Tarihe zulmetmek

Tarihe zulmetmek


Tarihe zulmetmek

 

 

Prof. Dr. Muhammed Harb, Osmanlı tarihi konusunda uzman olan Mısırlı bir tarihçi. Osmanlı tarihiyle ilgili önemli eserleri yayınlandı. Bunlardan biri de “Tarihte ve Medeniyette Osmanlılar” adlı eseridir. Mısır üniversitelerinde Osmanlı tarihinin doğru bir şekilde öğretilmesi, yanlış bilgilerin düzeltilmesi için büyük çabaları oldu. 

El-Cezire’nin Arapça haber sitesi (www.aljazeera.net)’ten Vail Husni, Arap dünyasında Osmanlı tarihi öğretimi, bu konuda yapılan yanlışlıklar ve genel anlamda Batının kültür emperyalizminin Arap dünyasının Osmanlı’ya ve Türkiye’ye yönelik politikalarını etkilemesi hakkında önemli bir röportaj yapmış. Röportaj biraz uzun ve tamamı okunmaya değer önemli bilgiler, notlar içeriyor. Ancak bizim tümünü buraya sığdırma imkanımız olmadığı için bazı kısa notlar aktarmak istiyoruz. 

Osmanlı tarihi konusunda Arap dünyasındaki ilim adamları arasında gerçek bir otorite olan Muhammed Harb, Arap dünyasındaki öğretim faaliyetlerinde, ders kitaplarında Osmanlı tarihine zulmedildiğini, bu kitaplarda yer alan yanlışların, çarpıtmaların düzeltilmesi suretiyle Osmanlı tarihine yardımcı olunması gerektiğini vurguluyor. 

Harb, Arap dünyasında özellikle okul kitaplarında Osmanlı tarihiyle ilgili çok belirgin yanlış bilgilerin bulunduğunu ve bu bilgilerin yerleştirilmesinde özellikle İngiltere’nin ve kilisenin önemli rolü olduğunu dile getiriyor. 

Muhammed Harb, İngilizlerin 1882’de Mısır’ı işgal etmelerinden sonra İslam dünyasındaki eğitim sistemini kökten değiştirdiklerini, İngiliz düşüncesini ve hıristiyan dinini öğretmeye öncelik verdiklerini dile getirerek şöyle diyor: 

“Bilindiği üzere İngilizler Türklere karşı uzun yıllar savaştılar. Özellikle Batı kilisesi de Osmanlılara karşıydı. Bunun bir sonucu olarak kendilerinde ve işgal ettikleri ülkelerde eğitim sistemleri Osmanlı tarihine tamamen düşmandı. Hatta İslam’a karşıydı. Bu yüzden Arap dünyasındaki tarih derslerinde okutulan kitaplarda sayılamayacak kadar çok hata vardır. 

35 yıl önce çalışmak için Suudi Arabistan’a gittiğimde İslam tarihinin Abbasilerin sonlarına kadar olanı ihtiva ettiğini, hilafetin son bulmasına kadarki dönemin son kısmını oluşturan Osmanlı tarihine ise hiç yer verilmediğini gördüm. Onlarla bu konuyu konuştum. Söylediğimi anladı ve yanlışlarını kabul ettiler. Suud eğitim programlarına tarih eğitimi ile ilgili genel programlar koydum.”

Harb bazı ülkelerde de yanlış bilgiler verilmesinden dolayı bu bilgilerle beslenen gençlerin Osmanlı’dan hoşlanmadıklarını dile getiriyor. 

Osmanlı tarihinin insanlık tarihinden bir parça olduğunu ve ihmal edilemeyeceğini dile getiren Muhammed Harb, bu devletin tarihinin aynı zamanda İslam tarihinden bir parça olduğunu, Balkanlar’da, Avrupa’da ve Arap ülkelerinde uluslararası kültüre önemli katkıda bulunduklarını, bir kimsenin Osmanlıların İslam âlemi ve insanlık haritasındaki yerini gözardı etmesinin mümkün olamayacağını vurguluyor. 

Fakat Arap dünyasında Osmanlı hakkında yanlış bilgileri yayma amaçlı eğitim programını yönlendirenlerin Türkiye’de de Arap düşmanlığını yaygınlaştırmak için yoğun çaba sarf ettiklerini gözardı etmememiz gerekir. Bunun için de özellikle Osmanlı’nın son döneminde bazı Arap bölgelerinde yine İngiliz işgalcilerle işbirliği içine giren birtakım ihanetçilerin çıkardığı isyanlardan istifade etmişlerdir. Filistin topraklarında Osmanlı’ya karşı bir tek isyan çıkmadığı halde söz konusu isyanlarla ilgili söylemleri Türkiye toplumunu Filistin davasına bigane kalmaya hatta karşı tavır almaya yöneltmek amacıyla değerlendirmişlerdir. Oysa dün ihanet edenlerin izlerinden gidenler bugün eğitim programlarına sözünü ettiğimiz yanlış bilgileri yerleştirenlerdir. Ümmetin bütünlüğü ve doğruların açığa çıkması için mücadele edenler ise bundan rahatsızdır. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp