Sonunda bu da oldu

Sonunda bu da oldu


Sonunda bu da oldu

 

 

Karabük’te bir kişi bilgisayar başında fazla vakit geçirdiği gerekçesiyle tartıştığı oğlunu bıçaklayarak öldürdü. İnternet bağımlısı gencin sorununu tartışabiliriz ancak cani babanın bu tavrı herhangi bir mazeretle kamufle edilebilecek bir durum değil. Zira anne ya da babanın görevi çocuğa şiddet uygulamak, onu baskı altında tutmak, itaat etmediğinde katledecek kadar ileri gitmek değildir. Anne-babanın görevi çocuğa şefkatle yaklaşmak ve onu terbiye etmektir. Anne-babanın görevi çocuğa zamanı kullanma bilinci vermek ve ona sorumluluklarını öğretmektir. Çocuğun okul başarısına, mesleki kariyerine odaklanan anne-babalar onun karakter gelişimine de aynı şekilde katkı sağlamalıdırlar.

Günümüzde internet bağımlılığı sigara ve alkol bağımlılığını geride bırakmış durumda. Bu konuda uzmanlar ebeveynleri sık sık uyarıyor ve çocukları bu tehlikeye karşı nasıl koruyabilecekleri konusunda bilgiler aktarıyor. Ancak anne-babalar kendilerini bu esaretten kurtarabilmiş değiller ki çocuklarına katkıları olsun! Anne-babalar çocuklarını anlamış ve tanımış değiller ki onların ellerinden tutsunlar!

Bir baba internet bağımlısı haline gelen oğluna yardımcı olacağı yerde onu katlediyor. Acaba bu cani çocuğunun içinde bulunduğu şartları ve onun duygularını anlayabilmek için çaba göstermiş midir? Çözüm aramış mıdır bu sorun için? Hayır… Oysa internet bağımlılığı günümüzde sürekli dillendirilen bir sorun ve bu sorunun tedavisi için açılan birimler mevcut. Fakat vicdansız adam çocuğuna yardımcı olmak yerine katı ve sevgisiz karakterine uygun bir çözüm buluyor ve onu katlediyor.

İnternet evimizde, ceplerimizde, okulda, toplu ataşıma araçlarında kolayca ulaşabileceğimiz bir araç. Can sıkıntısından yakınan ve kayda değer hedefleri olmayan bireyler hemen internete koşuyor ve sanal dünyanın müdavimleri arasına katılıyorlar. Sanal dünyanın müdavimleri sevgi, mutluluk, hüzün, empati, şefkat, paylaşım gibi değerleri tanımazlar, tanımaya hiç ihtiyaç duymazlar. O yüzden sadece sosyal çevre ile değil aile efradıyla da iletişim kurmakça güçlük çekerler.

İnsanlarımızın nazarında tehlike somut olarak görülebilen ve algılanabilen olaylardır. Mesela ateş tehlikedir, kazalar tehlikedir, çocuğun madde kullanıp krize girmesi tehlikedir, yanlış arkadaş tehlikedir. Fakat anne-babalar evinin en ücra köşesinde öylece duran bilgisayarın tehlikeli olabileceğine ihtimal vermiyor. Oysa bu küçük kutu bütün dünyaya açılabilen ve doğru yanlış ayırtına varmadan bütün olayları kısa sürede evinize taşıyabilen bir araç. Peki, o halde ne yapacağız? Yapılacak şey belli; çocuklarımız interneti bizim bilgi ve kontrolümüz dâhilinde kullanacak ve maksadına uygun kullanmayı öğrenecek.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp