Sözden bombalar

Sözden bombalar


Sözden bombalar

 

 

Yasemin çocukluğundan beri kilo sorunlarıyla mücadele ediyordu. İlkokulda arkadaşlarının aşağılayıcı tavırlarına alışmış, onların alaycı bakışlarına aldırmadan yaşamayı öğrenmişti. Büyüdüğünde kendisini aşağılayan kişilerle daha rahat başa çıkabileceğini düşünüyor “hele bir büyüyeyim, gösteririm size” diyordu. Fakat öyle olmadı, ergenlik döneminde görüntüsü ile ilgili yapılan yorumlar onu daha fazla etkilemeye başladı.

Sınıfta hemen her gün arkadaşları ve öğretmenleri sözü döndürüp dolaştırıp Yasemin’in kilolarına getiriyor ve onu küçük düşürücü ifadeler kullanmaya devam ediyorlardı:

“Yasemin’e iki kişilik yer ayırmak lazım.”

“Yasemin’e üç porsiyon ancak yeter.”

“Yasemin’in bastığı yere bakın nasıl da çökertmiş.”

Bu ifadeler onun her gün duyduğu ifadelerdi. Artık değersiz olduğuna ve beğenilmeye layık biri olmadığına inanmaya başlamıştı. Nasıl olsa çirkinim diyor ve giyim kuşamına özen göstermiyor, hal ve hareketlerini kontrol etmiyordu. Öyle anlar oluyordu ki, kendini bir mahzene kapatıp, hayat boyu orada kalmak istiyordu. Üzerine hemen her gün onlarca sözden bomba yağıyordu. Yasemin insanlardan kaçıyor, mümkün olduğunca uzak durmak istiyordu. Yeni bir topluluğa girdiğinde korkuya kapılıyor, kilolarıyla dalga geçilmesinden endişe ediyordu. Yasemin artık kendini sevmiyordu. Sevilmediğini ve beğenilmediğini düşünüyordu.

Zaman hızla akıp gidiyordu. Yasemin okulu bitirmiş ve bir kurumda işe başlamıştı. Zaman gerçekten her şeyin ilacıydı. Uzunca bir sessizliğin ardından üzerine atılan sözden bombalara anlam vermeye çalışmış ve kendini suçlamaktan vazgeçmişti. İnsanlara zarar verecek bir eylemde mi bulunmuştu ki bu kadar dışlanıyor ve hayatın dışına itiliyordu. Suça mı bulaşmıştı ya da? İnsanlığından ödün mü vermişti? Kötülüğün hamiliğini mi yapmıştı? Hayır… O halde bu sözden bombalar neyin nesiydi?

İnsanoğlu nefsini terbiye edip ehlileştirmezse vicdani duyarlılığını tamamen kaybediyor ve yırtıcı bir yaratığa dönüşüyordu. Böyle durumlarda kişinin öteki ile ilişkilerini tanzim eden şefkat adalet ve empati gibi değerler köreliyor ve enaniyet duygusu hat safhaya ulaşıyordu. Fakat Yasemin artık bunun farkındaydı ve üzerine gelen sözden bombaları geri savabiliyordu.

 

 

milli gazete

Google+ WhatsApp