürüz. Sultan Fatih’ten mi bahsedeceksiniz? Benim gözümün önüne, onun sırf bir arzusu için en kıymetli sadrazamımız olan Mahmud Paşa’yı getiriyorum: Bu adamı, çocuğu öldüğü akşam, beyaz entari giyerek satranç oynadığı için katlettirmiştir. Binaenaleyh yukarıdan aşağı hep bu tahta ihtiras görürsünüz. Ve baştan aşağı cinayetlerdirMazisi cinayetlerle dolu ve Türk milletine hizmet etmemiş olan bu ailenin hilâfetle münasebeti nedir?”(2. TBMM Zabit Ceridesi, c. 7, s. 31 vd.).

Halkın değerleriyle kavgayı misyon edinmiş bazı kişilerin milleti, manevi değerleri ve iradesiyle birlikte hiçe sayan şekilde konuşmaları insanı cidden düşündürüyor...

CHP’li Bilecik Belediye Başkanı’nın “ilk icraatı”, umarım bu köhne zihniyetin hortlamış hali değildir! 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp