Sizin rol modelliğinize ihtiyacımız yok

Sizin rol modelliğinize ihtiyacımız yok


İnsan insanın aynasıdır. Yani öğrenme evrenimizi geliştirirken kitabi bilgilerden ziyade gördüklerimizi ve duyduklarımızı zihnimizin iradi süzgecinden geçirir ve modeller ya da reddederiz. Sosyal alan bir etkileşim ortamındır ve insanlar birbirlerinin tutum ve davranışlarından isteseler de istemeseler de etkilenirler. O nedenle büyüklerimiz kötülüğün ve kötü olan fiillerin tasvir edilmemesini tavsiye etmiş aksi takdirde bu davranışların taklit edilerek yayılabileceğini söylemişlerdir. Fakat ne yazık ki, yazılı ve görsel medya üzerinden zina, şiddet, yalan ve akla gelebilecek bütün haramlar sınırsızca sergileniyor ve çocuklarımızı yavaş yavaş kaybediyoruz. 

 

Son yıllarda gazetelere göz atarken şarkıcı, tiyatrocu, manken ve oyuncuların, “Biz model olmalıyız, biz önde ve örnek kişileriz” gibi açıklamalarına rastlıyorum. Az evvel de dediğim gibi elbette her birimiz bu toplumun birer ferdiyiz ve birbirimizin aynasıyız, birbirimizden etkileniyoruz. Ancak bu kişiler ifadelerini sarf ederken adeta bir misyon yüklenmiş hissiyle hareket ediyor ve kendilerini bizlere bizim çocuklarımıza model olarak sunuyorlar. Şunu açıkça ifade edeyim; kokuşmuş hayatlarıyla insanların zihinlerini bulandıran ve adeta bu toplumu ahlakını bozmak üzere kurgulanmış bir senaryonun oyunculuğuna soyunan kişileri asla çocuklarımıza rol model olarak gösteremeyiz, göstermemeliyiz. Çocuklarımızın rol modeli Resululahtır, Ömer’dir, Hüseyin’dir, Fatıma’dır, Ayşe’dir. Hamza’dır… Görmüyorlar mı biz hayata farklı bir pencereden bakıyoruz.

 

Eğlence adı altında sergilenen gayr-i ahlaki görüntülere, kibir, gösteriş kokan hayatlara, zinayı sıradanlaştıran eylem ya da söylemlere, alkolü, müstehcenliği, rekabeti, kibri lanse eden kokuşmuş hayatlara hiçbir şekilde itibar etmeyiz ve bunu içimizden dahi geçirmeyiz. Ama ne yazık ki, özellikle ergenlik döneminde, renkli hayatlara özendirilen çocuklarımız bir karmaşa ve ikilem içinde kalabiliyorlar. Çünkü kendilerini ekran yüzü olarak gören bu kişiler sihirli camlar ardından öyle bir mesajlar aktarıyorlar ki, buna göre hiçbir dert yok, tasa yok, yoksulluk yok, hastalık yok… Sırf eğlenceden ibaret olan bir hayattan bahsediyorlar… Oysa inanıyoruz ki, kazın ayağı göründüğü gibi değil…

 

ÇOCUKLARIMIZIN ZİHİNLERİNİ BULANDIRMAYIN

Ekranlarda boy gösteren hanımefendiler, beyefendiler, bilmelisiniz ki bizim gönül ülkemizde size ayrılmış yer yok çünkü hayata apayrı pencerelerden bakıyoruz. O yüzden kendi kendinize gelin güveyi olmayın kimsenin kurtarıcılığınıza, sizin rol modelliğinize ihtiyacı yok, kimse sizden böyle şey beklemiyor…

 

Her zerresi şehit kanı kokan bu toprakların evlatları örnek alacakları kişileri kendi değerleri arasından seçer ve onların izlerinde yürümeye devam ederler. Onları kendi karanlık dünyanıza çekmeye çalışmayın, bunun için çaba göstermeyin bırakın çocuklarımız güneşin altında bir araya gelsinler ve göğüslerindeki sancağı göklere kadar yükselterek dünyanın bağrına “La ilahe İllallah” yazsınlar. Hemen her fırsatta biz model olmalıyız gibi bir ifade sarf etmeyin, boşuna üzmeyin kendinizi kimse sizden bir şey beklemiyor… Yeter ki kokuşmuş hayatlarınızı tasvir ederek çocuklarımızı etki altına almayın, yeter ki aşk kaçamaklarınızı, harcadığınız paraları, tatil ve eğlencelerinizi, sevgililerinizle geçirdiğiniz vakitleri, kavgalarınızı, birbirinizin ardından atıp tutmalarınızı ekrana taşıyarak çocuklarımızın duygularını kirletmeyin, onların masumiyetine zarar vermeyin…

 

Dedikodunun, gayr-i ahlaki yönelimlerin, yalan ve gıybetin, kusurları aşikâr etmenin, kibir ve gösterişin, para ve mevkiin ve harama batmış hayatların revaçta olduğu, ahlaklı olmanın ise hiçbir anlam ifade etmediği bir çağda yaşıyoruz. Ne yazık ki medya aygıtları bu yozlaşmayı ekranlar üzerinden evlerimize kadar taşıyor ve ahlaki çöküş başlıyor. Eğer kendi kültürel kimliğimizi ve asli değerlerimizi kuşanmak ve ekonomik, siyasi, sosyal alanda kendine yetebilen bir topluma dönüşmek istiyorsak değişime medyadan başlamak zorundayız. Zira bu toplumun çocuklarını ne aile ne de okul eğitiyor, bu toplumun çocuklarını medya şekillendiriyor ve medya yön veriyor.

Google+ WhatsApp