Soma’nın 4. yılında: “Acaba kaza mıydı?”

Soma’nın 4. yılında: “Acaba kaza mıydı?”


Soma’nın 4. yılında: “Acaba kaza mıydı?”

 

 

4 yıl önce, dün..

Soma’da bir maden kazasında (!?) 301 insanımızı kaybettik..

AK Parti iktidarı dönemindeki en büyük maden kazası(!?) idi..

Diğer iktidar dönemlerinde de, bu sayıda ölüm yaşanılan kaza yoktu..

Tabii ki, “Allah bir daha küçüğünü de göstermesin” diye dua ediyoruz ama..

Acaba Soma’da yaşanılan, gerçekten bir kaza(!) mıydı diye de sorgulamamız lazım..

Soma kazasının (!?) 5 ay öncesinden başlayarak sorgulayalım..

FETÖ’nün 17 Aralık darbe operasyonu başarısız olmuş.

Ama darbe girişiminde bulunanlar, hâlâ piyasada siyasi iktidara tehditler savuruyorlar..

Türkiye’nin en önemli ili olan İstanbul’un istihbarat daire başkanlığını yapmış Ali Fuat Yılmazer.. 

17 Aralık darbe girişiminin en önemli isimlerinden Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı.. Ve daha nice emniyet müdürü..

Ekran ekran dolaşıyor.. Siyasi iktidara “parmak sallayıp, tehditler savuruyor”lar..

Zaman gazetesi, fitne amaçlı binbir yalan haberle çıkıyor..

Samanyoluhaber televizyonu, bugünlerde Sözcü gazetesinde boy gösteren Saygı Öztürk ile.. İsimlerini tek tek saymaya gerek yok.. Daha birçok merkez medya mensubu gibi gözüken gazetecilerle..

İftiraları makineli tüfekten boşaltırcasına sıralıyor..

Akın İpek şirketleri ve medyasına henüz kayyım atanmamış, harıl harıl iktidarı devirmek için çalışıyorlar.. Otellerinde, savcıları ağırlayıp, en kritik operasyonlara hazırlık yapılmasını sağlıyorlar..

Bugün tv ve Bugün gazetesi, hemen her gün, her saat pislik sıçratmakla meşgul..

İlk darbe girişimi, Emniyet mensupları tarafından organize edildiği halde..

Emniyet mensupları içinde bile, görevden uzaklaştırılanların sayısını bir kenara bırakın.

Görev yeri değiştirilenler bile, henüz daha 100’ü dahi bulmamış..

FETÖ’nün en güçlü olduğu devletin temel erklerinden birisi olan yargıda, henüz 4.500 FETÖ mensubu ile ilgili yapılmış hiçbir işlem yok..

Hepsi görevde..

Oranını da söyleyeyim..

Her üç hakim-savcıdan birisi, FETÖ’cü.. Ve bunlar, aktif olarak görevdeler..

Soma’daki kazayı(!?) sorgulayacak adli görevlerdeki hakim ve savcıları tek tek incelemedim.. Onu da devlet incelesin.. Ama ben fotoğrafın özetini vereyim..

Adliyeye gittiğinizde, karşılaştığınız üç savcıdan birisi FETÖ mensubu.. Üç hakimden birisi FETÖ üyesi.. 

Diğer ikisinden birinin “FETÖ’nün şirretliğinden korkanlardan” olma ihtimalini.. Diğerinin de ulusalcılardan olup, “Oh Oh.. Ne güzel Tayyip Erdoğan’ı bu vesile ile götürecekler. Ne güzel” mantığında birisi olması ihtimalini dikkate aldığınızda..

Yargının hali de ortada..

Geçelim, o günlerde kimsenin ihtimal bile vermediği..

İhtimal verenlerin de, ciddi bir şekilde dillendirmeye dahi cesaret edemediği, askeriyedeki FETÖ’cü subayları, generalleri masaya yatıralım..

15 Temmuz 2016 darbe tarihi itibari ile her iki generalden birisi, FETÖ’cü idi..

Soma’da kazanın (!?) olduğu tarihte de benzer bir oran olduğu açık..

Askeri öğrencilerin % 80-90’ının fetö’cü olduğunu da hatırlatıp, askeriyeyi de teferruata girmeden özetlemiş olalım..

Böyle bir tabloda..

30 Mart mahalli seçimleri yapılmış..

FETÖ beklediği sonucu alamamış..

AK Parti’yi, “muta nikahı” iftiraları ile..

Gizli dinlemelerle..

İllegal teknik takiplerle..

Başbakan’ın evindeki koruma polislerine varıncaya kadar sızılan kılcal damarlardan sözümona elde ettikleri bilgileri çarpıtarak kamuoyuna sızdırdıkları operasyonlarla..

Soygun, hırsızlık, milyar dolarlara varan hortum iftiraları ile devirmeyi planladıkları AK Parti iktidarına ölümüne saldırmışlar..

Ama başarılı olamamışlar..

İki ay sonra..

Cumhurbaşkanlığı seçimleri var..

O seçimde, Tayyip Erdoğan lehine, farklı bir isim Cumhurbaşkanı koltuğuna oturtulursa, AK Parti için de, tepetaklak gidişin başlangıcı olacağı ümidi ile..

Bugün elimizde olan FETÖ örgütünün verilerini kullanarak söyleyin..

Yani onbinlerce emniyet mensubu..

4.500 hakim-savcısı..

İki generalden birisi..

Onbinlerce subay, astsubay..

Binlerce öğretim üyesi.. Yüzlerce kaymakam.. Binlerce bürokrat.. Binlerce müfettiş.. 

Elinizde ise..

Soma’daki bir madende, 301 kişinin vefat edebileceği bir kazayı(!?) tertiplemek..

Eğer vicdanınız yok ise..

Nedir?

“Çocuk oyuncağı” değil de nedir?

O “vicdan”ın FETÖ’de olmadığı da, 15 Temmuz darbe girişimi ile bugün daha iyi anlaşıldığına göre..

Soma’da yaşanılanların..

“Yok olma” tehdidi altındaki FETÖ örgütünün, son altın vuruştan (15 Temmuz darbe girişimi) önce, denedikleri küçük bir ameliyat girişimi olduğunu söylemek, “komplo” olarak nitelendirilebilir mi?

O günlerde yaşanılanları, arşivlerden tekrar okuyun..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, her şeye rağmen olay mahalline gitmesini..

Ziyaretteki provokasyonları..

Bugün, sakin bir bakış açısı ile değerlendirin..

“Acaba”nın bile gereksiz olduğu sonucuna, hemen varacaksınız.. 

Not:

Aydın Doğan’ın sanık olduğu ceza davasında yaşanılanları özetlediğim bir yazımla ilgili Yargıtay 19. Ceza Dairesi Başkanı Ramazan Özkepir’den bir açıklama geldi..

 Açıklamayı aynen yayınlıyorum:

“Sayın Karahasanoğlu “İşte Erdoğan’ın yalnız bırakıldığının fotoğrafı’’ başlıklı 21 Nisan 2018 tarihli köşe yazınızdan bugün haberim oldu. 

Biz Yargıtay 19. Ceza Dairesi olarak verdiğimiz kararlarda kimsenin ne yanında ne de karşısındayız. Sadece ve sadece adaletin yanındayız.

Yanlış anlaşılmaya yol açılmaması için bu açıklamamın köşenizde yayınlanmasını rica ederim.

Ramazan Özkepir

Yargıtay 19. Ceza Dairesi Başkanı”

 

yeni akit

Google+ WhatsApp