Sürüden ayrılanı kurt yemez

Sürüden ayrılanı kurt yemez


Sürüden ayrılanı kurt yemez

 

 

1848 yıllarında Dan Rice adında bir kişi bir bando arabası alır ve palyaço kıyafetleri ile çıkıp politik çalışmalara dahil olur. Bandoya katılın mesajı ile yola devam eden kişi seçimlerde büyük başarı elde eder ve popüler hale gelir. Bu uygulamanın sonucunda kitlelerin etki altına alınmasının pek de zor olmadığı anlaşılır ve olay tarihe Bando arabası etkisi olarak geçer.

Kitlenin ferdi ile bilinçli bireyi ayıran en temel şey şuurdur. Kitlenin ferdi yöneldiği yolu sorgulamaz, çoğunluk böyle diyorsa bir bildikleri vardır deyip devam eder. Bilinçsiz kitleleri oluşturan fertler akıl ve iradi güçlerini kullanmak istemezler, neden niçin diye sormaz çoğunluğa tabi olup sorumluluktan kurtulacaklarını düşünürler. O yüzden küresel odaklar çarpık düşüncelerini empoze ederken kitlelerin sarhoşluğundan faydalanmış ve pekalada başarılı olmuşlardır.

Sürü psikoloji fertlerin bilincini köreltiyor ve onların duygu ve düşüncelerini tek bir alana kanalize ederek farklılıkları ortadan kaldırıyor. Bireyin aklını kullanmasına fırsat vermiyor. Bilinci körelmiş fertler dışlanacakları endişesi ile çoğunluğa körü körüne teslim oluyor ve bu şekilde kendilerini daha güvende hissettiklerini zannediyorlar. Hatırlarsınız; geçtiğimiz yıllarda dağda koyun otlatan bir çobanın koyunlarından biri uçuruma atlamış ardından bütün sürü onu takip edip telef olmuştu. Bu olay sürüye körü körüne tabi olan bireylerin halini özetler mahiyettedir.

Bilinçli bir ferdin özgün kişiliği vardır, o bir konuda karar verirken, beğenilerini ve taleplerini dikkate alır seçimini buna göre yapar. Zira kişinin kararları hakkında seçim yapma hürriyeti vardır… Sürünün bir ferdi haline gelen kişi ise ileri sürülen sloganın içinde kaybolmuştur, bana ait diyebileceği bir şeye sahip değildir. Kendi kararlarını verememekte, kitle ne yapıyorsa bilinçsizce onları taklit etmektedir.

Ünlü sosyal psikolog Asch’ın 1953 yaptığı deney, fertlerin karar mekanizmalarını işletirken çevrelerinden ne kadar etkilendiklerini ortaya koymaktadır. Deneyde katılımcılara bir görüş testine tabi olacakları söylenir ve her birine bir çift kart gösterilir. Kartlarda kısa orta ve uzun olmak üzere üç çizgi mevcuttur. Bir diğerinde ise hiç çizgi bulunmamaktadır. Katılımcılara karttaki çizginin diğer karttaki hangi çizgiye benzediği sorulur, biri hariç katılımcıların hepsi Asch’ın asistanlarıdır ve önceden belirlenen davranışları taklit etmeye başlarlar. Bu deneyde, gerçek deneğin tutum ve davranışlarını sergilerken diğerlerinden ne kadar etkilendiğini ortaya koymak istemektedirler. Katılımcıların hepsine kartlar gösterilir ve cevap vermeleri istenir. En son gerçek deneğe sorulur. Denek kendi kişisel tercihini değil çoğunluğun söylediği şeyi söyler

Yüce Rabbim insandan aklını kullanmasını ve doğru olanı tercih etmesini istemektedir. Bu bilinçtir. Fertlerin sadece doğru bilgiye ulaşmaları yeterli değildir. Aynı zamanda güçlü bir bilince de sahip olmaları gerekir. Resulullah bütün yaşamını birey ve toplumların bilincini uyandırabilmek için harcamıştır. Onun bu çabalarının sonucunda İslam bütün dünyaya yayılmış, hak ve adaletin zirvede olduğu bir medeniyet doğmuştur. Şimdi bizden istenen bu medeniyetin devamını sağlamaktır. Bunun için öncelikle sürüleşme psikolojisinden kurtulmalı ve aklımızı kullanmalıyız.

 

 

milli gazete

Google+ WhatsApp