Suriye’de 800 bin insan katledilmiş, ABD Şam’ı vurmuş!

Suriye’de 800 bin insan katledilmiş, ABD Şam’ı vurmuş!


Suriye’de 800 bin insan katledilmiş, ABD Şam’ı vurmuş!

 

 

ABD, İsrail ve Batı koalisyonunun öncelikli en büyük korkusu kimyasallardır, Baas rejimi değil. 7 yıldır Suriye semalarından tepesine bomba yağan Suriye halkının yaşadığı katliamlar kimsenin umurunda değil.

Suriye’de 1963’ten beri Baas rejimi hüküm sürüyor. Pratikte tek parti rejimi olan Baas iktidarının asıl sahibi 1970’den 2000’e kadar ülkeyi yöneten Diktatör Hafız Esed, yani Baba Esed oldu. Oğul Esed, yaklaşık 10 yıl merakla, sözde istikrarlı bir şekilde ülkesini yönettikten sonra 2011 yılı itibariyle olan bitenleri bütün dünyayla beraber seyrediyoruz.

7 yıl süren savaşta 800 bin insan, ateş topu olarak bilinen varil bombaları, füzeler ve tank toplarıyla katledilmiş, 1 milyon civarında kadın, çocuk, genç, yaşlı insan sakat kalmış, cezaevlerinde 300 bin civarında mahkûmun akıbeti bilinmiyor.

Toplam 12 milyon insan (6.5 milyonu ülke dışında) evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Suriye halkı, Bosna, Ruanda ve Irak halkının yaşadığı akıbeti yaşarken biz Suriye’de hakimiyet savaşı veren ülkeleri tartışıyoruz.

Fakat bu tartışma maalesef vicdan muhasebesi, hak, hukuk, adalet, inanç ve değerlerden ziyade ideolojik tercihler üzerinden yürüyor.

Acımasızca ideolojik tercihler üzerinden ülkeleri mazur görme eğilimi o kadar ağır basıyor ki, katledilen insanların asla hukukunu gözetmiyoruz.

Şam rejiminin, Duma katliamında 70’den fazla insan katledildi, kimyasal bulgular konuşuldu. 2013’te kimyasal kullanıldığı emareler konuşuldu ve rejim tehdit edildiğinde BM gözlemcilerine bazı kimyasal teslimatları gerçekleştirmişti.

Sonunda ABD, cumartesi bekleneni yaptı. Hizbullah’ın, İran yanlılarının, Şam yönetiminin bazı üslerini vurdu. Bir müddet sonra Halep’in güneyindeki Azan Dağı’nda bulunan İran Askeri Üssü’nde patlama meydana geldi. Yerel kaynaklardan edinilen ilk bilgilere 20 İranlı subayın hayatını kaybettiği, çok sayıda yaralı olduğu belirtildi. Bölgede kime ait olduğu bilinmeyen uçakların uçuş yaptığı kaydedildi.

ABD, İngiltere ve Fransa’dan oluşan müttefik kuvvetleri cumartesi sabaha karşı Suriye’nin başkenti Şam’da belli hedefleri 103 güdümlü Tomahawk füzesi ile vurduğu ilan edildi.

Suriye devlet televizyonu, saldırıda sadece 3 kişinin yaralandığını açıklarken, Rusya Savunma Bakanlığı, Suriyeli sivil ve askeri personel kaybı olmadığını duyurdu.

Pentagon, sivil kayıplar olmadığını, iddia edildiği gibi Esed’in kimyasal silah depolarının vurulduğunu, rejimin kimyasal silah kapasitesine ağır darbe vurulduğunu iddia etti. 

Bu saldırıyla İngiltere ve Fransa, ABD’nin yanında sahaya girmiş oldu. ABD, bu operasyon ile Fırat’ın doğusunda daha uzun süre kalacak gibi…

 ABD, Rusya›nın Suriye›deki üslerine dokunmadı sadece Esed›in ve İran’ın üslerini vurdu.

ABD, Fransa ve İngiltere, Suriye üzerinden aslında Rusya ile hesaplaşıyor bir bakıma ve Rusya da bunun farkında tabiî ki.

İsrail için en büyük tehdit, savaşın başından beri Suriye›de özellikle de İran ve Hizbullah denetimindeki bölgelerde bulunan kimyasal silahlardı. İsrail hep bu silahları bahane ederek istediği zaman Suriye topraklarını vuruyor zaten.

16 kimyasal hedefin vurulması en çok İsrail’i rahatlattı, İsrail’in, 2012 yılından beri 20 kez Suriye topraklarını istediği zaman rahatça vurmasına karşın ne Rusya ne İran ne de rejimden en ufak bir eleştiri misilleme olmaması çok ilginç.

Esad rejimi, İran, Hizbullah ve Rusya ile aynı cephede dururken ABD, Fransa ve İngiltere ise Suriye’yi vurarak asıl mesajı sadece Rusya’ya vermiş oluyor.

BMGK’yi acil toplantıya çağıran Rusya, “ABD ve müttefiklerinin uluslararası hukuku ihlal ettiği” gerekçesiyle ABD, İngiltere ve Fransa’nın kınanmasını istediği karar tasarısını konseyde oylamaya sundu. 

Rusya’nın bu tasarısı, 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’nde gerekli olan 9 ülkenin desteğini alamadığı için kabul edilmedi.

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, oylama sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, “Umarım öfkeler soğur ve sonra yıkılanları adım adım inşa ederiz” dedi.

Nebenzia, dünkü saldırılarda Rus askerlerinin zarar görüp görmediğine ilişkin ise “hayır” cevabını verdi. ABD Savunma Bakanlığı›nın (Pentagon) Soçi›nin başarısız olduğu ve Cenevre›deki barış görüşmelerine dönülmesi gerektiği açıklamasına ilişkin soruya Nebenzia, «Soçi başarısız olmadı ama maalesef Cenevre sürecine de darbe yapıldı” ifadelerini kullandı.

Astana süreci çerçevesinde Rusya ve İran ile işbirliği içinde olan Türkiye, ABD öncülüğündeki koalisyonun saldırısına düşük profilli bir destek verdi, vermek zorundaydı da…

Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliği ve yakınlaşmaya rağmen İdlib ve Doğu Guta bölgelerindeki gelişmelerde önemli fikir ayrılıklarını göz ardı etmemek lazım.

Rusya ile İran, Suriye’de hâlâ rejim ile koordinasyon içinde olmamızı istiyor.

ABD, İsrail ve Batı koalisyonunun öncelikli en büyük korkusu kimyasallardır, Baas rejimi değil. 7 yıldır Suriye semalarından tepesine bomba yağan Suriye halkının yaşadığı katliamlar kimsenin umurunda değil.

 Suriye halkı için ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, İsrail, İran ve rejimin hiçbir farkı yok, rejim halkından 800 bin kişiyi öldürürken ABD’nin Şam’ı bombalamasını tartışmak ne büyük trajedi…

Halk katliamların durmasından yana koyun can derdinde, biz kasapları yarıştırıyoruz!

Bosna ve Halepçe halkına gösterdiğimiz vicdan ve merhameti Suriye halkına çok görmeyelim. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp