Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır

Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır


Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır

 

 

Ali İhsan Karahasanoğlu “Teos tatil köyü”nden başlayıp Tunç Soyer’den çıkmış..

Sözkonusu olan CHP ise, Soyer teferruattır. Nurettin Soyer yaptıkları ile ilk ve son örnek, tek örnek değil. CHP tarihi adeta Soyer’ler tarihidir.

Teos veya Teo, eski İyonya’da batısında yer alan, MÖ 1000 yıllarında kurulan bir antik bir şehrin adıdır. En büyük Pagan mabedlerinden biri burada bulunur. Bu anlamda şehrin adı  “Tanrıların şehri” olarak da anılır. Bazı kaynaklar şehrin tarihini MÖ 3000’e kadar uzatır. 

Konumuz tarihi Teo ya da Teos değil. Çağdaş yeryüzü Tanrıları sorunu asıl konumuz.

Soyer’i en iyi Ozan Arif anlatmış C-5 Koğuşu şiirinde:

Hakim bey, Hakim bey, Bütün dünyamı / Yıkarak yaptılar benim sorgumu.

C-5 denen yere gözleri bağlı, / Tıkarak yaptılar benim sorgumu.

Savcının ağzından şu okunanlar / Benim suçum değil hep yalan bunlar!..

Dövdüler hakim bey, ağzımdan kanlar, / Akarak yaptılar benim sorgumu.

Düştüm ki bir sürü moskof piçine / Biri de demedi bunun suçu ne?

Tabancayı ta ağzımın içine / Sokarak yaptılar benim sorgumu.

Döve döve işettiler altıma /Bayıldıkça sarıldılar hortuma

Islatıp ıslatıp tekrar sırtıma / Çıkarak yaptılar benim sorgumu

Kimi vurdu, kimi baktı seyrime / Cop izleri oluk oldu böğrüme,

Sigaranın ateşiyle bağrıma / Çökerek yaptılar benim sorgumu.

Kimi şarap içti, kimisi rakı, / Karma karış oldu her türlü koku.

Döverek pisletip ağzıma boku / Dökerek yaptılar benim sorgumu.

Jileti vurdular ileri geri / Dilim dilim oldu yarıldı deri

Yarılan yere tuzu biberi / Ekerek yaptılar benim sorgumu. 

Tırnağım söküldü kelpeten ile / C-5’ler konuşsa gelse de dile

Su diye yalvardım, hep güle güle / Bakarak yaptılar benim sorgumu.

Şişe ile zorladılar gıçımı / Tuzlu su verdiler yaktı içimi

Derisinden kopanaca saçımı, / Çekerek yaptılar benim sorgumu.

Allahsız-kitapsız sekiz on ayı, / Suçsuzum dedikçe vurdu sopayı,

Burnuma soktular tornavidayı / Bükerek yaptılar benim sorgumu.

Biri bu Soyer’de domuzun dölü!.. / Sesinden tanıdım değilim deli.

Tenasül uzvuma ceryanlı teli / Takarak yaptılar benim sorgumu.

Hakim bey, erkeklik kalmadı daha / Ölem diye çok yalvardım Allah’a.

Avuç içlerimden tutup çarmıha / Çakarak yaptılar benim sorgumu.

Babamı almaya eve gittiler / Anama avradıma neler ettiler

Çocuğum boğazından tuttular / Sıkarak yaptılar benim sorgumu.

Yavrumu görünce çıldırdım dedim(!) / Ne derseniz kabul saldırdım dedim.

Atatürk’ü bile öldürdüm dedim / Yakarak yaptılar benim sorgumu.

Ozan Arif anlatamaz kaygımı / Yitirdim kanuna olan saygımı

Velhasıl ‘devlete güven’ duygumu / Sökerek yaptılar benim sorgumu

OZAN ARİF sadece Soyer’i değil, aynı zamanda darbeyi, darbecilerin zihniyetini anlatıyor.

İşte CHP’nin İzmir’i emanet etmek istediği kişi, bu mirası savunan bir partinin ve o zihniyetin tetikçiliği yapan bir subayın oğlu. O oğul ki, babasının mirasına sahip çıkıyor. Bugün o mirası sadece CHP’liler değil, PKK ve DHKP-C de savunuyor.

CHP yöneticileri ve Kılıçdaroğlu İzmir için bula bula bu adayı buldu.

Bakın Kılıçdaroğlu Türkiye’ye yakışmasa da CHP’ye çok yakışıyor. O tipik bir CHP’li. Kim ne derse desin, Soyer de CHP’ye en az Kılıçdaroğlu kadar yakışıyor.

CHP başından beri bu değil mi idi. Bir Rusçu, bir Hitlerci oldular, gün geldi Musolini’ye övgüler dizdiler. Sonra dönüp Amerikancı oldular. İstiklal Mahkemelerinde yaşananların ne farkı vardı Örfi İdare Mahkemelerinde yaşananlardan. 141, 142, 163.. Şapka kanunu, ezan yasağı, başörtüsü yasağı say sayabildiğin kadar. İslam Tarihini, Osmanlı tarihini yasakladılar, Yunan medeniyet tarihini müfredata soktular. Din irtica, dindar mürteci idi. Laiklik adına zulmetmedik Müslüman bırakmadılar. Varlık vergisi ile gayrimüslimlere de zulmettiler.. Tek Adam, Milli Şef, Ebedi Şef derken demokrasi ve cumhuriyetle perdelenen bir diktatörlük kurdular. Takrir-i sükûn, açık oy gizli tasnif, tek parti ve tek adamın iradesi ile şekillenen aday listesi ve sadece parti üyelerinin oy kullandığı bir seçim. Harf devrimi ile bir gecede cahil bırakılan bir millet. Laiklik adına yenen haltlar! Ekmek karneleri, kanuna göre karar veren mahkemeler değil, verdikleri kararlar kanun sayılan, icabında savcısı, savunması, temyizi olmayan mahkemeler..

Ey CHP sen busun!.

Bugün, yanına aldıklarınla mutlu olmalısın. FETÖ’cüler ve PKK’lılarla birbirinize çok yakışmışsınız. Sahi, dün, FETÖ’cülerin, Ergenekon’cu, Balyoz’cu diye etiketleyip sanık sandalyesine oturttuğu, FETÖ’ye engel olan  BÇG’lilerin avukatlığını yapıyordunuz değil mi?

Ah CHP ah!

Adı “Çoğunlukçu” olan azınlık partisi. Cumhuriyet “Çoğunlukçuluk” demek aslında, Arapçada. Tek Parti dönemi hariç hiçbir zaman halkın çoğunluğu olamadılar.

CHP kendi geçmişi ile yüzleşmeden bir yere gidemez. Bankası olan sol bir parti, adı hâlâ tek parti dönemine has “Cumhuriyet (…) Partisi”. Bu konu Soyer’in babasının davasının davacısı olmasından daha önemli ve öncelikli bir konu.

Kılıçdaroğlu gitsin, yerine kim gelirse gelsin sonuç değişmeyecek sanki. CHP’ye hayat veren arkasında bir de kitle var. Giderek yaşlanan ve eriyen bir kitle, ama bu kitle yok olana kadar birileri bu partiden vazgeçmeyecek gibi. Onun için zamana ihtiyaç var. Selâm ve dua ile. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp