Sosyal demokrasi İnce İnce iflas ediyor!

Sosyal demokrasi İnce İnce iflas ediyor!


Sosyal demokrasi İnce İnce iflas ediyor!

 

 

Bakın siz şu CHP’nin yaptığına..

Sosyal demokrasi diye yola çıktılar..

Fakire, güçsüze, imkanı olmayana sahip çıkacaklarını vaad ettiler..

İnsanlara sahip çıkmanın yanında.. Aynı söylemin sonucu olarak hayvan haklarından bahsettiler..

Hayvanlara sahip çıkmayı, hatta et yememeyi önermeye başladılar..

Ağaçlara sahip çıktılar..

“Canlı bu.. Canlı.. Anlamıyor musunuz?” dediler..

Gözlerimiz yaşardı..

“İnsanlık ölürken, CHP’lilerin şahsında, dirilmeye başladı” diyerek kendimizi avutmaya başlamıştık ki..

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Mustafa Kemal’i taklit ederek, 19 Mayıs günü Samsun’a çıkıp, halka hitap etti.

Ne dedi halkın önünde?

Cümlesi aynen şöyle:

“Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar. Ev yapsaydık, 2 milyon ev yapardık. Yazık günah değil mi!”

Sakın yanlış anlamayın..

Suriyelilere ev yapılmasını isteyen de yok.. Muharrem bey de, Suriyelilere ev yapılmasını arzu ediyor değil..

Suriyeliler için şu an evden daha önemlisi, yiyecek, giyecek..

Bunlar ve geçici barınma amaçlı olarak harcanmış 40 milyar dolar..

Buna sosyal demokrat Muharrem İnce’nin bakışı şu:

“Yazık günah!”

Haydi şimdi sosyal devlet diyen solcular söylesinler..

“Yazık günah mı?”

Suriyelilere 8 yılda harcanan 40 milyar dolar, yazık mı, günah mı?

Komşumuz..

Bir kısmı bu ülkenin vatandaşı olanların akrabaları..

Sınır şuradan çizilmiş, akrabaların bir kısmı Suriye’de kalmış, bir kısmı Türkiye’de..

Böyle akraba onlar..

Akraba olmasalar da..

Komşumuz..

Dindaşımız..

Muhtaç durumda o insanlar.

Zor durumdalar..

Kapımızı açıp, sıcak çorba verdik diye..

“Yazık mı ettik paramıza?. Günah mı işledik, cehennemde mi yanacağız şimdi?”

Suriyeli komşularımızla kıyaslama anlamına gelmesin ama..

İnsanla hayvanı kıyaslıyor gibi duruma düşmek çok büyük bir hata ama..

Bu sosyal demokrat geçinen hokkabazların gerçek yüzlerini ortaya koymamız için..

Beni affedin..

Hayvanlara sahip çıktığını iddia eden solcu hayvanseverler..

Neredeler?

Muharrem İnce’nin bu tespitine ne diyorlar?

Gezi Parkı’ndaki üç tane ağaç için “Onlar canlı ya.. Canlı.. Nasıl insanlarsınız siz?. Canlıya dokunulur mu?” diye tepinenler..

Üç tane ağacın, kökleri ile birlikte, Gezi Parkı’ndan çıkartılıp, bir başka alana yerleştirilmek istenmesine karşı çıkıp..

20’ye yakın gencin hayatına mal olan taşkınlıkları başlatanlar..

Bakın Muharrem İnce ne diyor: “Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar.(..) Yazık günah değil mi!”

¥

Hani deniliyor ya..

“İktidara yakın medya organları, muhalefet adaylarının konuşmalarını vermiyorlar.. Onları gizliyorlar” diye..

Gerçekten haklılar..

İktidara yakın medya organları, muhalefetin tüm adaylarının tüm konuşmalarını, kelime kelime, harf harf vermeli..

Görüntüleriyle 80 milyona aktarmalı..

Yoksa..

Bunlar sosyal medyada yaptıkları propaganda ile..

Kendilerini her gün, daha büyük dev aynalarında görecekler..

Suriyelilere yapılan insani yardıma “yazık, günah” diyen sosyal demokrat cumhurbaşkanı adayının “Bisikletle makamıma gideceğim” palavraları ile saf vatandaşları kandırmaya çalışacaklar..

Dün Samsun’da gördük..

Seçmeni lüks bir bisiklet hediye etmiş, Muharrem İnce’ye..

Muharrem bey şöyle bir baktı.. Sağına soluna..

Hareket ettiremedi.. 

Bisiklet park haline alınmış. Park ayağını indiremedi.. Korumaları gelip, yardımcı oldu..

Şimdi bu adam, cumhurbaşkanı seçildikten sonra, makamına bisikletle gitmeyi vaad ediyor..

Karşısındaki garibanlar da, bunu saf saf dinliyor..

Tabii ki, “Bisiklete binemeyen, ülkeyi nasıl yönetir” diyecek halim yok..

Ama riyakarlığa da prim vermeyelim..

Bugün milletvekili iken, TBMM’ye bisikletle gitmeyen Muharrem İnce..

Yarın çok daha önemli bir makama geldikten sonra.. Daha fazla korunması gereken Cumhurbaşkanlığı makamına geldikten sonra..

Bisikletle gezecekmiş..

Hayal dünyasında geziyorsunuz ama..

Bu kadarı biraz fazla..

Ama diyorsanız ki: “Biz cumhurbaşkanlığını hayal ediyoruz.. Cumhurbaşkanı olduktan sonra bisikletle makama gitmek ne ki?”

Ona da eyvallah derim..

Haklısınız der geçerim..

¥

Muhalefetin cumhurbaşkanı adaylarının konuşmaları, kapasitelerinin ne olduğunu anlamamız için de önemli..

Hem kendilerinin kapasitesi nedir, hem de takip ettikleri yolun çapı nedir, anlamamız için önemli.

Bizim yıllardır söylediğimiz, ama muhataplarımızın bir türlü anlamadıkları bir gerçek var..

“Türkiye, cephede kazandığı savaşı, masada kaybetmiştir” der, dillendiririz.. Ama kemalistlere anlatamayız..

Bakın Muharrem İnce, bu gerçeği, belki de farkına varmadan, nasıl da inceden inceye anlatıvermiş:

“Yunanistan’la savaştık, galip biziz. Savaştan hemen sonra Atatürk Yunanistan’la barışıyor, hatta Balkan Paktı’nı kuruyorlar. Amerikan bir büyükelçi, Atatürk’e soruyor: Savaşı kazandın, neden tazminat istemiyorsun?‘Para iste’ diyor. Atatürk diyor ki: ‘Ekonomiyi geliştirerek alacağımız para tazminatla alacağımızdan çok olur.’ Bakın o büyükelçi anılarında şöyle yazıyor: Hayatımda böyle zeki, böyle dahi adam görmedim.”

Bakın siz şu işe..

Yunan’la savaşıyorsunuz.. Kazanıyorsunuz. Ama savaş tazminatı alamıyorsunuz...

Cephede kazandığınız savaşı, tek kelime ile masada kaybediyorsunuz.

Bir de bu kaybetmeyi başarı olarak göstermek için, “Ekonomiyi geliştirerek daha fazla kazanacağız” diyerek üstünü örtüyorsunuz..

Zannedersiniz ki, ekonomiyi geliştire geliştire, Yunanistan’ı satın alır hale gelmişiz!..

¥

İşte bunun için, “Muhalefet adayları konuşsun.. Bolca konuşsunlar” diyorum.

Hem onlar konuşsun. Hem de medya bunları, kesmeden, biçmeden, bire bir versin..

Anlayan anlar..

Bunların çapının ne olduğunu..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp